Haber Detayı

Sevgiliyle ‘barışma çorbası’
Dünya+ dunya.com
06/02/2026 00:00 (3 saat önce)

Sevgiliyle ‘barışma çorbası’

Gastronomi dünyasında genellikle işin ekonomisini, sürdürülebilirliğini, tarladan sofraya uzanan o meşakkatli zinciri konuşuruz. Rakamlar, rekolteler, coğrafi işaretler havada uçuşur. Ancak bazen durup, yemeğin en ilkel, en büyüleyici ve belki de en insani işlevini hatırlamak gerekir.

Şubat ayı kapıya dayandığında, vitrinleri süsleyen o kırmızı kalplerden, güllerden bağımsız, mutfağın romantik etkisini de konuşmanın zamanıdır.

Bu hafta rehberimiz, edebiyatın büyülü gerçekçi kalemi Isabel Allende ve onun kült eseri Afrodit.Allende, "Bu erotik gezintileri, oynaşmayı seven sevgililere ve neden olmasın, korkak erkeklerle melankolik kadınlara da adıyorum’’ diyerek başlar söze. “Afrodizyak dediğimiz şey de, aslında bir kimya dersi değil, hafızayı ve hayal gücünü tetikleyen bir deneyim tasarımıédır."İnsanlık kadar uzun bir zamandır aşk arzusunu ve doğurganlığı kamçılayabilmek için, ciddi ve erdem sahibi kişilerin hiç düşünmeden azgınlık olarak sınıflandırdıkları bazı maddelere, hilelere, büyülere ve oyunlara başvurmuştur. " diye devam eder ve bu aşk oyunları için içecekler, tarifler verir, oyunu güzelleştirir.

Bir çorba ya da yahni afrodizyak olabilir mi?

Olabilir, karıştırırken içine katılan düşüncelere bağlıdır.

Kitabın en ilginç tarifi bence ‘Barışma Çorbası; iki kocası arasında üç aylık dönemin dışında hep evli olan Allende bir ateşkes ritüeli olarak bu çorbayı icat etmiş.

Etkili bir afrodizyak olduğunun da altını çiziyor. ‘Mesajı alması için koklaması yeter’ diye belirtiyor.

Bakın şampanya, istiridye ya da çok uzun bir mesai isteyen bir yemek değil; samimi ve sıcak bir çorba bütün havayı değiştirmeye yetebilir.

Toprak altından eğitilmiş köpeklerin kokusunu alarak buldukları trüf Marquis de Sade, XIV Louis ve Napolyon tarafından yatak odasına geçmeden yenilirmiş.

Barışma çorbasının tarifinde fiyatına bağlı olarak bol bol kullanılan trüf mantarı yok, trüflü zeytinyağı var.

İstediğiniz mantarı kullanın, ama zeytinyağınız mutlaka trüflü olsun!Malzemeler:2 su bardağı et suyu (et, tavuk veya sebze suyu) 1 su bardağı taze kestane mantarı 1/2 su bardağı kıyılmış portobello 1/2 su bardağı kıyılmış porcini / kurusunu kullanacaksanız yarım ölçeğe düşürün. 1 diş sarımsak 3 yemek kaşığı sızma zeytinyağı 1 yemek kaşığı trüflü zeytinyağı 2 su bardağı çiğ krema Tuz ve karabiber.Mantarı ince ince doğrayın, sarımsağı incecik kıyın, 3 yemek kaşığı zeytinyağı ile kavurun.

Et suyunu, trüflü zeytinyağını ve tuz karabiberi ekleyin, yumuşayana kadar pişsinler.

Sonra mikserden geçirin, kıvamı yoğun olmalı.

Servis edilirken üzerine krema ekleyin.

Trüflü yağdan iki damla kulak arkasına sürmeyi de öneriyor Isabel Allende…Ben mantarla tereyağını birlikte kullanmayı seviyorum, benzer bir çorbayı ben de tereyağı ve soğan ekleyerek yapıyorum, trüf zeytinyağı her seyahatten dönüşte bavula giriyor, gerçekten birkaç damla yetiyor.

Bilmiyorum bu kokular, tatlar barışmayı sağlar, evdeki huzuru yerine getirir mi?

Ama belki niyetlenmek gerekir, telafi etmek, gönül almak, yaraları sarmak gerekir.

Hep uğraştığımız işler sonuçta bu sefer çorba bu niyetle kaynayıversin…En büyük afrodizyak ‘hikaye’dirAllende’nin satır aralarında verdiği en kıymetli tavsiye ise şu: Hazırlık süreci, sunum ve ambiyans, en az lezzet kadar önemlidir.

Mum ışığı, keten bir örtü ve arka planda çalan doğru bir müzik...

Ama hepsinden önemlisi, yemeğin ardından anlatılan hikaye.

İyi bir hikaye, zamanı durdurur ve arzuyu diri tutar.

Bu hafta sonu mutfağa girdiğinizde, sadece karın doyurmak için değil; hayatı kutlamak, anı mühürlemek ve sevdiğinizle o görünmez bağı güçlendirmek için pişirin.

Çünkü Allende’nin dediği gibi; "Tüm bu çaba, o kaçınılmaz sona varmadan önce, hayatı biraz daha neşeli ve lezzetli kılmak içindir." Afiyet ve aşkla kalın.

İlgili Sitenin Haberleri