Haber Detayı
Sosyal medyanın yeni trendi: Aslan diyeti
Sosyal medyada hızla yayılan aslan diyeti, yalnızca kırmızı et, su ve tuz tüketimini öngören katı yapısıyla tartışma yaratıyor. Uzmanlar bu beslenme biçiminin bilimsel dayanağının olmadığını vurguluyor.
Sosyal medyada tehlikeli beslenme trendlerine bir yenisi daha eklendi: Aslan Diyeti.
Son dönemde paylaşılan içeriklerde, kullanıcıların 30 gün boyunca yalnızca kırmızı et, su ve tuz tüketerek beslendiği görülüyor.
Bu beslenme biçiminin çeşitli sağlık sorunlarına iyi geldiği iddia edilirken, uzmanlar ciddi risklere dikkat çekiyor.
Sağlık sorunlarına çözüm arayışında olan birçok kişi, sosyal medya üzerinden yayılan bu diyete yöneliyor. 'Lion Diet' adıyla bilinen Aslan Diyeti'ni savunanlar; alerji, eklem ağrıları, baş ağrısı ve ruh hali dalgalanmalarının bu yöntemle azalabileceğini öne sürüyor.
Ancak uzmanlara göre bu iddialar bilimsel olarak kanıtlanmış değil. 2018'TE ORTAYA ÇIKTI Sosyal medya kullanıcıları, 30 gün boyunca uyguladıkları diyet sürecinde yaşadıklarını video ve paylaşımlarla aktarıyor.
Bazı kullanıcılar, çiğ et tükettikleri görüntüleri paylaşarak cilt sorunlarının azaldığını, baş ağrılarının hafiflediğini ve ruh hallerinin dengelendiğini iddia ediyor.
Alerjik sorunları olduğunu belirten bir kullanıcı ise diyete başladıktan sonra ilk günlerde uyku düzeninin iyileştiğini, ancak ilerleyen haftalarda kendini iyi hissetmediğini ifade etti.
Buna rağmen cildinde iyileşme ve sindirim düzeninde değişiklik fark ettiğini dile getirdi.
Tıp ve sağlık alanında yayın yapan Healthline, Aslan Diyeti'nin ciddi şekilde kısıtlayıcı olduğuna dikkat çekiyor.
Platformda yer alan değerlendirmede, bu diyeti uygulayanların iltihaplanmanın azalması ve bazı belirtilerin hafiflemesi gibi faydalar bildirdiği, ancak pek çok uzmanın diyeti sürdürülemez, sağlıksız ve dengesiz bulduğu vurgulanıyor.
Aslan Diyeti, 2018 yılında Kanadalı podcaster ve konuşmacı Mikhaila Peterson tarafından gündeme getirildi.
Peterson, yorgunluk, gıda intoleransları ve bağırsak sorunları için bu diyeti önerdiğini belirtiyor.
Diyeti uygulayanlara, altı hafta boyunca yalnızca sığır eti ürünleri, deniz tuzu ve sade su tüketmeleri tavsiye ediliyor.
Karbonhidrat içermeyen bu beslenme planı, vücudu ketozis durumuna sokmayı hedefleyen keto diyetine benzetiliyor.
Peterson, bilim insanlarının bu diyeti daha ciddiye alarak uzun vadeli ve kapsamlı çalışmalar yapması gerektiğini savunuyor.
ZARARLARI 1.
Besin eksikliklerine yol açabilir Aslan Diyeti, meyve, sebze, tam tahıllar, baklagiller, kuruyemişler ve tohumlar gibi birçok temel besin grubunu tamamen dışlıyor.
Bu durum vitamin, mineral ve lif eksikliğine neden olabilir.
Uzmanlara göre uzun vadede bağışıklık sisteminin zayıflaması, kemik kaybı, kansızlık, nörolojik sorunlar ve sindirim problemleri görülebilir.
Ayrıca diyetin düşük kalorili olması, baş dönmesi, yorgunluk ve mide bulantısı gibi yan etkilere yol açabilir. 2.
Doymuş yağ oranı yüksek Hayvansal ürünler yüksek miktarda doymuş yağ içeriyor.
Aşırı doymuş yağ tüketimi, bazı kişilerde kolesterol seviyelerinin yükselmesine ve kalp-damar hastalıkları riskinin artmasına neden olabilir. 3.
Uzun vadede sürdürülebilir değil Uzmanlar, Aslan Diyeti'nin son derece katı yapısı nedeniyle günlük hayatta uygulanmasının zor olduğunu belirtiyor.
Sosyal ortamlarda yemek yemek, dışarıda beslenmek ya da uzun süre bu diyete bağlı kalmak neredeyse imkânsız hale geliyor.