Haber Detayı
Epstein: Belgeler açık, gerçek gizli
Jeffrey Epstein dosyalarının açılmasının 'gecikmiş bir adalet arayışı' olduğunu sanmak büyük nahiflik olur. 'Partideki en küçük, en yaramaz olanıydı' ifadelerini yollayan kişinin isminin bile redakte edilip yayınlanması, öte yandan İngiltere Kraliyet ailesi mensubu Prens Andrew ve eski eşi Sarah...
Jeffrey Epstein dosyalarının açılmasının 'gecikmiş bir adalet arayışı' olduğunu sanmak büyük nahiflik olur. 'Partideki en küçük, en yaramaz olanıydı' ifadelerini yollayan kişinin isminin bile redakte edilip yayınlanması, öte yandan İngiltere Kraliyet ailesi mensubu Prens Andrew ve eski eşi Sarah Ferguson'dan Lordlar Kamarası'na uzanan ifşaların ise bekletilmeden gerçekleştirilmesi bile hedefe odaklı bir ifşanın yapıldığını anlamak için yeterli.
Yani bir hukuk hamlesinden çok güç mücadelesinin yan ürünü ile karşı karşıyayız.
Onlar küçücük çocukların masumiyetini haz ve şantaj için kullandılar; ifşalayanlar ise politik güç dengesi için kullanıyorlar.
Zira ortada bir ifşa varsa, bu ifşa ne bütünlüklü ne de samimi.
Belgeler tek seferde, bağlamı kurulmuş, zinciri tamamlanmış bir dosya olarak değil; parça parça, isim isim ve dikkatle seçilmiş zamanlamalarla servis ediliyor.
Epstein, elit ağlar arasında dolaşan, siyasetten akademiye, finanstan medyaya uzanan bir kompromat düzeni inşa ediyordu.
Yani ilişki, para ve suç üzerinden şantaj üretmeye yarayan bir mekanizma.
İfşalar da o şantaj düzenini şimdi tersinden kendi güç konsolidasyonu için kullanıyor.
ABD içinde uzun süredir bastırılan bir çatışma artık gizlenemiyor.
Küreselci elitler ile devletin daha 'içeriden' ve milliyetçi reflekslerle hareket eden unsurları arasında süren güç mücadelesi, artık yan dosyalar üzerinden yürütülüyor.
Nitekim açıklanan belgelerde ilginç bir ortak nokta var: Bazı isimler var, bazıları yok.
Bazıları için bağlam var, bazıları için yok.
İlişkiler ima ediliyor ama ağ haritası çizilmiyor.
Suçun gölgesi dolaştırılıyor ama yargıya taşınmıyor.
Bu, 'Herkesi yakabilirdik ama şimdilik bazılarını gösteriyoruz' mesajından başka bir şey değil.
Daha çarpıcı olan ise medyanın tavrı.
Epstein ağı; medya sahipliğinden üniversitelere, think-tank'lerden fon mekanizmalarına kadar uzandığı için, konu sistemik bir mesele olarak ele alınmıyor.
Hikâye bireyselleştiriliyor, skandala indirgeniyor, böylece düzenin kendisi görünmez kılınıyor.
Hem ifşa ediyor hem de örtüyor.
Epstein dosyalarının verdiği asıl mesaj şu: 'Dokunulmaz sandığınız ağlar mutlak güvenli değil.' Ama aynı anda verilen ikinci mesaj da şu: 'Henüz hepsini yakmadık.'