Haber Detayı
İzmir'de Deprem Anması: Unutmayacağız
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri'nin, 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yıl dönümü nedeniyle düzenlediği anma etkinliğinde açıklama yapan KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Hamdi Çalık, “Deprem bu ülkede sistemli biçimde “kader” ve “fıtrat” söylemleriyle geçiştirilmiştir” dedi.
(İZMİR) – İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri'nin, 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yıl dönümü nedeniyle düzenlediği anma etkinliğinde açıklama yapan KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Hamdi Çalık, "Deprem bu ülkede sistemli biçimde "kader" ve "fıtrat" söylemleriyle geçiştirilmiştir" dedi.İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Kahramanmaraş merkezli 11 ilde yıkıma neden olan 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yıl dönümünde 30 Ekim Deprem Anıtı önünde anma etkinliği düzenledi.
Anma etkinliğinde "Deprem değil cinayet... 3. yılında unutmuyoruz, unutturmuyoruz" yazılı pankart açılırken, "Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok" ve "Deprem değil ihmal öldürür" sloganları atıldı.Grup adına basın açıklamasını yapan KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Hamdi Çalık, şunları söyledi:"Bu ülkede depremlerde yaşamını yitiren yurttaşların sayısı hiçbir zaman eksiksiz ve şeffaf biçimde açıklanmadı.
AFAD ve resmi açıklamalara göre 53 bin 537 kişi yaşamını yitirmiş, 107 bin 213 kişi yaralanmıştır.
Afet sonrası 2 milyondan fazla kişi barınma sorunu yaşarken, en az 5 milyon kişi farklı bölgelere göç etmek zorunda kalmıştır.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre ise depremler sonrasında 658 bin kişi geçim olanaklarını yitirmiştir.
Ancak bu rakamların gerçeğin yalnızca küçük bir bölümünü yansıttığını biliyoruz.
Yıkımın gerçek boyutlarını bilmiyor olsak da bu yıkımın rant düzeninin, denetimsizliğin, ihmallerin ve cezasızlığın sonucu olduğunu biliyoruz." "Deprem bu ülkede sistemli biçimde "kader" ve "fıtrat" söylemleriyle geçiştirilmiştir" Türkiye nüfusunun yüzde 75,8'i, yani neredeyse her dört kişiden üçü, aktif fay hatları üzerinde yaşamasına rağmen kentlerin merkezleri değiştirilmemiş; aynı fay hatları üzerinde, depreme dayanıklı olmayan yapılar her defasında yeniden inşa edilmiştir.
Bu yaklaşım, benzer acıların tekrar tekrar yaşanmasına neden olmuştur.
Her büyük depremden sonra aynı senaryo sahneye konmuş; değişen yalnızca felaketin yeri olmuştur.
Deprem bu ülkede sistemli biçimde "kader" ve "fıtrat" söylemleriyle geçiştirilmiştir.
Gerçek sorumlular korunurken, açılan göstermelik davalarla suç birkaç müteahhide yıkılmıştır.
İmar aflarıyla çürük yapılar yasallaştırılmış, kamu eliyle ölüm yeniden üretilmiştir. 21 yılda deprem vergisi adı altında toplanan 40 milyar doların nerelere harcandığı, kimlere aktarıldığı hala açıklanmamıştır.
Bilim insanlarının uyarıları dikkate alınmamış, rant odaklı kentleşme teşvik edilmiştir.
İmar aflarıyla çürük yapılar yasallaştırılmış, denetim mekanizmaları işlevsizleştirilmiştir.
Afet yönetimi, kamu yararı ve bilimsel esaslar temelinde değil, müteahhit düzeni üzerinden yürütülmüştür.Aradan geçen üç yıl, depremi yaşayan milyonlar için acının ve yoksunluğun derinleştiği üç yıl olmuştur.
Depremin üçüncü yılında şehirlerin ne kadar yaşanabilir hale getirildiği, göç etmek zorunda kalanların ne kadarının kentlerine dönebildiği bilinmemektedir.
Deprem bölgelerinde yüz binlerce yurttaş hala güvencesiz koşullarda yaşamaktadır. "Geçici" denilen konteyner kentler kalıcı hale gelmiş, bu alanlar insan onuruna aykırı yaşam koşullarıyla adeta toplama kampı görüntüsü vermeye başlamıştır.
Kış koşullarıyla birlikte yaşanan elektrik ve su kesintileri, yaşamı dayanılmaz hale getirmiştir.
Evler ve yaşam alanları ile zeytinlikler kamulaştırılmış, müteahhitlere peşkeş çekilmiş, güvenli barınma hakkı yok sayılmıştır."Talepler açık ve nettir"Bütün bu gelişmeler ışığında bizlerin talepleri açıktır.
Tüm kamu binaları (okullar, hastaneler, yurtlar, adliyeler, hizmet binaları vb.) acilen, bağımsız ve bilimsel ölçütlerle denetlenmeli; depreme dayanıksız olduğu tespit edilen yapılar derhal boşaltılmalı, güçlendirme ve yenileme işlemleri gecikmeksizin yapılmalıdır.
Özellikle deprem bölgesi olan illerde deprem risk raporları ve kontroller kamu tarafından gerçekleştirilmeli ve tek evi olanlara güçlendirme teşviği sağlanmalıdır."Piyasacı, rantçı yaklaşım reddedilmelidir"Güvenli barınma, güvenli çalışma ve yaşam hakkı herkes için güvence altına alınmalı, kalıcı ve ücretsiz barınma sağlanmalı; imar afları tümüyle kaldırılmalıdır.
Kamusal ve bilimsel denetim esas alınmalıdır.Kentsel dönüşüm ile yeni rant projelerine yol açan "rezerv alan", "acele kamulaştırma" gibi uygulamalara son verilmeli, dönüşüm gerektiğinde kamu her açıdan yükümlülük üstlenmeli ve yerindelik esas olmalıdır.Deprem vergileri amacına uygun olarak ve toplumsal yarar doğrultusunda kullanılmalıdır.Bilim çevreleri ile emek ve meslek örgütlerinin katılımıyla kapsamlı ve bağlayıcı bir Deprem Kanunu hazırlanmalıdır.
Afet yönetimi, meslek örgütleri, sendikalar ve yerel halkın katılımıyla demokratik biçimde yeniden yapılandırılmalıdır."Basın açıklamasının ardından grup üyeleri anıt önünde saygı duruşunda bulunarak hayatını kaybedenler anısına mum yaktılar.