Haber Detayı

ABD’nin Grönland’la; Grönland’ın ABD ile imtihanı -III-
Halil özsaraç aydinlik.com.tr
09/02/2026 00:00 (1 saat önce)

ABD’nin Grönland’la; Grönland’ın ABD ile imtihanı -III-

ABD’nin Grönland’la; Grönland’ın ABD ile imtihanı -III-

Geçen hafta, nükleer saldırı hedefi olmaması için ABD üslerinden kurtulmak; ABD üslerinden kurtulması için bağımsız olmak; bağımsız olması için Danimarka’nın ekonomik vesayetinden kurtulmak; Danimarka’nın ekonomik vesayetinden kurtulması için de “madencilik” ve “turizm” sektörlerinin altyapısını hazırlamak üzere dev bütçeli yatırımcı bulmak ve çeşitlendirmek zorunda olan Özerk Grönland’dan bahsetmiştik.

Bilinmeyen bir gelecekte bağımsızlığa kararlı olan Grönland Parlamentosu, Mayıs 2017’de, bir anayasa komisyonu kurdu ve komisyonun, “bağımsız” ve “özerk” Grönland olmak üzere iki farklı anayasa taslağı hazırlayacağını duyurdu.

Şimdi sıra, ekonomik altyapıyı bağımsızlığa hazırlamaya gelmişti.

Demiryolu bulunmayan ve karayolu da yok denecek kadar az olan Grönland’da, yolcu uçaklarının inebileceği tek pist, Kangerlussuaq Havalimanı’ndaydı.

Toprak buzlarının erimesi ile pist zarar görünce, turizmi canlandırmak isteyen Grönland’a yeni havalimanları inşa etme fırsatı da doğmuş oldu.

Özerk Grönland’ın, iki ayrı bölgeye, havalimanı inşa ve işletme ihalesini, 2018’de, Çinli bir firmanın da yer aldığı bir konsorsiyuma vermiş olması, ABD’yi huzursuz etti.

Grönland’ı ekonomik olarak kendine bağımlı pozisyonda tutmak isteyen Danimarka, ABD’nin tepkisini fırsata çevirdi ve “güvenlik” gerekçesiyle ihaleyi iptal etti.

Soğuk ülkeleri daha yoğun ziyaret eden Çinli turistleri çekmek isteyen Grönland’a yapılan bu Danimarka müdahalesi, tartışmalara yol açtı.

Danimarka, meseleyi bir “güvenlik” sorunu yerine bir “altyapı” sorunu olarak gören Grönland’ı sakinleştirebilmek amacıyla; Eylül 2018’de, Nuuk ve Ilulisat’taki pistleri yolcu uçaklarının iniş-kalkışlarına uygun hâle getirilmesi için, Grönland’a zayıf bir “kredi” paketi sunmak zorunda kaldı. “Turizm” için uyduruk pistler yerine modern havalimanlarına ihtiyaç duyan Grönlandlılar, ABD ve Danimarka kaynaklı bu müdahaleyi, öfke ile akıllarında tuttular. 2018-2019: HİPERSONİK SİLAH TEHDİDİNİ GRÖNLAND’SIZ DENGELEYEMEYECEĞİNİ GÖREN ABD’NİN PANİĞİ 2018’de, Grönland ile Danimarka arasında, havalimanı tartışmaları yaşanırken; ABD ve İngiliz nükleer denizaltıları, 10 yıl aradan sonra, Arktik’in buz tabakası altında Rus ve Çin denizaltılarını avlama amaçlı ICEX eğitimlerine başladılar ve bu eğitimler, devamlılık kazandı.

Aynı yıl, ABD 6.

Filosu, 1991’den sonra ilk defa, hem de USS Harry S.

Truman uçak gemisi ile Arktik Okyanusu’na girdi; hatta Norveç ile Grönland arasındaki sularda, Trident Juncture 2018 isimli büyük çaplı bir NATO tatbikatı da yapıldı.

Yerden bin km yüksekliğe fırlatılabilen anti-balistik SM-3 füzelerini taşıyan Arleigh Burke sınıfı ABD destroyerlerinin Grönland’ın bin 200 km doğusundaki Barents Denizi’ndeki varlıkları, 2018’den itibaren kalıcılaştı.

Arktik’teki aşırı askerî hareketlenmenin ve kalıcılaşmasının sebebi, Putin’in 10 Mach süratle uçabilen 2 bin km menzilli “Kinzhal” hipersonik füzesinin Rus Ordusu’nun envanterine girdiğini açıklaması idi.

Henüz hipersonik teknoloji yarışına başlayamamış iken Rus, Çin, hatta İran’ın modern hipersonik füze teknolojilerinde kapatılması güç bir gelişme kaydetmesi, ABD’yi panikletti ve dengeyi sağlamak üzere balistik füze silolarını acilen yerleştirmek istediği Grönland’a ve hâlâ Grönland’ın resmî sahibi olan Danimarka’ya baskı yapmaya zorladı.

ABD, hipersonik silah teknolojisiyle başa çıkmanın yollarını ararken, Çinli Shenghe Resources şirketinin de yüzde 9,21 gibi mütevazi bir pay ile ortak olduğu Avusturyalı Greenland Minerals and Energy şirketi, 2019’da Grönland’dan çinko ve uranyum madenciliği için izin aldı.

Aradığı bahaneyi bulan ABD, “Havaalanlarından sonra Grönland’ın madenleri de Çin’e teslim ediliyor” diye kıyametleri kopardı ve “Danimarka’yı acizlik” ile suçladı. “Kalkınma” arayan Grönland, Çinli ortağı olan Avusturya şirketinin madencilik iznini -istemeye istemeye- askıya aldı, ama ABD’ye karşı öfkesi bir kat daha arttı.

Bir süre sonra, ABD’li Alcoa şirketinin 3 milyar avroluk dev bir alüminyum tesisi kurmak üzere Grönland ile yaptığı anlaşmayı Danimarka, “çevreye zarar vereceği” gerekçesiyle iptal etti.

ABD yatırımını bile veto edecek kadar ileri giden Danimarka’nın asıl derdi, “çevre” filan değil, -daha önce bahsettiğimiz gibi- Grönland’ın “bağımsızlık arayan kalkınma” formülünü zora sokmak idi.

Grönland’ın Danimarka’ya öfkesi “sel oldu.” Bunlar yaşanırken ABD’nin “Arktik’ten geçecek hipersonik füzelerle vurulma” kaygısı büyüyordu ve bunu gizleyemiyordu.

Haziran 2019’da yayınlanan ABD Savunma Bakanlığı Strateji Belgesi’ne göre Arktik, “ABD anavatanına yönelik saldırılar için artık potansiyel bir vektör” hâline gelmişti. 19 Ağustos 2019’da Trump, X üzerinden, ABD’nin Çin ve Rusya’nın askerî müdahalesine açık durumda olduğunu iddia ederek Grönland’ı Danimarka’dan satın almak istediğini yazdı.

Fakat Trump, jeopolitik Grönland kozunu elinden kaçırmak istemeyen Danimarka ile arkasındaki Avrupa’dan “ısrarlı hayır” cevaplarını aldı.

ABD ile Avrupa arasındaki diplomatik gerginlik sürerken, Kuzey Amerika Hava Savunma Kuvvetleri (NORAD) Komutanı General O’Shaugnessy imzasıyla Mart 2020’de ABD Kongresi’ne sunulan rapordaki “Arktik artık bir kale duvarı değil ve okyanuslarımız artık koruyucu hendekler değil.” ifadesi dikkat çekiciydi.

ABD’li komutanlar, Grönland’a bırakın balistik/anti-balistik füzeler yerleştirmeyi, F-35 bile yerleştirememenin sıkıntısı içindeydiler. 2020-2024: GRÖNLAND İÇİN YUMUŞAK GÜÇLER REKABETİ; AMA GRÖNLAND BAĞIMSIZLIK İSTİYOR Meseleyi Danimarka ile çözemeyeceğini anlayan ABD, Grönland ile arasını düzeltmeyi denedi.

ABD’nin Nisan 2020’de açıkladığı ve Grönland’ın “sürdürülebilir” ekonomik kalkınması için hazırlanan 12,1 milyon dolarlık yardım paketinde; “enerji ve doğal kaynakların geliştirilmesi” ile “turizmin desteklenmesi” gibi Grönlandlıların hoşuna gidecek kalemler ağırlıklıydı.

Hemen arkasından ABD, Haziran 2020’de, 67 yıldır kapalı olan Grönland Başkonsolosluğunu yeniden açtı.

Ağustos 2020’de ise, USS Thomas Hudner, Grönland’ın derin fiyordlarına giren ilk ABD destroyeri oldu.

Ekim 2020’de, Grönland ile imzaladığı antlaşmada ABD, Pituffik Uzay Üssü’nün tüm lojistik ihtiyaçlarının 2024’ten itibaren yalnızca Grönlandlı firmalar tarafından karşılanmasını kabul etti.

ABD, yumuşak gücünü kullanarak “kızgın” Gröndland’ın gönlünü kazanabileceğini düşünürken; Grönland Parlamentosu, 2021’de, Anayasa Komisyonu’nun “özerklik” anayasası hazırlama görevini iptal etti ve “bağımsızlık” anayasa taslağını hazırlamakla yetkilendirdi.

Ortamı sakinleştirmek isteyen ABD, 2021’de, “artık Grönland’ı satın alma konusuyla ilgilenmediğini” söyleyip -özür mahiyetinde- “10 milyon dolarlık bir ek yardım paketi” açıkladı.

Grönland’ın bağımsızlık ilanını veya ABD’ye ilhakını önlemek isteyen Danimarka da “yumuşak güç” kullanımında ABD’den geri kalmadı ve 2021’den itibaren, bölgesel kuruluşlara gönderilen Danimarka delegasyonlarında Grönland’a daha belirgin roller vermeye başladı.

ABD ile Danimarka arasındaki “yumuşak güç” rekabetini Grönland umursamadı bile.

Nitekim, Anayasa Komisyonu, Bağımsız Grönland için Anayasa Taslağı’nı Nisan 2023’te, Grönland Parlamentosu’na sundu.

Grönland’ın “bağımsızlık” anayasası taslağı kamuoyunda tartışılırken, Grönland’ın 10 yıl içinde “bağımsızlığını ilan etmiş olacağı” da duyuruldu.

Dahası, Grönland Hükûmeti, Şubat 2024’te, 10 yıllık Dış Politika, Güvenlik ve Savunma Strateji Belgesi’ni de yayınladı.

Bu belgede, ABD ile kurulacak askerî ilişki ise, “verimli diyalog” gibi “cılız” bir ilişki ile sınırlandırılmıştı. “Danimarka’nın kafesi”nden kaçmakta olan “Grönland Kuşu”nun “ABD’nin kafesini”ne girmeye de hiç niyeti yoktu; üstelik “bağımsızlığını kazanacak” Grönland, “ABD askerî üssünü kapatabilirim!” mesajını da vermekteydi.

Eylül 2024’te Grönland Hükûmeti, 2009 Özerlik Yasası’nın bağımsızlığa izin veren 21. maddesinin etkinleştirilmesinin “yol haritasını belirlemek” üzere bir komisyon kurdu ve 2026 sonuna kadar rapor hazırlama görevi verdi.

Sonra da, Ocak 2025’te, bir kamuoyu yoklaması yaptırdı.

Buna göre, Grönlandlıların yüzde 85’i ABD’nin; yüzde 84’ü de Danimarka’nın egemenliğini istemiyordu.

Anlayacağınız, dünya savaşına doğru ilerleyen Doğu-Batı rekabetinin bir parçası olmak istemeyen Grönland, “bağımsızlık”ta kararlıydı… Grönland, Danimarka’dan, ABD’den ve NATO’dan uzaklaşmanın son evresine yaklaşırken; 2024 sonunda, ABD’de başkanlık seçimleri yapıldı ve tüm dünya seçilir seçilmez Trump, “bir şekilde Grönland’ı alacağını” söyledi. 2026 Şubat’ındayız ve tüm dünyanın “delirmiş!” sandığı Trump’ın “Grönland” nakaratı hâlâ devam ediyor.

Yukarıda anlattıklarıma dayanarak bence Trump değil ama, yükselen Asya’nın “yeni nesil savunma teknolojileri” karşısında ne yapacağını şaşıran ve “Grönland’dan başka bir çıkış kapısı bulamayan” ABD, gerçekten de delirmek üzere…

İlgili Sitenin Haberleri