Haber Detayı
Odatv İran kaynaklarıyla konuştu... Müzakere taktikleri... Umman'dan önce Pekin'de kurulan masa
Dünyanın gözü, Umman'dan çıkacak ABD - İran müzakere sonucunda... Savaşın önüne geçilecek mi... Tahran, ABD'yle buluşmadan önce Pekin'de çok kritik iki görüşme yaptı... Öte yandan Türk medyası Ankara - Tahran hattındaki diplomasiyi hatalı okumayı sürdürüyor.
Bu yazıyı yazdığımız sırada Umman'ın başkenti Maskat'ta İran ve ABD arasında müzakere yapılıyor.Tahran'ın Umman'ı tercih etmesi yine ana akım medyada İran alerjisini ortaya çıkardı.
Diyorlar ki, "Tahran Ankara'nın olası barıştırıcı, uzalaştırıcı rolünü oymasından rahatsız" Konu İran olunca, bir kısım medya, topa gelişine vuruyor, nereye gittiği önemli değil...
Arada canlı yayınlara dalıp "hoop nereye" diye ayar veren siyasi liderler olsa da o ayar pek tutmuyor...
Öncelikle altı çizilmesi gereken, Hamaney - Pezeşkiyan liderliği, özellikle Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın son süreçte oynadığı dostane rolden oldukça memnun.
Konuştuğum İran kaynakları altını çizerek şunu söylüyor: "Türkiye'nin arabulucuk çalışmaları son derece kıymetli, zaten böyle görülmese nefeslerin tutulduğu anda Dışişleri Bakanı Arakçi uçağa atalayıp Ankara'ya gelir miydi...
Müzakere masasının kurulmasında Ankara'nın katkısı kritik" Fidan ocağın son haftasında, Trump'a ne diye seslenmişti: "Nükleer dışındaki konuların hepsini paketleyip Tahran'a dayatma, önce nükleer meselesi ele alın" İran Dışişleri, en başından itibaren zaten "Füzeleri görüşmeyiz, tek gündem nükleer" diyerek Washington'a diretiyor.
Zira ABD de bunu kabul ederek masaya geçti...
Peki ya masanın Türkiye'de kurulmaması...
Aynı kaynaklar, "Tahran'ın buradaki yaklaşımı 'Biz hala durduğumuz yerdeyiz ve müzakerelere Umman'da kaldığımız yerden, devam ederiz " görüntüsünü güçlü vermek amaçlı olduğunu söylüyor.
Dolayısıyla bir "Ankara pürüzü" söz konusu değil.
İran'ın bu noktadaki kaygılarından biri de, herhangi bir olası kesintide, bir yol kazasında; ABD'nin manipülasyonlarına karşı Ankara'yı arada bırakmak, bir açıklama yapmaya zorlamak istememek.
İran, Türkiye'nin özellikle Suriye'de ABD ile işbirliği içinde olduğu kritik sürecin hassasiyetini hesaba katıyor.
Şimdi gelelim işin bam teline...
Bugünkü İran-ABD masasında olan Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, dün Çin'de konuktu.
İki önemli görüşme yaptı Birincisi Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Liu Bin ile ikincisi Şangay İşbirliği Örgütü Genel Sekreteri Nurlan Yermekbayev'leydi.
Garibabadi, Pezeşkinyan'ın mektubun götürdü ve Pekin'den istediği mesajı aldı.
Çin, ABD'ye ve bütün dünyaya "İran Nükleer Enerjiyi Barışçıl Amaçlarla Kullanma Hakkına Sahip" dedi.
ŞİÖ toplantısından sonra yapılan açıklamada da şu ifadeler kullanıldı: "Bölgesel güvenlik, ekonomik iş birliği ve örgütün kurumsal yapısının güçlendirilmesine yönelik ortak girişimlerin uygulanmasına ilişkin bazı boyutlar da ele alındı."İran ve Çin ilişkilerinin, aralarındaki ticaretin, Trump'ın son İran ablukasında belirleyici olduğu zaten biliniyor.
ABD, Umman Denizi'ndeki donanmasıyla Çin'e petrol taşıyan İran tankerlerine el koyabilir.
Bunun benzerini, kısa süre önce Venezuela'dan Rusya'ya giden gemilerde yaptı.
Bu nedenle, müzakereye saatler kala, Pekin'in İran'ın yanındayım demesi fevkalade önemli.
ABD, İran'ı vursa da yönetimini indiremeyeceğini herkesten iyi biliyor.
Ama İran'ın, gerek Suudi Arabistan'la, gerek Türkiye'yle, gerek Irak'la, gerekse de ticari açıdan Çin'le işbirliğini geliştirmesini engellemeye çalışıyor.
İsrail'e "Bölgeden çekilsem de korkma, Batı Asya'nın üzerine çullanmasına izin vermeyeceğim" mesajı çok net okunuyor Düğmesine basılacakla Amerikan füzeleri bu mesaj için ateşlenecek.
Dolayısıyla, Türk medyasının gelişmelere doğru bir gözlükle bakması, tekrar tekrar çuvallamaması, Türkiye'nin ve bölge ülkelerinin menfaatine...Osman Erbil Odatv.com