Haber Detayı
KÜÇÜK YAŞ, BÜYÜK SUÇ - Erken yaşta madde kullanımı çocukları suç sarmalına itiyor
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elif Ergüne, çocukların madde bağımlılığına sürüklenmesinin suça karışmalarında önemli bir etken olduğunu belirtti. Araştırmalara göre, çocuklar 10-11 yaşından itibaren madde kullanımına yönelmekte ve bu durum onların hırsızlık gibi suçlara bulaşmalarına neden olabiliyor.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.
Dr.
Elif Ergüne, uyuşturucu ticaretinde aracı olarak kullanılan çocuğun zamanla madde kullanmaya başlayarak sürece çekildiğini, ardından da onu temin edebilmek için hırsızlık, yağma, hakaret, tehdit, yaralama ve öldürme gibi suçlara karışabildiğini aktardı.Anadolu Ajansının (AA) "Küçük Yaş, Büyük Suç" başlıklı dosya haberinin bu bölümünde uyuşturucu madde kullanımının çocukların suça sürüklenmesindeki etkisi ele alındı.Sosyal bilimler ve suça sürüklenen çocuklar alanında çalışmaları bulunan Ergüne, AA muhabirine, Türkiye'de çocuk ve ergenlerde madde kullanım yaşına ilişkin kesin ve net bir sayı vermenin zor olduğunu, yapılan araştırmalar neticesinde ilk kullanım ve deneme aşamasının 10-11 yaşlara kadar gerilediğini söyledi.Bu yaş grubunda çocukların daha çok kolay temin edilebilen çakmak gazı ve bali gibi maddelere yöneldiğini belirten Ergüne, bağımlılık düzeyindeki kullanımın ise genellikle 13-15 yaş bandında seyrettiğini kaydetti.Ergüne, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı verilerine göre madde kullanımına başlama yaşının ortalamasının 21 olduğunu aktararak, "Özellikle suça sürüklenen çocuklar ve bölgesel incelemelerde bu yaşın daha da düştüğü söylenebilir.
Önceden lise çağlarında maddeyle tanışan çocukların, artık ortaokul seviyesinde denemeye ve kullanmaya başladığı tespit edilmiştir." ifadelerini kullandı.Son yıllarda ergenlerdeki madde bağımlılığında ciddi artış yaşandığına dikkati çeken Ergüne, bunda madde çeşitliliğinin ciddi biçimde artmasının etkili olduğunu, çocukların uyuşturucu ve uyarıcı maddelere çok kolay erişebildiğini dile getirdi.Madde bağımlılığı çocuğu mağdur ediyorDoç.
Dr.
Ergüne, "suça sürüklenen çocuk" kavramının, çocuğun suçu işlemiyor, suça karışmıyor ya da bulaşmıyor, sanki suça sürükleniyormuş gibi algılandığını aktararak, "Burada aslında kastedilen çocuğun fail statüsünde, suç işleyen konumda olduğudur.
Ayrıca madde bağımlısı çocuk mağdur olarak da karşımıza çıkabilir.
Çünkü çocuğun madde bağımlısı olması sebebiyle biyolojik ve nörolojik değişimleri, dürtü kontrol kaybı onun mağdur olmasına sebep olabilir." değerlendirmesinde bulundu.Ergüne, Türk Ceza Kanunu'nda yaş küçüklüğünün kusur yeteneğini etkileyen bir durum olarak ele alındığını vurgulayarak, şöyle devam etti: "Burada 0-12 yaş aralığının zaten ceza sorumluluğunun olmadığını söyleyebiliriz.
Bu, ülkeden ülkeye değişebiliyor. 12-15 yaş arasındaki çocuklar için çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam sonucuna, algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine göre karar verilmektedir.
Eğer çocuk, idrak ve irade yeteneğine sahip değilse 0-12 yaş aralığındaki çocuklar gibi muamele görecektir.
Yani ceza sorumluluğu olmadığını söyleyebiliriz.
Eğer idrak ve irade yeteneği varsa verilecek cezada indirim uygulanmaktadır.
Ayrıca, 15-18 yaş arasındaki çocuklar için de zorunlu ceza indirimi var."Bu durumun suç örgütlerinin çocukları araç olarak kullanmasına neden olduğunu vurgulayan Ergüne, "Uyuşturucu ticaretinde çocuk aracı olarak kullanılıyor.
Bu da o çocuğun sürece çekilmesi, bir yandan madde kullanmaya yaklaştırılması, bir yandan örgütte çalışması sonucunu doğuruyor.
Çocukların kolay yoldan para kazanma, örgütlere dahil olarak lüks araçlara binebilme, lüks eşyalar kullanma gibi tuzaklardan kurtarılması gerekir." diye konuştu.Ergüne, çocukların madde bağımlılığının etkisiyle karşılaştığı suçları şöyle sıraladı: "Birincisi, uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle ilgili suçlarda çocuk maddeyi temin edemeyebilir, ekonomik, finansal zorluk içinde olabilir.
Bu durumda hırsızlık, yağma gibi mal varlığına karşı suçlar işlenebilir.
Bunun beraberinde hakaret, tehdit gündeme gelebilir.
TÜİK'in ağustos verilerine göre, madde bağımlısı olup suça sürüklenen çocuklar içerisinde yaralama suçu, en çok işlenen suçtur.
Bu yaralama eylemleri, ölüm neticeli de olabiliyor.
Bunun dışında Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkındaki Kanun'a muhalefet olarak karşımıza çıkıyor.
Ayrıca, görevi yaptırmamak için direnme suçu gündeme gelebilir.
Bu suçlar madde bağımlısı çocukların işlediği suçlardır.
Erken yaşta madde bağımlılığı, çocukları suça sürükleyen en önemli nedendir."Tahliye sonrası suça yönelme riskiDoç.
Dr.
Ergüne, bazı durumlarda aile üyelerinin çocukları madde kullanımına veya suç işlemeye yönlendirebildiğini belirterek, erken müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı.Madde bağımlısı olup henüz suç işlememiş çocuklar için risk haritaları oluşturulması gerektiğini ifade eden Ergüne, cezaevine giren çocukların tahliye sonrası yeniden suça yönelme riskine karşı da önlem alınmasının hem çocukların topluma kazandırılması hem de toplum güvenliği açısından önemli olduğunu kaydetti.