Haber Detayı

ALTINA DAİR..
cnnturk.com
09/02/2026 08:02 (5 saat önce)

ALTINA DAİR..

Son yılların hakim kurgusu aynen devam ediyor; ekonomik gelişmeler, küresel jeo-politik dinamikler tarafından biçimlendiriliyor. Bu çerçevede, güncel bir durum tespiti ve altın ile ilişkili ekonomik değerlendirme gündeme geliyor:

Çözüm sürecinde somut aşama kaydedilemeyen ABD-İran muhtemel çatışması için Umman buluşması ile ulaşılan bekle-gör konjonktürü, 11 Şubat tarihine çekilen Netanyahu-Trump zirvesi ile tekrar şüpheli/yüksek riskli hale dönüşüyor.

İki liderin, tam İran İslam Devriminin  yıldönümünde,  yedinci kez biraraya gelmesi manidar bulunuyor.

ABD-Rusya arasındaki nükleer silahlanma kontrol anlaşmasının miadını doldurması da aynı tarihlere denk düşüyor.

Jeo-politik tansiyon ve risk okumalarında belirgin bir değişiklik yaşanmadığını kabul etmek gerekiyor.

Başkan Trumpın; dünyadaki petrolün artık %70i bize ait! ifadesi ve Hindistanın petrol ihtiyacını Çinden değil; ABD-Venezueladan karşılayacağını açıklaması da dikkatle not ediliyor.

Geçen haftaki CME (Şikago Emtia Borsası) merkezli büyük operasyonun ardından, altın; en çabuk toparlanma işaretleri veren finansal varlık haline ulaşıyor.

Yaşattığı değer kayıpları ile bir kere daha şeytanın metali! benzetmesini hatırlatan gümüşün bu durumu ve kripto dünyasının simgesi Bitcoin özelinde yaşanan düşüş travması da altının nefesini açıyor.

Bu performansıyla, Bitcoin için ortaya atılan dijital altın benzetmesi, her halde anlamını yitirmiş bulunuyor!Alımlarda birinciliği kimseye kaptırmayan Polonya Merkez Bankasının; 150 tonluk yeni külçe alım kararı ve stabil-kripto liginin lideri Tetherin 70 tona ulaşan benzer tercihi de ,ortada duruyor.

CME merkezli; mega ölçekli doldur-boşalt operasyonundan görece daha az bir güvenli liman itibar kaybı ile çıkan altın kulvarında, merkez bankalarının hiç fiziki satış yapmadıkları, külçelere sahip çıktıklarının altını çizmek gerekiyor.

Üstelik, merkez banka fiziki alışlarında bir önceki yıla göre ortaya çıkan azalışın, büyük ölçüde, rezerv altın oranlarında yasal limite ulaşılmasından kaynaklandığı biliniyor.

İlaveten, gümüş için 1 / 580 nispetinde olan (her bir gram fiziki gümüşe karşın tam 580 gr. kağıt gümüş) fiziksel/türev taahhüt dengesi nin; altın bakımından daha az riskli (1/320) tablosunda tahmin edilmesi, altını görece daha avantajlı hale getiriyor.

Nitekim, J.P.

Morgan ve UBS sene sonu altın hedeflerini 6200 Dolar/Ons düzeyinde tutmaya devam ediyor.

Hızlı kazanç grafiğinin ardından sadece iki haftada bin dolar kayıp yaşatan altın, dünyada ve ülkemizde, yukarı yönlü öngörülerin hedefinde olmayı sürdürüyor; yukarı yönlü trend yolculuğunda dalga boyu artan oynaklıklar da artık hesaba dahil edilmiş bulunuyor.Yaşadığımız coğrafyada altının, öteden beri, farklı ve özgün itibar ve değerlendirmelere konu olduğu biliniyor.

Altına atfedilen itibar ve şerefiye, günümüzün enflasyonist koşullarında sunduğu değer aşınmasına kalkan olma ek faydası ile şerefiyesini arttırıyor.

Münhasıran, Ocak ayı enflasyon rakamlarının getirdiği okumalar ile, enflasyona karşı korunma/zorunlu birikim sağlama kulvarında her daim ilk tercih edilen olmayı başarıyor.

Amaca yönelik bir birikim aracı olarak; menzile/amaca varıldığında (ev, araba, düğün, vb.) yeniden katma değer üretecek; milli gelire katılacak profile dönüştürülebiliyor.

Biriktirildiğinde sanal servet artışı sağladığı ve zaman içinde servet dağılımını değiştirdiği için, ona sahip olanlar için zenginleştirici; ol(a)mayanlar için ise fakirleştirici etki doğurduğunu açıkça ifade etmek gerekiyor.

Hatta, ülke şartlarında, enflasyondan altın yardımı ile korunmaya çalışanların, er veya geç, (yastık altı) birikimlerini harcamaya dönüştürmek suretiyle enflasyonu; artan talep üzerinden destekleme durumuna bir anda geçtiğini ve Merkez Bankası Başkanının bu konudaki güncel ifadesini unutmamak şart oluyor!Her ne kadar, ülke şartlarında altın fiyatı, dünya referansından on-onbeş bin dolar daha yukarıda seyretse de, dolar cinsinden fiyatlanan bu finansal varlığın düşük dolar/lira kuru avantajını korumayı başardığı izleniyor.

Herkesin, kendi izan ve kapasitesi ile kendi tercihlerini oluşturması esas olmakla birlikte, bu süreçte referans teşkil edebilecek bir kısım finansal başparmak kuralları manzumesini hatırlatmak gerekiyor:Piyasa fiyatlarında dalgalanma sıklık ve aralığı yüksek seviyede izlendiğinde, her an ihtiyaç duyulabilecek nakit miktarı ile alım yapmamak, muhtemel zarar gerçekleşmelerine karşı koruma sağlıyor;Kademeli alım-kademeli satım orta-uzun vadeli kayıp risklerini azaltıcı; kar gerçekleştirme operasyonlarını ise kolaylaştırıcı etki doğuruyor;Panik satışlar ve ani kararlar ile hareketten kaçınma karar ve disiplini ; malı kaptırmamak gerekir!  ifadesinde ortaya konan çarşı prensibine uygun düşüyor;Hem kardan; zarar, hem de zarardan; kar anlayışlarının birlikte değerlendirme çemberine alınması mantıklı ve tutarlı görülüyor;Nihayet, Endişe Duvarı benzetmesini de unutmamak gerekiyor; altın, yukarıya çıkar iken daha ne kadar tırmanır?, aşağıya inerken ise, nereye kadar düşer? endişeleri ile bu sarı metale sahip olanları her daim  endişelendiriyor!..

İlgili Sitenin Haberleri