Haber Detayı

İstanbul depreme hazır mı? NTV sordu, uzmanlar yanıtladı
Türkiye ntv.com.tr
05/02/2026 19:45 (4 saat önce)

İstanbul depreme hazır mı? NTV sordu, uzmanlar yanıtladı

Olası Marmara depreminin adım adım yaklaştığını söyleyen uzmanların tahmini büyüklüğünün 7’nin üzerinde olacağı yönünde. İstanbul için bahsedilen deprem senaryosu korkunç ve ne yazık ki zaman daralıyor. Peki İstanbul bir sonraki depreme hazır mı? İstanbul için kurtuluşun reçetesi olarak görülen kentsel dönüşüm ne durumda? NTV'den Osman Terkan sordu, uzmanlar yanıtladı.

Olası Marmara depreminin adım adım yaklaştığını söyleyen uzmanların tahmini büyüklüğünün 7’nin üzerinde olacağı yönünde.

İstanbul için bahsedilen deprem senaryosu korkunç ve ne yazık ki zaman daralıyor.

Peki İstanbul bir sonraki depreme hazır mı?

İstanbul için kurtuluşun reçetesi olarak görülen kentsel dönüşüm ne durumda?

NTV'den Osman Terkan sordu, uzmanlar yanıtladı.

Olası Marmara depremi adım adım geliyor.

Yerini, büyüklüğünü, tarihini, tam olarak ne zaman olacağını, ne kadarlık bir alanı etkileyeceğini bilmek elbette imkansız ama bilimsel veriler ışığında uzmanların tahminleri var.

Tahminler büyüklüğünün 7’nin üzerinde olacağı ve başta İstanbul olmak üzere Marmara'ya kıyısı olan tüm illerde yıkım yaratacağı yönünde.  16 milyonluk İstanbul için bahsedilen deprem senaryosu da doğrusunu söylemek gerekirse korkunç.

Ve ne yazık ki İstanbul için zaman daralıyor.

Peki deprem bekleyen ve tarihi yıkıcı depremlerle dolu olan İstanbul bir sonraki depreme hazır mı? “İSTANBUL DEPREME HAZIR DEĞİL" Profesör Doktor Okan Tüysüz, İstanbul'dan depreme hazır olmadığını belirtirken, “1 milyon 160 bin bina var İstanbul’da, bunun aşağı yukarı yüzde 70’i depreme dayanıklı değil.

Bunların içinden 93 bin binanın da olası bir depremde ya yıkılcağı ya da çok ağır hasar alacağı öngörülüyor.” dedi.

KENTSEL DÖNÜŞÜM NE DURUMDA?

İstanbul için bahsedilen bu felaket senaryosunun gerçekleşmemesi için uzmanlar deprem konusunda “milli seferberlik” çağrısı yapıyor.

Deprem bekleyen İstanbul için önerilen öncelikli çözüm ise kentsel dönüşüm.Peki kurtuluşun ana formülü olarak görülen "kentsel dönüşüm" ne durumda?

İstanbul'da 50 bin tane kendine kendine yıkılacak bina bulunduğunu söyleyen Yıldız Teknik Üni.

Öğr.

Üyesi Prof, Dr.

Ali Koçak, kentsel dönüşümün yetersiz olduğunu belirtirken, “Yüzde 20'leri geçtik mi bilmiyorum ama çok yetersiz. 6,2'lik deprem oldu İstanbul'da insanlar panik halde kaçtı.

Çünkü güvenmiyoruz ve hakikaten doğru bu.

Şu an hasarlı binada oturanlar da var.

Bodrum katlar, korozyona uğramış kolonlar üfleseniz bina yıkılacak.

Çok küçük depremlerde yıkılacak binalarımız var.” ifadelerini kullandı.  1999 SONRASI YAPILAN BAZI BİNALAR SORUNLU Yaklaşık 8 milyon bağımsız bölüm bulunan İstanbul'da 1,5 milyon yapının risk altında olduğu tespiti var.

Ve 600 bininin acilen dönüştürülmesi gerekiyor. 2012 yılından bu yana ise İstanbul'daki 927 bin bölümün dönüşümü gerçekleştirilebildi.

Yaklaşık 300 bin bağımsız bölümün dönüşüm süreci ise devam ediyor.

Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Jeolog Prof.

Dr.

Şükrü Ersoy, “1999'dan sonra geçen süreyi çok iyi kullanmadık çeyrek asır daha iyi kullanabilirdik.

Şu an çok hızlı devam ediyor ama yine de yapılacak iş sayısını düşündüğümüzde güçlendirilecek bina sayısını ya da yeniDen yapılacak bina sayısını düşündüğümüzde çok fazla.

O zaman hedef küçültmek gerekiyor.

Marmara'da bir deprem olursa en çok neresi etkilenir?

Öncelikle sahil bölgelerini dikkate almak gerekiyor.” diye konuştu.

EN RİSKLİ İÇLELER NERELER?

İstanbul'daki riskli binaların batı koridorundaki 3 ilçede bulunduğu tespiti var.

Bu ilçeler Esenyurt, Küçükçekmece ve Büyükçekmece ki bu üç ilçede 2 milyondan fazla insan yaşıyor, İstanbul'la ilgili bir başka çarpıcı tespit ise riskli kabul edilen binaların yüzde 30'u 2000 sonrası yapılmış yani 99 depremi sonrası yeni yönetmelikle yapılmış olmalarına rağmen sorunlu görülüyorlar.

İstanbul’un en riskli bölgelerinin güneyde Marmara Denizi'ne bakan ilçeleri olduğunu söyleyen Okan Tüysüz, “Aşağı yukarı birinci boğaz köprüsü doğu batı hat çekerseniz bunun güneyi depremde en çok sarsılacak yeri gösterir.

Buna karşılık nüfusun da en yoğun olduğu yer burasıdır.

Dolayısıyla öncelik nüfusun azaltılmasında buralar olmalıdır.” dedi.  “KUZEYE DOĞRU KAYILMALI” Mimar Sinan Genim, "İstanbul’u planlıyorlar 5 milyona 10 milyona göre, İstanbul olmuş 20 milyon.

Şimdi bu şehri deplase etmek lazım.

İstanbul’u acilen deplase etmek lazım özellikle de yoğun mahalleleri.

İstanbul’un ortasından deniz geçiyor en dar yeri 700 metre Haliç içine giriyor, 2 tane yarımada 50 km genişliğinde, bunun tüm yoğunluğu Marmara kıyısında olmuş, Gebze'den Halkal'ıya kadar deniz kenarından gidiyor.

Biraz kuzeye doğru yapın.” uyarısında bulundu.

Uygulanacak kentsel dönüşüm modelinde uzmanların farklı önerileri var ama ortak çağrıları “bina bazında değil ada bazında" dönüşüme gidilmeli.

Uzmanlara göre dönüşüm uzman eller tarafından yapılmalı, müteahhitlik hakkı sınırlandırılmalı.

Bilen bilmeyeni biraz parası olan herkesin müteahhit olduğunu söyleyen Sinan Genim, 490 bin müteahhit belgesinin gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Almanya’da müteahhit sayısının 5 bin olduğunu hatırlatan Genim, Türkiye’de de 5 bini geçmemesi gerektiğini savundu.

DENETİMLER SIKILAŞTIRILMALI Uzmanlar için denetim de tartışmasız en hayati konu.

Sıkılaştırılmalı ve kesinlikle taviz verilmemeli.

İnşaat işinin istismara çok uygun olduğunu belirten Okan Tüysüz, yapılacak tüm yapılarda denetimin son derece ciddiye alınması gerektiğini ve sağlam denetim mekanizması kurulması gerektiğini söyledi.

SADECE İSTANBUL DEĞİL MARMARA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ Dönüşüm İstanbul'la da sınırlı kalmamalı, tüm Marmara Bölgesi’ni kapsamalı, 2000 yılı öncesi tüm binalar dönüştürülmeli.

Tüysüz, “İstanbul, Tekirdağ, Edirne’nin bir kısmı, Çanakkale, Balıkesir, Yalova, Bursa, Kocaeli, Sakarya bunlar hepsi bu depremden etkilenecek illerdir.

Eğer deprem 7’nin üzerine çıkarsa tüm bu illerin önemli oranda hasar gelişeceğini bekliyoruz.” dedi.

DEPREM SONRASI TAHLİYE PLANI Olası bir depremde kentin tahliyesi uzmanların üzerinde durduğu en hayati konu.“Sesimi duyan var mı?” Beton yığınları arasında ölümle yaşam arasına sıkışanları hayata bağlayan bu ses 17 Ağustos 1999’daki Büyük Marmara Depremi sonrası büyük yıkıma uğrayan birçok kentin sokaklarında yankılanmıştı.

Bu sese yanıt veremeyenlerin sayısı yaklaşık 18 bini buldu. 18 bin kişinin hayatın kaybettiği, yaklaşık 50 bin kişinin yaralandığı, yüz binden fazla bina ve işyerinin yıkıldığı depremde bölge ağır bir bedel ödedi.

Ve bir daha aynı acının yaşanmaması için hem İstanbulların hem de deprem korkusuyla yaşayan tüm bölge halkının en büyük beklentisi, kentsel dönüşümden binaların güçlendirilmesine, denetimden tahliye planlarına deprem hazırlıklarının hızla tamamlanması.

Milyonlarca insanın kaderi buna bağlı. 

İlgili Sitenin Haberleri