Haber Detayı

Küresel elitlerin karanlık ajandası deşifre oldu! Epstein dosyasındaki 'İlluminati' izi
Analiz ahaber.com.tr
07/02/2026 17:19 (2 saat önce)

Küresel elitlerin karanlık ajandası deşifre oldu! Epstein dosyasındaki 'İlluminati' izi

Jeffrey Epstein dosyası, yalnızca bir istismar skandalı değil; küresel elitlerin, siyasetin ve istihbarat ağlarının karanlık yüzünü de ortaya serdi. Mahkeme tutanaklarına yansıyan “Illuminati benzeri bir yapı” itirafı, gizli adalardan şantaj ağlarına uzanan derin bir yapıyı işaret ediyor. A Haber Araştırma Planlama Servisi Şefi Burhan Aytekin, Epstein skandalının perde arkasındaki küresel ittifakı ve insanlığı hedef alan karanlık projeleri mercek altına aldı.

Dünya Jeffrey Epstein skandalının şifrelerini çözmeye çalışırken, her geçen gün kan donduran yeni gerçekler gün yüzüne çıkıyor.

Jeffrey Epstein dosyası yalnızca bir çocuk istismarı vakası değil; siyasetin, paranın, istihbaratın ve küresel elitlerin karanlık ittifakının deşifre olduğu devasa bir operasyon ağını temsil ediyor. 'Illuminati benzeri bir yapı kurduk' itirafıyla sarsılan mahkeme tutanakları, perde arkasındaki gizli dünya krallığını, gizli adaları, şantaj ağlarını ve insanlığı hedef alan inanç mühendisliğini gözler önüne seriyor.

EPSTEİN SKANDALINDA KİM KİMİ KONTROL EDİYORDU?

A Haber Araştırma Planlama Servisi Şefi Burhan Aytekin, küresel çetenin 'Dine Karşı Din' projesinden, zihinleri esir alan Hollywood ve müzik endüstrisine kadar uzanan o karanlık dosyayı araladı.

ILLUMINATI VE KÜRESEL SİYASETİN KARANLIK İTTİFAKI Yıllarca 'komplo teorisi' denilerek üstü örtülmeye çalışılan gerçekler, Epstein'ın mahkeme kayıtlarıyla birlikte bir bir kanıtlanmaya başladı.

Jeffrey Epstein, 'Rockefeller'ın yönetim kuruluna girdim, Illuminati benzeri bir yapı kurduk' ifadelerini kullanarak küresel seçkinlerin nasıl bir ağ ördüğünü itiraf etti.

Bu yapı içerisinde David Rockefeller ile kurduğu yakın ilişkiye değinen Epstein, 'David Rockefeller ile çok iyi anlaşırdık, o hem siyasetin hem iş dünyasının hem de liderliğin birleşimi olan bir dünyanın varlığına inanırdı' sözleriyle Trilateral Komisyon gibi yapıların gizemli dünyasına ışık tuttu.

Skandalın patlak vermesiyle birlikte siyasetçiler, milyarderler ve kraliyet ailelerinin aynı kirli fotoğraf karesinde buluştuğu görüldü.

ŞANTAJ VE İSTİHBARATIN MERKEZİNDEKİ İSİMLER Epstein ağının sadece bir suç şebekesi değil, aynı zamanda uluslararası bir istihbarat ve şantaj operasyonu olduğu uzmanlarca sıkça vurgulanıyor.

Mossad emekli subayı Ari Ben Menashe, 'Epstein ve Maxwell, ana akım medyanın bildirdiğinden çok daha önce, 1990'lardan önce İsrail ajanı olarak çalışıyorlardı' diyerek skandalın derinliğini ortaya koydu.

Şebekenin, devletlerin yönetimini ele geçirmek için kadınlar ve çocuk istismarı üzerinden kayıtlar tuttuğu iddia edilirken, ABD'li medya patronu Rick Wiles, 'Liderlerimiz küçük kızlarla birlikte olan alçak pisliklerdir, Yahudiler Amerika'yı bu şekilde mahvediyor' ifadeleriyle yönetici sınıfın nasıl bir kontrol mekanizması içine alındığını sert bir dille aktardı.

DİNE KARŞI DİN: TOPLUMU DÖNÜŞTÜREN KÜLTÜREL EROZYON Küresel güç odaklarının asıl hedefinin ulus devletleri çökertmek ve semavi dinleri etkisizleştirmek olduğu belirtilirken, bu süreçte 'Dine Karşı Din' projesinin adım adım uygulandığı görülüyor.

Araştırmacı Yazar Aytunç Altındal, on yıl öncesinden uyarılarda bulunarak, 'En üstte kimler var açıklayamam, çünkü sizi de yok ederler bizi de yok ederler' sözleriyle bu ağın dokunulmazlığına dikkat çekmişti.

Toplumu kültürel bir yıkıma sürüklemek için sinema, müzik ve moda endüstrisinin birer silah olarak kullanıldığı bu düzende, zihinlerin esir alınması hedefleniyor.

Tavistock Enstitüsü gibi yapıların beyin yıkama metodları ve inanç mühendisliği sayesinde dinden kopuk, vatansız ve bayraksız bir 'New Age' toplumunun temelleri atılıyor.

KAN DONDURAN AYİNLER VE İNSAN TİCARETİ Epstein skandalının en karanlık boyutu ise pedofili ve satanist ritüellerle birleşen insan ticareti iddiaları oldu.

Eski bankacı Ronald Barnard, 'Satanist kiliselerinde çıplak kadınlar ve içkiyle yapılan ayinlere şahit oldum, orada yaşananlar tamamen gerçekti' ifadeleriyle elitlerin gizli dünyasındaki sapkınlıkları deşifre etti.

Daha da dehşet verici olan iddiaları ise eski CIA şefi Robert David Steele dile getirdi.

Steele, 'Çocuklar sadece kaçırılmıyor, bazı aileler tarafından nakit ürün olarak yetiştiriliyor.

Amerika'da doğum belgesi olmayan çocuklar ithal ediliyor, öldürülmeleri ve organlarının hasat edilmesi bu yüzden çok kolay oluyor' sözleriyle küresel çetenin çocuk kanı üzerinden yürüttüğü o kan donduran çarkı anlattı.

MODERN DİPLOMASİNİN KİRLİ ARACI: ŞANTAJ Bugün gelinen noktada uzmanlar, ahlakın güç karşısında nasıl geri plana itildiğini ve şantajın modern diplomasinin en güçlü silahı haline geldiğini belirtiyor.

Jeffrey Epstein skandalı bir istisna değil, aksine küresel sistemin nasıl işlediğini gösteren bir vitrin niteliği taşıyor.

Şeytani sembollerin normalleştirildiği, sapkınlıkların 'özgürlük' adı altında pazarlandığı bu yeni dünya düzeninde, insanlığın ortak değerleri hedef alınıyor.

Epstein'ın susturulup susturulmadığı tartışılmaya devam ederken, asıl sorunun 'Daha ne kadarını bilmiyoruz?' olduğu gerçeği, buzdağının görünmeyen yüzünün ne kadar karanlık olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

İlgili Sitenin Haberleri