Haber Detayı
6 Şubat Depremlerinin Üçüncü Yılı... Tuncer Bakırhan: Var Olduğumuz Müddetçe Bu Katliamın, Bu Cinayetin, B...
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 6 Şubat depremlerinin 3. yılı dolayısıyla İskenderun'da düzenlenen anma programında, deprem suçlarının yargılanması gerektiğini vurguladı. Bakırhan, devletin yetersizliğini eleştirerek, 'İnsanlar hala konteynerlarda yaşıyor' dedi.
(HATAY) - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında İskenderun'da yapılan anma programına katıldı.
Bakırhan, "Deprem suçları, insanlık suçudur.
Deprem suçu işleyen herkes yargılanmalı ve açığa çıkarılmalıdır.
Bunun sözünü veriyoruz.
Bir gün mutlaka; bu kadar yıkıma ve ölüme sebebiyet veren, öz eleştiri dahi vermeyen, yanlışını brandayla örten ve doğayı ranta açanlar demokratik bir yargı önünde hesap vereceklerdir." dedi.DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 6 Şubat depremleri nedeniyle İskenderun'da düzenlenen etkinliğe katıldı.
Bakırhan yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:"Tabii ki acı dinmedi, dinecek bir acı da değil.
Belli ki bugün slogan atan, yaşamını yitiren canlarımızın ismini haykıran ailelerimizin bu acısı dinmeyecek.
Çok üzgünüm, çok üzgünüz.
Dünyanın her yerinde deprem oluyor; her yerinde yangınlar, seller de oluyor.
İnsanlar çeşitli afetlerle yüz yüze kalıyor.
Ancak dünyanın hiçbir yerinde yangın çıktığında, söndürecek helikopterler bozuk çıkmıyor.
Dünyanın hiçbir yerinde deprem için toplanan vergiler iktidar yanlısı sermayeye peşkeş çekilmiyor.
Başka ülkelerdeki depremlerde bu kadar can ve mal kaybı yaşanmıyor.
Bunu yaşatanlar 'Bu bir kaderdir' diyorlar.
Bunun kader olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz.
Bizim ülkemizde kader hep fakire fukaraya işliyor; bir türlü sermayeye, iktidara ve onların yandaşlarına işlemiyor.
İnsanlar enkaz altında, canlı canlı aileleriyle vedalaştılar.
Bu nasıl unutulur?
Evet, deprem büyük bir felaket, büyük bir acı; ama asıl büyük felaket devletin ve iktidarın yokluğuydu.
Şimdi bunu brandalarla kapatabilirler mi?
Bu acıyı, bu yıkımı makyajlarla örtebilirler mi?
Bir özür dilemek gerekmiyor mu?
İktidarın, ortaya çıkan bu sonuçlardan dolayı üzüntüsünü belirtmesi gerekmiyor mu?
Bunu yapmak yerine o enkazı, tozu dumanı ve yıkımı brandalarla kapatıyorlar.
Adeta yaşamını yitiren insanların aileleriyle alay ediyorlar.
Bu kabul edilemez." "İnsanlar hala konteynerlarda yaşıyor.
Ankara'nın ise umurunda değil" Kötü yönetiyorlar.
Bunları söylemek istemezdik ama aradan üç yıl geçti.
Biraz önce Hatay'dan geldik, dünkü gibi bazı binalar yükselmiş ama insanlar hala konteynerlarda yaşıyor; yazın sıcağında, kışın soğuğunda.
Ankara'nın ise umurunda değil.
Bütçe görüşmelerinde burada hem Cumhuriyet Halk Partisi'nin yöneticileri ve vekilleri hem de bizim arkadaşlarımız var.
Bütçenin en büyük harcamaları faize, faiz lobilerine, çatışmaya ve silaha gidiyor.
Arkadaşlarımız orada bağırdılar, 'Biraz faizden kısın, biraz sermayeden, toptan, tüfekten kısın da bir an önce bu deprem bölgelerini ayağa kaldıralım' dedik.
Kime diyoruz?
Karşımızda bir duvar var.
Bildiğini okuyan, muhalefeti dinlemeyen; emeklinin, emekçinin ve depremzedenin umurunda olmadığı bir iktidar var.
Bunlar unutulmaz. "İnsanlar enkaz altında günlerce feryat figan ettiğinde kimse yoktu" Deprem suçları, insanlık suçudur.
Deprem suçu işleyen herkes yargılanmalı ve açığa çıkarılmalıdır.
Bunun sözünü veriyoruz.
Bir gün mutlaka; bu kadar yıkıma ve ölüme sebebiyet veren, öz eleştiri dahi vermeyen, yanlışını brandayla örten ve doğayı ranta açanlar demokratik bir yargı önünde hesap vereceklerdir.
Vermeleri de gerekiyor.
Sosyal medyayı takip ediyorlar; kim bir tweet atsa hemen yakasına çöküyorlar, kapısını bacasını kırıyorlar.
Oysa insanlar enkaz altında günlerce feryat figan ettiğinde kimse yoktu.
Bir şey yaptılar ama interneti kestiler, elektriği kestiler.
Acınızı paylaşıyorum.
Ne kadar paylaşsak da sizin taşıdığınız o ağır yükü taşımamız zor.
Lütfen güçlü olalım.
Yiten canlarımızın davasına sahip çıkalım, bu davaları devam ettirelim.
Vazgeçmeyelim; ihmali bulunan herkesin açığa çıkarılarak yargılanmasını sağlayalım.
Adalet arayan ailelerimize bir kez daha başsağlığı diliyor ve teşekkür ediyorum.
Defalarca Meclis'i ve bizleri ziyaret ettiler; bu konuda duyarlılık oluşmasını sağladılar. 6 Şubat Deprem Platformları'nın emeği de çok büyük, onlara da teşekkür ediyorum.
Söz veriyoruz; var olduğumuz müddetçe, partimiz varlığını sürdürdüğü sürece bu katliamın, bu cinayetin, bu kıyımın hesabını soracağız.
Hepimizin başı sağ olsun.
Çünkü o canlar hepimizindir.
Bir daha böylesi katliamların yaşanmaması için Meclis'te, sokakta, her yerde dayanışacak ve mücadele edeceğiz.