Haber Detayı

Patagonya’da ekosistem krizi derinleşiyor: Pumalar geri döndü, penguenler savunmasız
Sürdürülebilir dünya dunya.com
09/02/2026 00:00 (4 saat önce)

Patagonya’da ekosistem krizi derinleşiyor: Pumalar geri döndü, penguenler savunmasız

Patagonya’da doğanın eski dengesi yeniden kurulurken beklenmeyen bir çatışma ortaya çıktı. Geri dönen pumalar, savunmasız Magellan penguenlerini avlamaya başladı. Binlerce penguen öldü. Bilim insanları ise tek sorumlunun yırtıcılar olmadığını, asıl tehdidin iklim ve üreme başarısızlığı olduğunu söylüyor.

Başak Nur GÖKÇAMbasaknur.gokcam@dunya.comPatagonya’da doğa kendi­ni onarmaya çalışırken ortaya çıkan yeni tablo, koruma politikalarının ne ka­dar karmaşık bir denge üze­rine kurulu olduğunu bir kez daha gösterdi.

Arjantin’in gü­neyinde, Monte Leon Milli Par­kı’nda geri dönen pumalar, da­ha önce karasal yırtıcılarla hiç karşılaşmamış Magellan pen­guenleri için yeni ve ölümcül bir tehdit haline geldi. 1990 yı­lında bölgede sığır yetiştirici­liğinin sona ermesiyle birlikte, pumalar (Puma concolor) ya­vaş yavaş tarihsel yaşam alan­larına geri dönmeye başladı.

Bu dönüş, onları modern tarihte ilk kez Magellan penguenleriy­le (Spheniscus magellanicus) karşı karşıya getirdi.

Penguen­ler, geçmişte karadaki büyük yırtıcıların yokluğundan fayda­lanarak açık deniz adalarından anakaraya göç etmişti.

Evrim­sel olarak karasal avcılara karşı savunma mekanizmaları geliş­tirmeyen bu tür için pumaların gelişi, doğrudan hayatta kalma sorununa dönüştü.Popülasyonun yüzde 7.6’sına denk gelen bir kayıp Monte Leon Milli Parkı’nda 2004 yılından bu yana yürütü­len uzun vadeli izleme çalışma­ları, bu yeni ilişkinin boyutla­rını gözler önüne serdi. 2007- 2010 yılları arasında yapılan saha gözlemlerinde puma sal­dırılarıyla bağlantılı binler­ce penguen ölüsü kayda geçti.

Oxford Üniversitesi Yaban Ha­yatı Koruma Araştırma Biri­mi (WildCRU) ile yapılan or­tak analizler sonucunda, sa­dece dört yılda 7 binden fazla yetişkin penguenin öldürül­düğü tahmin ediliyor.

Bu sayı, yaklaşık 93 bin bireylik yetiş­kin popülasyonun yüzde 7,6’sı­na karşılık geliyor.

Daha çarpı­cı olan ise ölen penguenlerin önemli bir bölümünün yenme­den bırakılmış olması.

Uzman­lar bu durumu ‘fazla öldürme’ (surplus killing) davranışıy­la açıklıyor.

Avın bol ve savun­masız olduğu ortamlarda, yır­tıcıların yalnızca beslenme ihtiyacı için değil, avlanma dür­tüsüyle de öldürme davranışı gösterebildiği biliniyor.

Evcil kedilerde sık­ça görülen bu davra­nışın, Patagonya’daki pumalarda da ortaya çıktığı düşünülüyor.Kolonilerde yok olma riski oluşuyor Ancak bilim insanlarının modelleri, sorunun tek başına pumalarla açıklanamayacağını ortaya koyuyor.

Nüfus pro­jeksiyonları, penguen kolonisinin yok oluş riskinin esas olarak üreme başarısızlı­ğı ve yav­ru hayat­ta kalma oranla­rının dü­şüklüğüyle bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Yalnızca yavruların yüzde 20’sinin yetişkinliğe ula­şabildiği ve üreme oranının çift başına en fazla bir yavruyla sı­nırlı kaldığı senaryolarda, kolo­ni için gerçek bir yok olma riski oluşuyor.

Puma avcılığı bu se­naryolarda tabloyu ağır­laştırıyor ancak temel belirleyici faktör olmuyor.Bu bulgular, sürdürülebilir­lik politikaları açısından kritik bir soruyu gündeme getiriyor: Koruma çabaları tek bir “sem­bolik türü” merkeze alarak mı yürütülmeli, yoksa ekosistemin bütününe mi odaklanmalı?

Pu­maların geri dönüşü, insan faa­liyetleriyle bozulan doğal den­genin onarılması açısından bir başarı olarak görülürken, bu durumun başka bir tür için yı­kıcı sonuçlar doğurması koru­ma anlayışının sınırlarını göz­ler önüne seriyor.Ekolojik kriz çok katmanlı yaşanıyor Araştırmacılar özellikle ik­lim değişikliğinin dolaylı et­kilerine dikkat çekiyor.

Besin bulunabilirliği, deniz ekosis­temlerindeki değişim, sıcak­lık artışları ve gıda arzındaki dalgalanma­lar, pengu­enlerin üreme başa­rısını doğrudan etkiliyor.

Bu da sorunun yalnızca karasal yırtıcı-av ilişkisi değil, çok katmanlı bir ekolojik kriz ol­duğunu gösteriyor.

Monte Leon örneği, küresel ölçek­te yaşanan daha geniş bir dö­nüşümün parçası.

Karasal yır­tıcıların kıyı ekosistemlerine doğru genişlemesi, dünyanın farklı bölgelerinde benzer so­runları doğuruyor.

ABD’nin Georgia kıyılarında yabani do­muzların deniz kaplumbağası yumurtalarının başlıca yırtı­cı haline gelmesi, Kuzey Ame­rika’nın doğusunda çakalların bariyer adalara yayılması bu sürecin diğer örnekleri.Popülasyonların sürekli izlenmesi gerekiyor Uzmanlara göre çözüm, tür­ler arasında ‘taraf tutan’ bir ko­ruma yaklaşımı değil, sürekli izlemeye dayalı, adaptif ve bü­tüncül bir ekosistem yönetimi.

Hem puma hem de penguen po­pülasyonlarının eş zamanlı iz­lenmesi, erken uyarı sistem­lerinin kurulması ve iklim te­melli baskıların azaltılmasına yönelik politikalar, bu kırılgan dengenin korunmasında haya­ti öneme sahip.

Patagonya’da­ki bu tablo, sürdürülebilirliğin yalnızca doğayı korumak değil, doğanın kendi iç dinamiklerini doğru okumak anlamına gel­diğini gösteriyor.

Doğa ge­ri dönerken, insanın en büyük sorum­luluğu, bu dönü­şümün yeni kayıplara yol açma­masını sağla­mak.Asıl risk nerede?

Bilimsel modellere göre penguen kolonisi için en büyük tehdit pumalar değil.

Asıl risk, düşük üreme başarısı, yavru ölümlerinin artması ve iklim değişikliğinin besin zincirini zayıflatması.

Gıda arzındaki azalma, deniz ekosistemindeki bozulma ve sıcaklık artışı, penguenlerin geleceğini doğrudan belirleyen temel faktörler olarak öne çıkıyor.Fazla öldürme nedir?Ekolojide ‘fazla öldürme’ (surplus killing) olarak tanımlanan bu davranış, yırtıcıların yalnızca beslenme ihtiyacı için değil, avın savunmasızlığı ve bolluğu nedeniyle içgüdüsel olarak daha fazla canlıyı öldürmesi anlamına geliyor.

Monte Leon Milli Parkı’nda çok sayıda penguenin yenmeden bırakılması, pumaların bu davranış kalıbını sergilediğini gösteriyor.

Uzmanlara göre bu durum, ekosistemde dengenin bozulduğunun en net göstergelerinden biri.

İlgili Sitenin Haberleri