Haber Detayı
Mahfi Hoca, Türkiye’de enflasyonun nedenini açıkladı!
Mahfi Eğilmez, Türkiye’de enflasyonun kalıcı olmasının teknik değil, siyasal-ekonomik tercihlerden kaynaklandığını belirterek, tüketim ve kredi genişlemesiyle desteklenen büyüme modelinin sürdüğü sürece yüzde 5 enflasyon hedefinin gerçekçi olmadığına dikkat çekti.
İktisatçı Mahfi Eğilmez, Kendime Yazılar isimli blogun yayımladığı “Enflasyon niçin fazla düşmez?” başlıklı yazısında, Türkiye’de enflasyonun kalıcı olmasının bilinçli bir tercih olduğunu belirtirken, enflasyonla büyümenin kolay yol olarak görüldüğünü de anlatıyor.
Eğilmez, siyasi olarak enflasyonun açıklama bulduğunu ancak büyümeden feragat edilmesiyle oluşan işsizliğin açıklanmasının işe gelen bir durum olmadığını söylerken, yüzde 5 hedefinin “mevcut siyasal-ekonomik tercih seti değişmediği sürece” gerçekçi olmadığını da vurguluyor.
İşte Eğilmez’in yazısı: “Türkiye’de enflasyonun kalıcı olmasının nedeni teknik bir yetersizlik değil; büyümeden ve onun yarattığı sanal refahtan vazgeçemeyen bilinçli bir siyasal tercihtir.
Enflasyon, bir aydan diğerine fiyatlar genel düzeyindeki artış eğilimidir.
En çok kullanılan endeks tüketici fiyatlarına dayalı TÜFE’dir.
Bu endeksin ortaya koyduğu enflasyona manşet enflasyon deniyor.
Büyüme; bir ekonominin bir çeyrekten sonrakine reel olarak (enflasyondan arındırılmış fiyatlarla) ne kadar büyüdüğünü ortaya koyan bir göstergedir. “50 yıldır enflasyonla beslenen büyüme modeli” Türkiye, yaklaşık yarım yüzyıldır, dönemsel sapmalar dışında, enflasyonla ve onun beslediği tüketim artışıyla büyüyen bir ekonomik modeli bilinçli olarak uyguluyor.
Bunun belki en uzun süreli istisnası 2008 – 2016 arası dönemdir.
Aşağıdaki grafik enflasyonla büyüme ilişkisini ortaya koyuyor (grafik; TÜİK’in enflasyon ve büyüme verileri kullanılarak tarafımızdan hazırlandı.
Veriler arasında uyum sağlayabilmek için TÜİK’in aylık TÜFE endeks değişimlerinin üçer aylık ortalamaları alındı): “Yükselen enflasyona karşın faiz indirimleri” Grafiğe göre ekonomi, 2020 yılında pandemideki çöküşe bir yıl sonrasında sert bir çıkışla yanıt vermiş.
Ne var ki aynı dönemde, kredi genişlemesi ve tüketim artışıyla enflasyon artışının da tohumları ekilmiş. 2021 yılsonunda yükselen enflasyona karşın başlayan faiz indirimleri enflasyonu rekor düzeylere çıkarırken büyüme de potansiyel büyüme (yüzde 5) ortalaması dolayında kalmaya devam etmiş.
Kırıklı trend çizgileri büyümenin ivme kaybına karşın potansiyel düzeyi dolayında kaldığını buna karşılık enflasyonun artış eğiliminde olduğunu gösteriyor. “Yüzde 5 enflasyon hedefi gerçekçi değil” Türkiye’de enflasyonu belirli bir oranın altına düşürmek teknisyenlerin ne kadar arzuladığı bir hedef olsa da siyasetçinin pek işine gelmez.
Çünkü verimliliği artırmak, teknolojiyi yükseltmek ya da dünya çapında markalar yaratmak zor ve zahmetli yollardır.
Türk siyasetçisi, enflasyonu halka bir şekilde anlatabilse de ekonomik küçülmenin yarattığı işsizlik artışını anlatabilmesinin çok zor olduğunun bilincindedir.
Öte yandan yüksek enflasyon, GSYH’yi ve dolayısıyla kişi başına geliri, gerçekte olması gerekenden daha yüksek göstermek suretiyle siyasetçiye övünme olanağı da yaratır.
Sonuç olarak, Türkiye’de enflasyonun yüzde 5’lere düşmesini ve bu düzeyde kalıcı olmasını beklemek, mevcut siyasal-ekonomik tercih seti değişmediği sürece gerçekçi değildir.” Yılın ilk 'Enflasyon Raporu' haftaya açıklanacakEkonomi ING'den Türkiye analizi!
İşte yıl sonu faiz, enflasyon, dolar, Euro tahminiEkonomi