Haber Detayı

'Yağışları muhafaza edemezsek, kuraklık yaşamaya devam ederiz'
Güncel haberler.com
08/02/2026 09:59 (3 saat önce)

'Yağışları muhafaza edemezsek, kuraklık yaşamaya devam ederiz'

ZİRAAT Mühendisleri Odası (ZMO) İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, son dönemde etkili olan şiddetli yağışların tarımsal üretime katkı sağlaması için muhafaza edilmesi gerektiğini belirterek, "İzmir'de yıl boyu ihtiyaç olan toplam yağışın 4'te 1'i bir haftada yağarsa ve bu suyu muhafaza...

ZİRAAT Mühendisleri Odası (ZMO) İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, son dönemde etkili olan şiddetli yağışların tarımsal üretime katkı sağlaması için muhafaza edilmesi gerektiğini belirterek, "İzmir'de yıl boyu ihtiyaç olan toplam yağışın 4'te 1'i bir haftada yağarsa ve bu suyu muhafaza edemezsek, kalan günlerde kuraklığı yaşamaya devam ederiz" dedi.Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden biri olan İzmir'de tarım arazileri yaz aylarında yüksek sıcaklık ve kuraklıktan; kış aylarında mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşen yağışlar ve fırtınalardan olumsuz etkilendi.

İzmir'de geçen yıl ocak ayı yağış ortalaması metrekareye 134,8 kilogram iken, bu yıl ocak ayında yağış miktarı yüzde 65 artarak metrekareye 223,7 kilogram olarak ölçüldü.

Şubat ayının ilk haftasından itibaren etkili olan şiddetli yağışlar, eğimli arazilerde erozyona, taban arazilerde su baskınlarına neden oldu.

Yağışların ardından özellikle Selçuk ve Menemen ilçelerinde drenajı yetersiz taban arazilerde göllenme yaşandığını ve bunun ekili alanları olumsuz etkilediğini belirten ZMO İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, "Yağmur suları büyük nehirlere, derelere ve çaylara ulaşıyor.

Ancak yapılaşma, maden sahaları ve yol çalışmaları nedeniyle eğimli yamaç arazilerin doğal drenajı bozuluyor.

Doğal drenaj sistemleri bozulduğunda kuvvetli yağışlarla gelen su sele dönüşerek tarım alanlarına zarar veriyor" diye konuştu.'TOPRAĞIN FAYDALI KISMI AKIYOR'Şiddetli yağışlarla birlikte yaz aylarında orman yangınlarının yaşandığı birçok ilçede sel ve erozyon görüldüğünü aktaran Çakıcı, "Orman alanları suyu tutar, akışını yavaşlatır ve toprağa sızmasını sağlar.

Ancak bitki örtüsü olmayan çıplak arazilerde su doğrudan dere yataklarına akıyor.

Eğimli arazilerde kuvvetli yağış, toprağın faydalı kısmının akıp barajlara, göllere ve denizlere taşınmasına neden oluyor.

Bu durum, tarım yapılabilecek nitelikteki toprağın kaybına yol açıyor" dedi. 'SUYU TUTMAMIZ GEREKİYOR'İklim değişikliğine bağlı ekstrem hava olaylarının tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini dile getiren Çakıcı, "150 gün yağmur yağmaması da kısa sürede yağış rekorları kırılması da istenen bir durum değil.

Şiddetli yağışların yalnızca küçük bir bölümünü barajlarda toplayabiliyoruz.

İzmir'de yıl boyu ihtiyaç olan toplam yağışın 4'te 1'i bir haftada yağarsa ve bu suyu muhafaza edemezsek, kalan günlerde kuraklığı yaşamaya devam ederiz.

Tarımsal sulamada kullanmak için bölgesel, küçük ölçekli göletler ve barajlarla yağmur suyunu tutmamız gerekiyor" diye konuştu.

Şiddetli yağışların yüzey akışına geçerek toprak tarafından emilemediğini belirten Çakıcı, "Yağış yavaş ve düzenli olduğunda su toprağa sızarak yer altı sularını besler.

Ancak çok kuvvetli yağışlarda su yüzeyden akıp gidiyor.

Bu durum hem eğimli arazilerde toprak kaybına neden oluyor hem de muhafaza edilemeyen suyun derelere karışmasına yol açıyor.

Düz arazilerde ise biriken su, bitkilerin zarar görmesine sebep oluyor" dedi.

İlgili Sitenin Haberleri