Haber Detayı

Aşkın yeni yüzü: ‘Seçenek çok, derinlik yok’
Kelebek hurriyet.com.tr
08/02/2026 07:00 (2 saat önce)

Aşkın yeni yüzü: ‘Seçenek çok, derinlik yok’

14 Şubat yaklaşırken 30 yaşın altındaki 100 gence aşkın giriş-gelişme-sonuç evrelerini sorduk. Yanıtlar değişimi ortaya koyuyor. Alfa Kuşağı’nın (2010’dan sonra doğanlar) flört alışkanlıkları çok farklı; aşkları genellikle sosyal medyadaki like’lar, snap’ler, emojilerle filizleniyor, seven sevdiğini priv’ine ekliyor. Eskiden sorunlar olduğunda arkadaşlardan arabuluculuk istenirdi. Bu da artık demode. Z Kuşağı (1995-2010 arasında doğanlar) ilişkiyi kurtarmaya çalışmak yerine ‘Teşekkürler, sıradaki’ demeyi seçiyor. Ayrılıklar bile eskisi gibi değil. ‘Daha iyilerine layıksın’ klişesi, yerini ‘duvar örme’ (stonewalling) veya bir anda iletişimi kesme (ghosting) gibi davranışlara bıraktı.

Eskiden bakışmalar hoşlanmanın ilk sinyali olurdu.

Yanımızdaki arkadaşımıza “Bakıyor mu, baksana” diye sorar, hatta ‘Deliha’ filminde Gupse Özay’ın yaptığı gibi “Kaç defa baktı?

Gel der gibi mi baktı, git der gibi mi baktı?” benzeri sorularla onları darlardık.

Bakışmalar halen var ama ilk sinyallere DM kutularına bırakılan mesajlar, story’lere atılan kalp ve ateş emojileri de eklendi.

İlişki başladıktan sonraki tabloysa eskisine pek benzemiyor. 30 yaşın altındaki 100 gençle konuştuk; ‘Aşkta neler değişti’, ‘Flört uygulamalarını kullanıyor musunuz’, ‘Özel günlerde ne hediye alıyorsunuz’, ‘Günlük iletişim için en çok hangi yolu tercih ediyorsunuz’, ‘Sosyal medya ilişkinizi nasıl etkiliyor’ gibi sorular sorduk.

Yanıtlar açık ara aşkın artık daha ‘ulaşılır’ ama daha ‘yüzeysel’ olduğu yönünde.  ‘ESKİDEN YA SEVGİLİYDİN YA DEĞİLDİN, ŞİMDİ BİR SÜRÜ TANIM VAR’ Konuştuğumuz gençlerin çoğunluğu her şeye daha kolay ulaşabilmenin insanların birbirine olan tahammülünü azalttığını, ilişkilerin yeterince derinleşmeden tüketildiğini düşünüyor. “Kimse cidden saf niyetini söylemek istemiyor” diyen de var, “Çıkma teklifi geri gelsin” önerisinde bulunan da...

Belirsizlik haliyse güven duygusunu zedeliyor.

İşte ‘Sizce ilişkilerde en çok neler değişti’ sorusuna verilen çarpıcı yanıtlar...Ceren Y., 19: Bence ilişkiler daha hızlı tüketilmeye ve önemsizleşmeye başladı.

Çevremdeki çoğu insan sadece bir ilişkisi olsun diye bakıyor.

Yalnızca ‘sevgilisi olan insan’ olmayı istiyorlar.

Bu gruptaki ilişkilerde sürekli TikTok’ta ilişki akımlarının benzerini  yapma, Instagram’da o sıra çiftlerin story paylaşırken en çok kullandığı şarkıları kullanma gibi süreçleri görebiliyoruz.

Bu da bence ilişkilerin tektipleşmesine yol açtı.

İnsanlar sanki A kişisine âşık olmuyor da sadece âşık olduklarını düşünüp göstermek istiyorlar.

Dijital araçlarla tanışmak çok yaygınlaştığı için ilişkilerin derinliğinin de zarar gördüğünü düşünüyorum.Erim Eroğlu, 22: Flört uygulamaları ve sosyal medyayla birlikte artık herkes her şeye daha kolay ulaşabiliyor, bu da insanların birbirine tahammülünü azaltıyor. ‘Nasıl olsa ben daha iyisini bulurum’ diyor herkes.Esra N., 26: Bolluk paradoksu olmaya başladı, çok seçenek, az sonuç.Melike T., 28: Bence en çok başlama şekli ve tanımı değişti.

İlişkinin adının herkesin kendi kafasına göre, iyi hissettiği sıfatlara göre şekillenmesi, karşılıklı beklentilerin de karşılanamamasına neden olabiliyor diye düşünüyorum.

Kısacası çıkma teklifi geri gelsin!Nil T., 25: Eskiden insan biriyle tanışıp bir flörte adım attığında o ilişkiye daha fazla odaklıydı.

Günümüzde tek tıkla o kadar çok insanla tanışma seçeneği çıktı ki!

Bir insanı olduğu gibi kabul etmek, sevmediğimiz özellikleriyle yaşayabiliyor muyuz, onu görmeye çalışmak yerine artık ‘Thank you, next’ (Teşekkürler, sıradaki) butonu açılıyor sanki gözümüzün önünde.

İlişkinin kendisine sadakat azaldı yani, aldatmak vs. anlamında değil de sarf edilen emek anlamındaki sadakat.Yağmur A., 24: Herkes ufacık problemde alternatif partner arayışına giriyor, sonrasında ‘İlişki tutturamıyorum, olmuyor, iyi biri yok’ diyor.

Problem çözme kavramı kalmadı.

İlişkiyi sürdürmek istemedikçe, uğraşmadıkça her ilişki biter zaten.Meryem K., 25: Bence en çok ilişkilerin isimleri değişti.

Eskiden ya sevgiliydin ya değildin.

Şimdi flört, ‘situationship’, ‘duvar ilişki’ gibi bir sürü tanım var.

Yakın çevremde sıkça gözlemlediğim ‘ilişkide duvar örme’ denen ‘stonewalling’ çok normalleştirildi.

İnsanlar bunu sınır koymak ya da kendini korumak gibi anlatıyor ama çoğu zaman karşı tarafla iletişimi tamamen kesmek anlamına geliyor.

Tartışma çıkınca konuşmamak, mesajlara dönmemek ya da konuyu yok saymak ilişki biçimi haline geldi.

Bana kalırsa tüm bunlar bitmiş bir ilişkiyi sürüncemede bırakmaktan başka bir işe yaramıyor.

Son birkaç yılda çevremdeki çoğu ilişki bu sebepten ötürü bitti.

Bunu özellikle erkekler çok yapıyor.Feyza E., 24: Artık derinleşilmiyor.

Herkes binlerce seçeneği olduğunu düşünüyor ve karşı tarafı gerçekten tanımak için girişimde bulunmuyor.

Herkes birbirinden inanılmaz hızlı sıkılıyor ve gerçekten bir duygu oluşamıyor.

Hissizleştik galiba.

Kimse net değil, çok fazla etiket girdi hayatımıza; ‘situationship’, ‘ghosting’, ‘love bombing’...

Kimse cidden saf niyetini söylemek istemiyor.

Korkunç!Pınar T., 26: İlişkiler hızlandı ama sabır geri planda kaldı.

Aşk kolay başlıyor, zor derinleşiyor.Mert, 26: Instagram’da görülen mutlu, huzurlu çift kalıplaştırmaları iki tarafı da gereksiz ve anlamsız beklentilere soktu.

ALFA KUŞAĞI’NDA DURUM NASIL?Önceki kuşakların literatüründe olmayan pek çok kavram, Alfa Kuşağı’nın ilişki kurma biçimlerini şekillendiriyor.

Priv ya da private hesap: Ana hesap haricinde kullanılan, daha az kişiye açık sosyal medya hesabı.Yakın arkadaşlar: Instagram’daki bir özellik.

Kendi seçtiğiniz kişilerden oluşan liste yapıp paylaşımlarınızı yalnızca bu kişilerin görmesini sağlıyorsunuz.Snap: Snapchat adlı sosyal medya hesabında birine gönderdiğiniz fotoğraf ‘snap’ olarak adlandırılıyor.Streak: Snapchat’te bir kişiyle 3 gün üst üste ‘snap’leşirseniz o kişiyle ‘streak’ başlatmış oluyorsunuz.

Streak’iniz snap’leştiğiniz gün arttıkça artıyor.Ela, 14: Flört bazen hiç konuşmadan bile oluyor.

Story atıyorsun, kim bakmış diye kontrol ediyorsun.

Hep aynı kişi bakıyorsa şüpheleniyorsun, bir süre sonra senin de dikkatini çekiyor.

Çoğu zaman bir şey olmuyor ama yine de eğlenceli.Eda, 14: Hoşlandığım biri varsa onu yakın arkadaşlara ekliyorum.

Hikâyelerime cevap verirse mutlu oluyorum.

Genelde birini yakın arkadaşlara eklediğinizde ne niyetle eklediğinizi karşınızdaki de anlıyor.

O da hoşlanıyorsa ya sizi yakın arkadaşlara ekliyor ya da sizin attığınız hikâyelere cevap veriyor.Poyraz, 15: Flörtleşirken en çok Snapchat’i kullanıyorum.

Beğendiğim biri olursa onu Snapchat’ten ekliyorum.

Streak başlatmak için ilk adımı atıyorum, eğer o da karşılık verirse sonraki adımda onun snap’lerine cevap vermeye başlıyorum.

Eğer karşılık alamazsam hesaptan çıkarıyorum.Nehir, 15: Ben hoşlandığım kişileri önce priv hesabıma ekliyorum.

Onun priv hesabı varsa ve beni eklemezse anlıyorum ki bana ilgisi yok.

Hemen kendi hesabımdan çıkarıyorum.Uras, 15: Bence bizde flört açık açık olmuyor.

Beğeni atıyorsun, story’ye cevap veriyorsun.

Karşı taraf da yapıyorsa devam ediyorsun.

Direkt yazmak daha zor, ben de çoğu arkadaşım da bunu tercih etmiyoruz.

EVLİLİK MEVZUSU Gençler evliliği tek hedef olarak görmüyor.

Evlilik onlara göre ‘olması gereken’ bir aşamadan ziyade şartlara, ilişkiye ve bireysel hayata bağlı bir seçenek.

İleride çocuk sahibi olup olmama fikri de bu kararda belirleyici...

Ali Kalk, 20: Eğer şu anki sistem ve yasalardan bağımsız yaşasaydım evlilik düşüncesini aklımdan dahi geçirmezdim.

Kimi sistem veya yasa durumu evlilik dışı bazı durumlara izin vermiyor; mesela ölüm döşeğindeki eşinizi hastanede yakını olmadığınızdan dolayı görememeniz gibi.

Çoğu insan topluluk kaygısıyla evleniyor.Dilara K., 24: Evliliğin getirdiği yasal hakların kullanımına ihtiyaç duyulmuyorsa ve çiftler çocuk sahibi olmak istemiyorsa şart değil diye düşünüyorum.Deniz Erpınar, 23: Acele edilmemeli.

İki tarafın da sosyoekonomik koşullarının evliliğe uygun olması gerek.

Evlilik öncesi aynı evde yaşama fikrine de olumlu bakıyorum.

AYDA EN AZ 10 KEZ GÖRÜŞENLER ÇOĞUNLUKTA ‘Ne sıklıkla yüz yüze görüşüyorsunuz’ sorumuza katılımcıların yüzde 32’si ayda 10 kez veya daha sık yanıtını verdi.

Yüzde 25’lik kesimin buluşma sıklığı ayda 5-9 kez.

Yüzde 24 partneriyle ayda 1-4 gün görüşebildiğini belirtiyor.

Yüzde 7’lik grup aynı evde yaşadığını, yüzde 12’lik grupsa uzak mesafe ilişkisi, iş temposu gibi nedenlerle net bir sayı vermekte zorlandığını söylüyor.

BOL BOL MESAJLAŞMA ‘Günlük iletişimde en çok hangi yolu kullanırsınız’ sorusunu yanıtlayan 100 kişiden 67’si mesajlaşma, 16’sı sesli arama, 14’ü görüntülü konuşma, 2’si sosyal medyada direkt mesaj, 1’i hepsi yanıtını verdi. ‘Görüntülü konuşma sıklığınız nedir’ sorusunu yanıtlayan 100 kişiden 31’i haftada birkaç kez, 26’sı her gün sevgilisiyle görüntülü konuştuğunu söyledi, 35’i nadiren, 8’i hiç yanıtını verdi.

ESKİ SEVGİLİYLE ETKİLEŞİM SORUN ‘Sosyal medyada partnerinizle ilgili kıskançlık yaşıyor musunuz’ sorusuna 100 kişiden 50 kişi ‘hayır’ derken  22 kişi ‘bazen’, 24’ kişi ‘nadiren’, 4 kişiyse ‘sık sık’ yanıtını verdi. ‘Sizi en çok kıskandıran durum hangisi’ diye sorduğumuzda 33 kişi eski sevgiliyle etkileşim nedeniyle sorun yaşadığını söyledi.

Bunu karşı cinsten arkadaşlar, sosyal medyada yapılan beğeniler ve hikâye paylaşımları izledi.

YÜZDE 99 ÖZEL GÜNLERİ ÖNEMSİYOR ‘Özel günler (14 Şubat Sevgililer Günü, doğum günü, yıldönümü) sizin için ne kadar önemli’ sorumuza ‘Hiç önemli değil’ yanıtını verenlerin oranı sadece yüzde 1!Yüzde 47’si bu günleri önemli, 40’ı çok önemli buluyor.

Yüzde 12’yse kısmen önemsediğini söylüyor.

Yeni kuşaklar yalnızca iletişim biçimleriyle değil, hediye seçimleriyle de önceki kuşaklardan ayrılıyor.

Eskiden romantizmin simgesi sayılan büyük ayıcıklar, kapıya gönderilen demet demet güller, kalpli balonlar, kutu kutu çikolatalar yerini daha kişisel ve deneyim odaklı tercihlere bıraktı.

Hediyeler gösterişli olmaktan çok karşı tarafın ilgi alanına, hobilerine göre seçiliyor.

Melike T., 28: Onu tanıdığımı belli edecek bir şey hediye etmek isterim.Asmin Polatır, 20: Genellikle kişiselleştirilmiş el yapımı hediyeler vermeyi seviyorum.

Örgü örmek, kilden bir tasarım yapmak gibi…Mert Sağoğlu, 25: İstediğini bildiğim bir şeyi alırım ya da bir derneğe onun adına bağış yaparım.Toygar D., 29: Özel günlerde mutlaka özel bir hediye olur.

Gitmek istediği bir yere veya etkinliğe bir bilet ya da daha önce hayalini kurduğu, istediğini bildiğim bir hediye olabilir.Öykü Gültekin, 21: Daha kişisel hediyeler almaya dikkat ediyorum.

Örneğin, sevdiği takımla, hobileriyle ilgili hediyeler...

Forma, boks eldiveni vs...

İlgili Sitenin Haberleri