Haber Detayı

Dopamin tuzağı sosyal medya
Cumartesi yeniasir.com.tr
07/02/2026 06:50 (1 saat önce)

Dopamin tuzağı sosyal medya

Dopamin bağımlısı zihinler, güçlü uyaran arayışıyla sosya medyada daha çok zaman geçiriyor. Uzmanlara göre zihnin nefes alması için dijital detoks şart...

Sosyal medya kullanımı sırasında salgılanan dopamine karşı zamanla tolerans geliştiren bağımlı zihinler, aynı etkiyi hissedebilmek için daha güçlü uyaranlara ihtiyaç duyuyor.

Bu durum, bireylerin ekranı kaydırma içgüdüsüne karşı koyamamasına yol açıyor.

Bağımlılık sürecinde önemli rol oynayan dopamin, yiyecek bulma, güvenlik sağlama, barınma ya da keyif verici bir deneyim yaşama gibi durumlarda beynin belirli sinir yollarından salgılanıyor.

Bu tür deneyimler, hayatta kalma olasılığını artırdığı için beyin tarafından 'ödüllendirici' olarak algılanıyor ve memnuniyet ile haz duygusu oluşturuyor.

Kişiselleştirilmiş içerik akışı gibi çeşitli yöntemlerle kullanıcıları platformlara bağlayan sosyal medya şirketlerinin algoritmaları, uzun süreli kullanımda beyin üzerinde güçlü bir etki yaratıyor.

Salgılanan dopaminin etkisiyle zihin adeta bir döngüye hapsoluyor.

Ekranlara bağlı yaşam tarzı, birçok psikolojik ve zihinsel yükü beraberinde getirirken, zaman algısını da büyük ölçüde köreltiyor.

Benzer uyaranlar dopamin toleransına yol açıyor.

Keyif veren maddeler ve davranışlar beynin ödül sisteminde dopamin salınımını artırırken, beyin bu kimyasala karşı zamanla iletimi azaltarak tepki veriyor.

Benzer uyarıcılara düzenli aralıklarla maruz kalmak, dopamin seviyelerinde kalıcı düşüşe neden olurken, bu durum haz ve keyif alma kapasitesinin azalmasına yol açıyor.

Sosyal medyanın kolay erişilebilir olması ve anında dopamin salgılanmasını tetiklemesi, bağımlılığa giden süreçte en belirleyici faktörler arasında yer alıyor.

Uzmanlar, sosyal medyanın yanı sıra bireyler arası etkileşimin de dopamin salgılanmasını sağladığını, bunun da etkileşim isteğini artırdığını vurguluyor.

Ancak sosyal etkileşimin ekran aracılığıyla daha zahmetsiz hale gelmesi, bireyleri aşırı ekran kullanımına karşı daha savunmasız bırakıyor.

Stanford Tıp Fakültesi Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Bölümü'nden Prof.

Dr.

Anna Lembke, dopaminin etkilerini ve etkili bir dijital detoks için yapılması gerekenleri anlattı.

Bir maddenin ya da davranışın bağımlılık yapabilmesi için üç temel özelliğe sahip olması gerektiğini belirten Lembke, bunları 'kolay erişilebilirlik, güçlü ödül etkisi ve aralıklı yenilik sunması' olarak sıraladı.

Sosyal medyanın bu üç özelliği de barındırdığına dikkat çeken Lembke, şunları kaydetti: 'Sonsuz sayıda dijital içeriğe zahmetsizce ulaşmamızı sağlar.

Algoritmalar, deneyimi her bireye özel hale getirerek daha çekici kılar.

Sınırsız kaydırma özelliği ise sıkılmamızı engelleyecek ölçüde belirsizlik ve yenilik sunar.

Tüm bunlar bir araya geldiğinde, istemesek bile tıklamaya ve ekranı kaydırmaya devam ederiz. 'SADECE İRADE YETERLİ DEĞİL' Keyif veren uyaranlara tekrar tekrar maruz kalındığında, bunlara karşı bir tür tolerans geliştiğini ifade eden Lembke, 'Bu durum, aynı dozun artık eskisi kadar etkili olmaması anlamına gelir.

Zamanla aynı etkiyi elde edebilmek için daha fazla miktara ya da daha güçlü bir uyarana ihtiyaç duyarız.

Beynin bu sürece uyum sağlamasına ise nöroadaptasyon denir.' dedi.

Sosyal medyayla mesafe koyarken yalnızca iradeye güvenilmemesi gerektiğini vurgulayan Lembke, bireylerin kendilerini sınırlayan stratejiler geliştirmesinin önemine dikkat çekti.

Bu stratejilerin genellikle 'mekân, zaman ve anlam' başlıkları altında toplanabileceğini belirtti.

Uygulamaların silinmesi ve telefonun yatak odasından çıkarılmasıyla dijital ortamla araya fiziksel engeller konulabileceğini ifade eden Lembke, sosyal medyanın günün belirli saatlerinde ve planlı şekilde kullanılmasını önerdi. 'Tercihen günde en fazla iki saatle sınırlandırılmalı.

Bu süre bile üst sınır olarak kabul edilebilir.' değerlendirmesinde bulundu.

Ayrıca sosyal medya kullanımının bireyin kendi değerleriyle uyumlu olması gerektiğini vurgulayan Lembke, kullanım amacının net biçimde tanımlanmasının önemine işaret etti.

Lembke, dengeli kullanıma geçmeden önce, sosyal medyadan tamamen uzak durulan 'dört haftalık dijital detoks' sürecinin önerildiğini belirtti.

Akıllı telefonları 'dijital uyuşturucularla dolu koskoca bir evrene açılan araçlar' olarak tanımlayan Lembke, şu ifadeleri kullandı: 'Bağımlılık yaratan alışkanlıklarla meşgulken zaman duygumuzu büyük ölçüde kaybederiz.

Bu da onların cazibesinin önemli bir parçasıdır.

Kaçarız, kendimizi uyuştururuz ve zamanın nasıl akıp gittiğini eskisi kadar fark etmeyiz.'

İlgili Sitenin Haberleri