Haber Detayı

Uzmanlar uyardı: Bu hastalık sandığınızdan çok daha yaygın! Sessizce ilerliyor, geç fark ediliyor
Aile hurriyet.com.tr
08/02/2026 13:04 (2 saat önce)

Uzmanlar uyardı: Bu hastalık sandığınızdan çok daha yaygın! Sessizce ilerliyor, geç fark ediliyor

Yeni bir araştırma, glokomun sanılandan çok daha yaygın olduğunu ortaya koydu. Özellikle İngiltere’de yüz binlerce kişinin bu sinsi hastalıkla yaşadığı, ancak büyük bölümünün durumundan habersiz olduğu belirtiliyor. Uzmanlara göre rakamlar hızla artıyor ve risk düşündüğümüzden çok daha büyük. Peki glokomu bu kadar tehlikeli yapan ne? Hangi belirtileri ciddiye almak gerekiyor?

Yeni açıklanan endişe verici araştırma bulguları, İngiltere başta olmak üzere Avrupa genelinde glokomun sanılandan çok daha yaygın olduğunu ortaya koydu.

Körlüğün önde gelen nedenlerinden biri olan bu sinsi göz hastalığıyla yalnızca İngiltere’de şu anda 1 milyondan fazla kişinin yaşadığı, Avrupa genelinde ise milyonlarca vakanın hâlâ teşhis edilmediği tahmin ediliyor.

Oftalmoloji Enstitüsü tarafından yürütülen kapsamlı analiz, 40 yaş üstü nüfusta glokomun gerçek boyutunun daha önceki tahminlerin çok üzerinde olduğunu gözler önüne serdi.

Resmî nüfus verilerine dayanan çalışmaya göre, Birleşik Krallık’ta şu anda 40 yaş ve üzeri 1.019.629 kişi glokomla yaşıyor.

Araştırmacılar, 2060 yılına gelindiğinde bu sayının 1,6 milyonu aşabileceğini ve toplam vaka sayısında yüzde 60’lık bir artış yaşanacağını öngörüyor.

Glokom, genellikle göz içindeki sıvının düzgün bir şekilde boşalamaması sonucu göz içi basıncının artması ve bu basıncın, görme sinyallerini beyne taşıyan optik sinire zarar vermesi ile ortaya çıkıyor.

Hastalık çoğu zaman yavaş ve sessiz bir şekilde ilerliyor; görme kaybı belirgin hâle gelene kadar hiçbir belirti vermeyebiliyor.

Bu nedenle glokom, tıp dünyasında sıklıkla “sessizce ilerleyen körlük” olarak tanımlanıyor.

En sık 50 yaş ve üzerindeki kişilerde görülmesine rağmen, hastalığın erken evrelerinde fark edilmemesi, tedavi şansını ciddi şekilde azaltıyor.

Araştırmaya katılan göz hastalıkları uzmanları, İngiltere’de glokom hastalarının yüzde 40’ından fazlasının, teşhisin çok geç konulması nedeniyle önlenebilir görme kaybı yaşadığı uyarısında bulunuyor.

Çalışmanın sonuçları, glokomla ilgili bugüne kadar yapılan tahminlerin ciddi biçimde eksik kaldığını da ortaya koydu.

Daha önce İngiltere’de yaklaşık 700 bin kişinin glokom hastası olduğu düşünülüyordu.

Ancak British Journal of Ophthalmology dergisinde yayımlanan yeni makalede, bu tahminlerin ülkenin değişen ve yaşlanan nüfus yapısını yansıtmadığı vurgulandı.

Araştırmacılar, özellikle 85 yaş ve üzerindeki bireylerin yaklaşık yüzde 11’inde glokom görülmesinin beklendiğini, yaş ilerledikçe riskin dramatik biçimde arttığını belirtiyor.

Ancak beklenen vaka artışının yalnızca yaşlanmayla sınırlı olmadığına da dikkat çekiliyor.

Araştırmada, glokom riskinin etnik kökene göre de önemli ölçüde değiştiği tespit edildi.

Çalışmaya dahil edilen yaklaşık 34 milyon kişilik veri setinde, glokom oranlarının erkeklerde kadınlara kıyasla biraz daha yüksek olduğu görüldü.

En yüksek prevalans Afrika kökenli etnik gruplarda, en düşük oran ise Asya kökenli topluluklarda saptandı.

Avrupa kökenli bireylerde ise vaka sayısının özellikle en yaşlı yaş gruplarında yoğunlaştığı, bunun da vakaların yaklaşık yüzde 40’ının 65 yaş ve üzerindeki kişilerden kaynaklanmasından ileri geldiği ifade edildi.

Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda etnik olarak daha çeşitli toplulukların büyümesiyle birlikte glokomun sağlık sistemi üzerindeki yükünün daha da artacağı uyarısında bulunuyor.

Çalışmanın baş yazarı ve Göz Hastalıkları Enstitüsü’nden Dr.

Laura Antonia Meliante, bulguların uzun vadeli sağlık planlamasının aciliyetini ortaya koyduğunu söyledi.

Meliante, şu değerlendirmede bulundu:“Bu demografik değişimlerin, önümüzdeki on yıllarda glokomun sağlık sistemi üzerindeki yükünü önemli ölçüde artıracağı öngörülüyor.

Artan talebi karşılayabilmek için uzun vadeli, sürdürülebilir sağlık planlamasına acilen ihtiyaç var.” Meliante ayrıca, tanı ve tedavide yaşanan gecikmeleri azaltmak için kamuoyu bilinçlendirme kampanyaları, düzenli göz taramaları ve doğru, güncel verilerle hazırlanmış uzun vadeli projeksiyonların hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.

Göz hastalıkları uzmanları Dr.

Alexander Schuster ve Dr.

Cedric Schweitzer, mevcut sağlık politikalarının glokomun önlenmesi konusunda yetersiz kaldığını belirtti.

Uzmanlar, şu ifadeleri kullandı: “Bu artış, yalnızca tedavi seçeneklerine odaklanmanın yeterli olmadığını gösteriyor.

Yapılandırılmış vaka tespiti, kanıta dayalı sağlık hizmeti planlaması ve yaşlılıkta körlüğü önlemeye yönelik stratejiler artık kaçınılmaz.”Schuster ve Schweitzer, bilimsel olarak geliştirilmiş ve etkinliği kanıtlanmış tarama programlarının hayata geçirilmesi gerektiğini, aksi takdirde binlerce kişinin önlenebilir görme kaybıyla karşı karşıya kalacağını söyledi.

Glokomun kesin nedeni her zaman bilinmemekle birlikte, uzmanlar bazı risk faktörlerine dikkat çekiyor.

Buna göre:50 yaş ve üzeri olmakAnne, baba veya kardeşlerde glokom öyküsü bulunmasıDiyabet gibi kronik hastalıkların varlığıAfrika kökenli etnik gruplara mensup olmakglokom riskini belirgin şekilde artırıyor.

Uzmanlara göre en çarpıcı bulgulardan biri, iyi kaynaklara sahip sağlık sistemlerinde bile glokom vakalarının yaklaşık yarısının teşhis edilmeden kalması.

Bu durumun özellikle etnik azınlık gruplarında daha belirgin olduğu, bu gruplarda tanı gecikmeleri ve hastalığın ileri evrede ortaya çıkma olasılığının daha yüksek olduğu ifade ediliyor.Oysa glokom erken teşhis edilip tedavi edildiğinde, hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabiliyor ve görme kaybı büyük ölçüde önlenebiliyor.

Uzmanlar, erken teşhisin önemini vurgularken, İsveç’te yakın zamanda yapılan bir çalışmaya da dikkat çekiyor.

Bu araştırmaya göre, 67 yaşındaki tüm nüfusu kapsayan sistematik göz taramaları, glokom nedeniyle görme kaybı yaşayan kişi sayısını yarıya kadar azaltabiliyor.

Glokom çoğu zaman sessiz ilerlese de, bazı vakalarda ani başlangıçlı ve şiddetli belirtiler görülebiliyor.

Bunlar arasında:Şiddetli göz ağrısıGözde kızarıklıkBulanık görmeBaş ağrısıMide bulantısı ve kusma yer alıyor.

Glokomun kesin bir tedavisi bulunmuyor.

Ancak göz damlaları, lazer tedavileri ve cerrahi müdahaleler, erken başlandığında hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor ve daha fazla görme kaybını önleyebiliyor.Uzmanlar, artan vaka sayıları karşısında, düzenli göz muayenelerinin yaygınlaştırılması ve toplum genelinde farkındalığın artırılmasının, önümüzdeki yıllarda körlükle mücadelede en etkili silah olacağı görüşünde birleşiyor.Daily Mail'in The silent blindness epidemic: Glaucoma cases soar as millions go undiagnosed başlıklı haberinden derlenmiştir.

İlgili Sitenin Haberleri