Haber Detayı
Havada ABD saldırılarını durdurma siyaseti
ABD Hava Kuvvetleri, F-15E savaş uçaklarına ek olarak Ürdün’e A-10 Thunderbolt yakın hava destek uçakları da konuşlandırdı. Ayrıca Ürdün’e yakın zamanda konuşlandırılan ABD F-35 savaş uçaklarının bir fotoğrafı da yayınlandı.
İran İslam Cumhuriyetinin insansız hava araçlarıyla füzelerini engelleme konusunda en fazla deneyime sahiptir.
Ürdün’ün Mawaqaf al-Sulti hava üssünden yayınlanan uydu görüntülerine göre, üste 17 adet F-15E ve beş adet C-17 nakliye uçağı konuşlandırılmış durumda.
Bu C-17’lerin çoğu, yakın zamanda üsse konuşlandırılan bir filoya ait.
El-Mevfak El-Sulti, uzun zamandır Batı Asya’daki başlıca ABD üslerinden biri olup, özellikle F-15 filosu olmak üzere Amerikan savaş uçaklarına ev sahipliği yapmaktadır.
ABD Hava Kuvvetleri, F-15E savaş uçaklarına ek olarak Ürdün’e A-10 Thunderbolt yakın hava destek uçakları da konuşlandırdı.
Ayrıca Ürdün’e yakın zamanda konuşlandırılan ABD F-35 savaş uçaklarının bir fotoğrafı da yayınlandı.
Pentagon, İran’ın füze ve insansız hava aracı üslerine yönelik geniş saldırıya rağmen İran füzelerinin ve intihar SİHA’larının hâlâ operasyonel ve faaliyette olabileceğinin farkındadır ve bu nedenle, 30 mm GAU-8 topu ve 7’li podlarda bulunan 70 mm lazer güdümlü roketleriyle insansız hava aracı savunmasında çok önemli bir rol oynayan A-10 uçağına dayalı bir savunma katmanı oluşturmayı düşünmektedir.
Bu uçak, seyir uçuşunda düşük hıza (saatte yaklaşık 500 kilometre) sahip olup, 30 mm’lik topu ve kısa menzilli Sidewinder havadan havaya füzeleriyle intihar SİHA’larını daha kolay tespit ve imha edebiliyor.
TAKTİKSEL KARIŞTIRICILAR Bir diğer önemli konu ise, kanatlarının altında AN/ALQ_99 podları bulunan ve TJS veya “Taktiksel Karıştırma Sistemi” olarak görev yapan dört adet EA-18G Growler savaş uçağının Ürdün’e konuşlandırılmasıdır.
Bu kapsülün gerçekleştirdiği görev, Ürdün’deki potansiyel rolüyle tutarlıdır; elektronik destek operasyonlarını (ESM) mümkün kılmak veya İran radar ve füze savunma hareketlerine ilişkin en son bilgileri ele geçirmek ve elde etmektir.
Fars Körfezi’nde Amerikan insansız hava araçlarının sürekli uçuşu ve özellikle radarların konumunu belirlemek üzere elektronik bilgi toplayan özel RC-135 uçağının uçuşu, muhtemelen Growler misyonunun bir öncüsüydü.
RC-135U uçağı, radar dalgalarını analiz etmek ve radarın tam konumunu tespit etmek için özel olarak geliştirilmiştir. 12 Günlük Savaş’tan sonra Rusya’dan İran’a savunma ekipmanı teslimatı göz önüne alındığında, bu uçak en son değişikliklerden haberdar olmak amacıyla görevlendirilmiştir.
Ayrıca, ABD Muharebe Arama ve Kurtarma Birimi’ne ait bir HC-130J Combat King II uçağı, Yunanistan’daki Hanya Üssü’nden Ürdün’deki Mawfaq al-Sulti Üssü’ne transfer edildi ve ana görevi, muharebe koşullarında mürettebat kurtarma operasyonlarını desteklemektir.
Ürdün’ün gelecekteki olası savaşta oynayacağı rolün niteliğini ortaya koyuyor.
Önemli nokta, Ürdün’ün ABD’nin İran’a karşı olası bir askeri saldırısında ifa edeceği rolünün niteliğidir.
Ürdün’ün, 12 Günlük Savaşta olduğu gibi doğrudan ABD-İran çatışmasına girmeyeceği, ancak İran’ın İsrail rejimini hedef alma tehdidi göz önüne alındığında, İran füzeleri ve insansız hava araçlarının hava savunması ve önlenmesi alanındaki önemli işbirliğiyle Washington’a İran’ın askeri operasyonlarına karşı koymada yardımcı olacağı beklenmektedir.
Aslında Washington, Amman’a yıllık askeri ve ekonomik yardım yaptığı için, Kral II.
Abdullah’ın da bu kritik ve hassas anlarda Ürdün’ün Amerikan beklentilerini karşılamasını bekliyor.
Ürdün rejimi İran’a karşı 8 yıl süren yıkıcı ve kanlı savaş boyunca Irak Baas rejimini de desteklemişti.
OPERASYONEL GÖRÜNÜM Mevfak el-Sulti (Ürdün) ve El-Zafre (BAE) üslerindeki son hareketlerin yanı sıra bölgeye transfer edilen ağır teçhizatın, özellikle F-15E savaş uçaklarının dikkatle izlenmesiyle, İran’ın klasik ve eski taktiklerini kullanmasının işe yaramadığı görülüyor.
ABD’nin operasyonel planı, İran’ın nükleer tesislerinin bombalanması sırasında uygulanan “hızlı ve sınırlı saldırı” stratejisinden tehlikeli bir “katmanlı kuşatma” stratejisine dönüştü.
Bu bağlamda ABD’nin, büyük olasılıkla savaş uçakları İran semalarına girmeden önce İran’ın savunma ağını kör edip felç etmeyi, ağır siber saldırılar ve uzun menzilli seyir füzelerinin (JASSM ve Tomahawk) yoğun ateşlenmesini birleştirmeyi amaçladığı görülüyor.
Bu senaryoda İran’ın en kritik yanıtı, “bant ve beton” önleyici bir saldırı gerçekleştirmek olabilir.Aslında, Amerika’nın ağırlık merkezi şu anda “gökyüzü” değil, “yer”dir ve Ürdün’de konuşlandırılmış, sığınak delici bombalarla donatılmış F-15E savaş uçakları, ABD’nin İran’a karşı operasyonunun Aşil topuğu olarak kabul edilmektedir.
Bu nedenle, İran, pistte delik açmak ve pisti imha etmek amacıyla katı yakıtlı balistik füzelerle (Örneğin: Khyber-şeken) “Mufaq Al-Sulti” (Ürdün) ve “Al-zefre” (BAE) havaalanlarını hedef alabilir.
Bu üslerdeki pistler imha edilirse, savaş uçakları kalkış yapamayacak ve İran, bir sonraki füze saldırısı dalgasına hazır olana kadar daha fazla saldırıdan güvende olacaktır.
Aslında İran, hava savaşını kazanmayı hedeflemeyecek, pistleri imha ederek ve elektronik gözleri devre dışı bırakarak ABD operasyonunu durdurmaya çalışacaktır.
Çeviri: Seyid Ali Kaymagami