Haber Detayı

Yayalar ne olacak?
Kelebek hurriyet.com.tr
08/02/2026 07:00 (2 saat önce)

Yayalar ne olacak?

Bütün arabaları kaldırıma mı park etsek acaba, belki yollar açılır… Peki, cezaları kim kesecek, ben mi? Kusura bakmayın, ben görmüyorum, arabalara ceza kesme yetkim de yok.

Geçen hafta park sorunumuz vardı.

Kendimize ait olmayan park yeri için rezalet çıkarmaya hakkımız yok.

Tapumuzun dışında kalan alan bize ait değil, kabul etmeyi başarmalıyız.

Müsait yere park ettiysek ve burası bizim evimizin önüyse, arabamızı oradan çekince içine beton döküp üstüne bir demir diktiğimiz iki tenekeyi kimse park etmesin diye arabamızın yerine koyup gidiyoruz!

Sinir bozukluğundan buna gülünür bence.‘Ben gidiyorum, burası tapusuz olmasına rağmen buraya park etmeyin, her an gelebilirim, sıkıyorsa da park edin bakalım’ demek gibi bir durum bu bence.

Park sadece arabası olanlar için sorun değil, bir de oyun parkı olmayan çocuklar var.

Sizin imal ettiğiniz, kimse park yapmasın diye uğraşıp didinip yerinize siz yokken bile sahip çıkacak dubalar var ya, el emeği göz nuru olan dubalar...

Biri üstüne düşse resmen cinayet silahı bile olabilir!

Ama yaratıcı çocuklarımız bunları kale direği olarak kullanıyorlar.Geçen haftaki olaydan sonra eve girince “Bak çocuğum, olanları örnek al ama yapmaman gereken şeyler sınıfında kalsın” deyip tatsız konuyu kapatmıştım.

Peki, halk bu şekilde kavgaya tutuşmuşken, hatta kavgasını kendi orada değilken bile sürdürürken, kendine ait olmayan yerler için can siperane şekilde mücadele ederken, bizim olan hakları tartışmaya gelince neden herkes pencereyi kapatıyor ve içeri giriyor?Ertesi sabah saat 7.50. (Bir olayla karşılaşınca polis gibi saat ve tarih notu alıyorum artık)...

Bir yaşlı ses pencereyi açıp arabasına binen komşumuza şöyle dedi: “Evladım, arabanı buraya koyma bir daha.

Oğlum gelecek.

Gece geç geliyor, arabaya yer bulamıyor.” Bir süre pencereye baktığını tahmin ettiğim genç, sanırım içinden kendisiyle konuşup “Sabah hiç bulaşmayayım” deyip “Olur teyze” dedi ve arabasına bindi, gitti.

Burası ara sokak.

Peki, merkezlerde neler oluyor acaba?Herkes az çok biliyor; bir trafik şubesi var her şehirde illa.

Peki, ne iş yapıyor?

Yani iş tanımına göre sadece hareket halindeki arabaları mı düzenliyor ya da kim hangi arabaya sahip çetelesini mi tutuyor?

Kim vergisini ödüyor, sigortasını yaptırıyor ya da yaptırmıyor...

Bunlarla mı uğraşıyor?

Bence çok işleri vardır, başlarını bile kaşıyamıyorlardır ama hep trafik var, sorun bir türlü çözülmüyor.

Bütün arabaları kaldırıma mı park etsek acaba, belki yollar açılır!

Yayalar mı ne olacak?

Aman canım, yayalar gider bir şekilde bir yerden.

Sonuçta arabası olan, giderken de park yaparken de öncelikli.‘Kim yapacak bu işi?’Yanlış yere park ederseniz cezası var trafik kurallarına göre.

Üstelik her sene de zam yapıyorlar.

Ama unuttukları bir şey var; cezayı kesmiyorlar.

Ancak bir devlet dairesinin önünde durursanız ya da hastanızı hastane önünde indirmek isterseniz o zaman çekici dibinizde biter.

Ara, arka sokakta ne yaparsanız yapın, belediyenin de trafiğin de umurunda olmazsınız.Peki, uyulmayan yasalara kim sahip çıkacak?

Zam yapılan cezaları kim kesecek, ben mi?

Kusura bakmayın, ben görmüyorum.

Çarptığım arabalara da ceza kesme yetkim yok.

Sadece şikâyet ediyorum plakayı telefonuma okutup.

Siz de görmezlikten gelirseniz kim yapacak bu işi?

Trafik polisi mi?

Yok artık, onların çok işi var.

Yapmayın Allah’ınızı severseniz, biraz yardım edin lütfen.

Yoksa hiçbir yere gidemeyeceğiz hep birlikte...

İlgili Sitenin Haberleri