Haber Detayı

Araç muayene istasyonundaki dehşetin görüntüleri çıktı: Polis memurunun eşi: 30 kişi eşimi darp etmiş, hayallerimiz yarım kaldı
Gündem hurriyet.com.tr
07/02/2026 15:23 (3 saat önce)

Araç muayene istasyonundaki dehşetin görüntüleri çıktı: Polis memurunun eşi: 30 kişi eşimi darp etmiş, hayallerimiz yarım kaldı

Ankara'da polis memuru Melih Okan Keskin'in (44) hayatını kaybettiği araç muayene istasyonundaki kavga anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Polis memuru Melih Okan Keskin'in eşi Emel Keskin (45), olaya ilişkin konuştu. Keskin Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. ifadelerini kullandı.

Batıkent Şehit Ramazan Çağlar Polis Merkezi Amirliği'nde görevli polis memuru Melih Okan Keskin, pazartesi günü otomobilini rutin muayene kontrolünden geçirmek için Yenimahalle ilçesi İvedikköy Mahallesi'ndeki araç muayene istasyonuna götürdü.

Keskin ile istasyon çalışanları arasında önce tartışma, ardından da kavga çıktı.

Kavgada Keskin, çalışanlar tarafından darbedildi.

Gazi Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılan Melih Okan Keskin, beyin kanaması geçirerek 3 gün sonra hayatını kaybetti.

Olayla ilgili araç muayene istasyonu çalışanları Y.K. ve S.A. gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Y.K. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, S.A. tutuklandı.Keskin'in hayatını kaybetmesine neden olan kavgaya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.

Görüntülerde, muayene istasyonu görevlisinin Keskin'in üzerine otomobil sürdüğü, ardından yumruk attığı görüldü.

Daha sonra diğer çalışanların da polisin üzerine yürüdüğü ve arbede yaşandığı anlar da görüntüde yer aldı. '20-30 KİŞİ DARBETMİŞ'Ankara'da araç muayene istasyonunda çıkan kavganın ardından hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin'in eşi Emel Keskin (45), olaya ilişkin konuştu.Keskin, eşinin pazartesi günü araç muayene istasyonuna gittiğini söyleyerek, Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar.

Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. 'Park lambam yanıyor' diyor.

İçerideki görevli şahıslar ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok.

Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek, eşimi gönderiyorlar.

Ama alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar.

Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar.

Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi diye konuştu. 'ARABAYI ÜZERİNE SÜRÜYOR'Keskin, eşiyle bunları konuştuğunda bilincinin açık olduğunu aktararak, Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor.

Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor.

Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor.

Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor.

Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor.

Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor.

Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar.

Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor.

Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor dedi. 'HAYALLERİMİZ YARIM KALDI'Hastaneye gittikten sonra eşinin kendisini aradığını ifade eden Keskin, ‘Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım.

Sen çocukları al' diyor.

Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; ‘Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı’ dedi.

Sonra hastaneye gittim.

Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi.

Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi.

Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi.

Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi.

Hayatının baharında gitti.

Ardında 2 çocuğunu bıraktı.

Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı.

Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi.

Kimse tarafından ambulans çağırılmadı.

Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti.

Eşim bir tane bile yumruk sallamamış.

Sadece kendini savunmaya almış.

Canını kurtarmaya çalışmış.

Her şeyimiz yarım kaldı.

Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı.

Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten.

Herkesten şikayetçiyim diye konuştu.'SABIKA KAYDI VARMIŞ'Keskin, olayla ilgili sadece 1 kişinin tutuklandığını anlatarak, Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum.

Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor.

Hayır kendi personelleri.

Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım.

Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım.

Bu personelin sabıka kaydı varmış.

Avukatımız dosyayı inceledi.

Savcılık dosyasını inceledi.

Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor.

Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar.

Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok.

Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor.

Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor.

Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış dedi.

İlgili Sitenin Haberleri