Haber Detayı

Türkiye’de afetler değil ihmaller öldürüyor: ‘Binalar muayene edilmeden ameliyat ediliyor’
Türkiye cumhuriyet.com.tr
06/02/2026 04:00 (3 saat önce)

Türkiye’de afetler değil ihmaller öldürüyor: ‘Binalar muayene edilmeden ameliyat ediliyor’

Türkiye, doğal afetlerin sıklıkla yaşandığı bir ülke. Dünya üzerinde de meydana gelen doğal afetler, her bölgede Türkiye’de yarattğı zararı yaratmıyor. Çünkü Türkiye, ihmaller zinciriyle karşı karşıya kalıyor. Jeoloji Mühendisi Aytaç Aydınbaş, yeni geliştirdiği projeyle Türkiye’nin binayı tahrip ederek yaptığı konut dayanıklılık ölçüm sistemine alternatif getirmeyi amaçlıyor. Aydınbaş, İstanbul ve Ardahan örneklerini vererek bölgelerde yer alan binaların her birinin farklı değerlendirme yöntemleriyle dayanıklılığının ölçülmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye, doğal afetlerin sıklıkla yaşandığı bir ülke.

Dünya üzerinde de meydana gelen doğal afetler, her bölgede Türkiye’de yarattğı zararı yaratmıyor.

Çünkü Türkiye, ihmaller zinciriyle karşı karşıya kalıyor.

Bugün yıldönümü olan 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaraları hala sarılmış değil.

Yurttaşlar, afetlerden çok, ihmaller sebebiyle yaşamını yitiriyor.

Bu ihmallerin büyük bir kısmı, mevcut binaların dayanıklılığının kontrol edilmesi noktasında ortaya çıkıyor.

Jeoloji Mühendisi Aytaç Aydınbaş, Türkiye’de mevcut yapıların dayanıklılık kontrolü noktasında büyük eksiklikler olduğunu anlatarak kendi yarattığı projesini Cumhuriyet’e anlattı.

Mevcut haliyle binanın kolonlarından alınan karot örneğiyle “dayanıklı veya dayanıksız” sonucu veren yönteme karşı birçok kriterin bulunduğu metodolojik bir puanlama sistemi geliştiren Aydınbaş, projeyle birlikte Türkiye’de yaşayan her bir yurttaşın yaşamına dokunmayı amaçlıyor. ‘ZEMİN FAKTÖRÜNE BAKILMIYOR’ Türkiye’deki yapı stoğunun yüzde 60’ının 1999 yılı öncesi yapılardan oluştuğunu söyleyen Aydınbaş, en son çıkan bina yönetmeliğinin 2018 yılında yayınlandığını belirterek “2017 yılında yapımı tamamlanan bir bina, bugünkü şartlarla riskler barındırıyor olabilir.

Eski kullanılan demirler çok daha kalitesizdi.

Bizim yapı stoğumuzun büyük kısmı bundan oluşuyor.

Bu büyük bir problem.

İnsanlar ülkenin ekonomik durumundan kaynaklı yeni yapılan yapılara da taşınamıyorlar” diye konuştu.

Mevcut yönetmelikle birlikte binaların dayanıklılığının iki şekilde test edildiğini aktaran Aydınbaş, “Biri sokak taraması.

Burada binaların fotoğraflarını çekiyor ve bilgi edinmeye çalışıyorlar.

Bu bir ön çalışma olarak değerli olabilir ama asla yeterli değil.

İkinci sistemde, binaları tahribata maruz bırakıyorlar.

Karot alıyorlar, demir sıyırma adı altında kolonları hiltilerle kırıp açarak demirleri kesip sünekliliğini test ediyorlar.

Bu değerli bir çalışma ama en az bir ay sürüyor.

Problemli yapılarda bir kere biz risk faktörünü arttırıyoruz.

Biz bunu yaparken yapıya zarar veriyoruz.

Diyelim ki bu testi yaptık, sonuçlar henüz çıkmadan bir afet oldu.

O binayı savunmasız bırakıyoruz.

Sağlık sektöründen örnek verirsek; Muayene etmeden ameliyata alıyoruz.

İstanbul, İzmir gibi büyükşehir belediyesinin hızlı formlama adı altında yaptıkları çalışmalar var.

Tahribatsız muayene yöntemiyle binaları analiz ediyorlar ama bunlar da değerli olmasına karşın yetersiz.

Hiçbir zemin faktörüne bakılmıyor.

Yapı zemin etkileşimine bakılmıyor.

Yapılan zemin etütlerinin yüzde 3-5’i ancak doğrudur.

Bu konuda maalesef sınıfta kalıyoruz” değerlendirmesini yaptı. ‘NDT ÇÖZÜMLERİYLE HER BİNAYI AYRI AYRI DEĞERLENDİRMEYİ AMAÇLIYORUZ’ Binanın dayanıklılığı noktasında birçok noktanın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Aydınbaş, “Projemizde her binayı ayrı ayrı değerlendirerek bir reyting değeri vermeyi hedefliyoruz.

Binanın yaşı, zemini, konumu, yapısı gibi etmenler puanlama sistemini etkileyecek.

Bunlar kayıt altına alınarak gelecek için de birer rapor oluşturmuş olacak.

Bizim 6 Şubat depremlerinin ardından sıklıkla gördüğümüz bir durum var.

Mışlı, mişli tabirleri geride bırakacağız.

Kolon kesilmiş, taşıyıcı sisteme zarar verilmiş gibi durumlarda aldığımız kayıtlarla kimin yaptığını tespit edeceğiz ve önlemini alacağız” dedi. 1 ay süren sistemin sonuç alma süresini 24 saate indirmeyi hedeflediklerini belirten Aydınbaş, “Mevcut sistem, 2’li yapısıyla kör noktada kalıyor.

Biz burada daha fazla parametreyi değerlendiriyoruz.

Mevcut sistemler bizim sistemimizle kıyaslandığında yalnızca yüzde 20’lik kısmı inceliyor.

Biz daha fazla noktaya bakılması gerektiğini savunuyoruz” diye konuştu.

Binaları Tahribatsız Enstrümantal Muayene (NDT) çözümleri ile profesyonel ekipmanlarla analiz edeceklerini söyleyen Aydınbaş, binaları bulunduğu bölgeye, şehre göre ayrı sistemler üzerinden analiz etmeyi hedeflediklerini anlattı.

Aydınbaş, örnek olarak İstanbul, Ardahan, Rize ve Konya’nın zemin DNA’sının aynı olmadığını, iklim çeşitliliği ve toprak yapısı başta olmak üzere her birinin farklı değerlendirmelerle ele alınması gerektiğini vurguladı. ‘EN AZ 40 ALT BAŞLIK ÖZELİNDE İNCELENECEK’ Hazırladıkları sistemle birlikte 100 puanlık risk skorlama matrisi geliştirdiklerini belirten Aydınbaş, binanın 100 puanlık yaşam döngüsünün zemin güvenliği, zemin ile yapı uyumu, yapısal güvenlik, yapım, kullanım ve müdahale durumu, acil durum, tahliye ve risk farkındalığı gibi en az 40 alt başlık altında incelenerek belirlendiğini anlattı.

Bu incelemeler sonucunda binanın risk durumuna göre binaya kırmızı kodları verilebiliyor.

Kırmızı 42 veya kırmızı 86 kodlarına göre çeşitli kararlar veriliyor. 42 kodu, binaya öncelikli yıkım kararı verilmesi anlamına geliyor. 86 ise güçlendirme reçetesine uyulması gerektiği anlamına geliyor.

Aydınbaş, “Sistemin en ayırt edici özelliği, sadece puan toplamına odaklanmamasıdır.

Kritik Eşik Yaklaşımı gereği; toplam puanı yüksek olsa dahi, binada kolon kesilmesi, ağır korozyon veya yapının heyelan sahasında olması gibi telafisi olmayan bir zafiyet tespit edilirse, sistem yapıyı puanına bakmaksızın doğrudan Riskli (Kırmızı/Bordo) sınıfına çeker” dedi.

Proje için kamu kurumlarıyla işbirliği yapabileceğini belirten Aydınbaş, alanında uzman akademisyenlerin de desteğini alan proje için Sakarya Üniversitesi ile birlikte çalışmayı planlıyor.

Aydınbaş, böylelikle Avrupa Birliği’nden fon almayı amaçlıyor.

İlgili Sitenin Haberleri

Raylı israf Cumhuriyet'in egesi cumhuriyet.com.tr
3 saat önce

Raylı israf