Haber Detayı

Saçını ören 16 yaşındaki çocuğun tutuklanmasına hukukçulardan tepki
Politika artigercek.com
07/02/2026 14:13 (3 saat önce)

Saçını ören 16 yaşındaki çocuğun tutuklanmasına hukukçulardan tepki

İzmir'de saç örgüsü videosu paylaştığı için tutuklanan 16 yaşındaki A.K. için açıklama yapan hak ve hukuk örgütleri, "Karar, çocuğun psikolojik bütünlüğünü ve geleceğini doğrudan tehdit etmektedir" dedi.

Artı Gerçek- Adalet için Hukukçular Derneği, Çağdaş Avukatlar Grubu, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) İzmir şubeleri, sosyal medya hesaplarından paylaştığı saç örme videosu ve şarkılar nedeniyle tutuklanan lise son sınıf öğrencisi 16 yaşındaki A.K. için açıklama yaptı.

İzmir Barosu Tahir Elçi Salonu'nda yapılan açıklamaya A.K'nin ailesi ve yakınları yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. 'EĞİTİMİNE DEVAM EDEBİLMESİ İÇİN ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞMALI' Avukat Edhem Kuruş, "Herhangi bir kimlik, köken veya aidiyet algısının sürece yansımaması, adalet duygusunun ve toplumsal güvenin korunması bakımından hayati önemdedir.

Bu mesele yalnızca bir yargılama değildir; bir çocuğun yaşamı, eğitimi ve geleceğiyle doğrudan ilgilidir.

Çocukların korunması ve üstün yararının gözetilmesi hem hukukun hem de toplumun ortak sorumluluğudur.

Çağrımız açıktır: Tutuklama kararının hukukun temel ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi ve çocuğun eğitimine devam edebilmesini sağlayacak şekilde özgürlüğüne kavuşması gerekmektedir.

Çünkü burada tartışılan yalnızca bir dosya değil, bir çocuğun yarınlarıdır" dedi. 'BİR ÇOCUĞUN YERİ CEZAEVİ Mİ, OKUL MU?' Ardından konuşan baba Halit K., çocuğunun okulda olması gerekirken cezaevinde tutulduğunu söyledi. "Bir baba olarak soruyorum?

Bu mudur adalet" diyen Kaya, şunları söyledi: "16 yaşında bir öğrencinin hayatını, psikolojisini, eğitimini bu kadar kolay görmezden gelmek nasıl açıklanabilir?

Sınavları var, geleceği var, hayalleri var.

Ama bugün yalnız, korku içinde ve belirsizlik içinde tutuluyor.

Bu sadece bizim ailemizin meselesi değil, bu ülkede çocukların nasıl korunduğunun meselesidir.

Biz adalete karşı değiliz ama vicdansızlığa, ölçüsüzlüğe ve bir çocuğun hayatının bu kadar kolay karartılmasına karşıyız.

Bir karar verilirken bir insanın, hele ki bir çocuğun hayatının nasıl etkileneceği düşünülmek zorundadır.

Bugün içeride olan sadece benim kızım değil, bir öğrencinin geleceği, bir çocuğun umudu, bir ailenin yüreğidir.

Buradan herkese sesleniyorum; bir çocuğun hayatı bu kadar kolay kırılmamalı, bir çocuğun geleceği bu kadar hızlı elinden alınmamalı.

Yetkililere açık çağrımdır; bu yanlıştan dönülsün, bu karar yeniden değerlendirilsin.

Bir çocuğun eğitimi, psikolojisi ve geleceği korunarak hareket edilsin.

Çünkü içeride tutulan bir dosya değil, benim kızım, bir öğrenci, bir çocuk.

Bugün sustuğumuz her an, yarın başka çocukların da karanlığa itilmesine ortak olmak demektir.

Çünkü içeride tutulan yalnızca benim kızım değil, hepimizin vicdanıdır." 'KARAR KABUL EDİLEMEZ' Ardından kurumlar adına basın metnini okuyan Semra Akan, tutuklama kararı çocuk adalet sistemi, ifade özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleri açısından kabul edilemez olduğunu söyledi.

Hukukun yerini cezalandırıcı siyasal reflekslerin aldığını dile getiren Semra Akan, "Örgüt propagandası suçu, yıllardır ifade özgürlüğünü bastırmanın, muhalif düşünceyi kriminalize etmenin ve siyasal alanı daraltmanın bir aracı olarak kullanılmaktadır.

Çocuklar dahi bu güvenlikçi yaklaşımın dışında tutulmamaktadır.

Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AHİM) göre, çocukların özgürlüğünden yoksun bırakılması mutlak istisnadır.

Buna rağmen, somut olayda çocuğun üstün yararı bütünüyle yok sayılmış; tutuklama, açık bir cezalandırma ve gözdağı aracına dönüştürülmüştür. 'TUTUKLAMA ÇOCUĞUN EĞİTİM HAKKINI VE GELECEĞİNİ DOĞRUDAN TEHDİT EDİYOR' Tutuklamanın çocuk üzerindeki etkilerine dikkat çeken Akan, "Bu tutuklama kararı, çocuğun eğitim hakkını, psikolojik bütünlüğünü ve geleceğini doğrudan tehdit etmektedir.

Önümüzdeki günlerde sınavları bulunan bir çocuğun ceza infaz kurumunda tutulması, devletin koruma yükümlülüğünü terk ederek cezalandırmayı esas aldığını göstermektedir.

Çocuk adalet sistemi, güvenlik politikalarının bir uzantısı haline getirilemez.

Dosyasının takipçisi olduğumuzu; hukuka aykırı tutuklama kararının derhal kaldırılması ve çocuğun özgürlüğüne kavuşma için tüm kamusal mücadele yollarını kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz" ifadelerini kullandı. (Mezopotamya Ajansı)

İlgili Sitenin Haberleri