Haber Detayı
Bluetooth kulaklık kulağa zarar verir mi?
Bazı güncel araştırmalar, bluetooth teknolojisinin insan sağlığı üzerinde herhangi bir olumsuz etkiye neden olmadığını gösterse de, yine de uzun süreli ve yüksek ses seviyesinde kullanımın işitme kaybı gibi sorunlara yol açabileceğini belirtmektedir Peki Bluetooth kulaklık kulağa zarar verir mi?
Kablosuz kulaklıklar günlük hayatın en yaygın elektroniklerinden biri haline geldi.
Uzun süreli kullanımın sağlığa etkileri ise en çok merak edilen konular arasında yer alıyor.Tartışma genellikle iki başlıkta toplanıyor.
Bunlar kulak içine verilen ses basıncı ve Bluetooth bağlantısının oluşturduğu radyo frekansı yayılımı.
Mevcut ölçümler ve sağlık kuruluşlarının sınır değerleri ile bu iki konuyu ayrı ayrı değerlendireceğiz.Bluetooth kulaklık ile gelen asıl risk Bluetooth sinyali değil, ses seviyesi!Bluetooth kulaklıklar veriyi 2.4 GHz frekans bandında düşük güçlü radyo dalgalarıyla iletiyor.
Bu iletişim sırasında oluşan elektromanyetik alan cep telefonlarına kıyasla oldukça düşük.Tipik bir kablosuz kulaklığın yayın gücü yaklaşık 1-10 milivat aralığında.
Bir akıllı telefon konuşma sırasında bunun onlarca katı güçle yayın yapabiliyor.
Bu nedenle maruziyet miktarı teknik olarak telefonun kulağa dayandığı klasik görüşmeden daha düşük kalıyor.Uluslararası sağlık standartlarında kullanılan SAR (özgül soğurma oranı) sınırları, dokunun emebileceği elektromanyetik enerjiyi tanımlıyor.
Bluetooth kulaklıkların ölçülen SAR değerleri bu sınırların oldukça altında yer alıyor.Yapılan değerlendirmelerde Bluetooth cihazların oluşturduğu enerji seviyesinin günlük hayatta maruz kalınan Wi-Fi sinyaliyle benzer veya daha düşük olduğu görülüyor.Kulak sağlığı açısından esas risk elektromanyetik sinyal değil, doğrudan ses basıncı.
İnsan kulağı uzun süre 85 desibel üzerindeki sese maruz kaldığında iç kulaktaki tüy hücreleri zarar görebiliyor.Bu hücreler yenilenmediği için işitme kaybı kalıcı hale gelebiliyor.
Kablosuz kulaklıklar kulağın içine yerleştiği için ses kaynağı kulak zarına çok yakın oluyor ve düşük ses seviyeleri bile daha güçlü hissediliyor.Özellikle gürültülü ortamlarda kullanıcılar sesi yükseltiyor. 95-100 desibel seviyesinde müzik dinlemek bir saatten kısa sürede işitme yorgunluğu oluşturabiliyor.Süre uzadıkça kulak çınlaması ve hassasiyet ortaya çıkıyor.
Klinik gözlemlerde erken dönem belirtiler arasında geçici uğultu, konuşmaları ayırt etmekte zorlanma ve yüksek frekansları duyamama yer alıyor.Kulak içi tasarımın ikinci etkisi fiziksel kullanım süresiyle ilgili.
Uzun süre kulak kanalını kapatan kulaklıklar hava dolaşımını azaltıyor ve nemi artırıyor.
Bu durum bakteri ve mantar oluşumuna uygun ortam oluşturabiliyor.
Hijyenik olmayan kulaklık uçları kulak enfeksiyonlarının yaygın sebepleri arasında.Kablolu kulaklık ile kablosuz kulaklık arasında ise işitme açısından fark bulunmuyor.
Aynı ses seviyesinde kullanıldığında kulak üzerindeki akustik etki aynı gerçekleşiyor.
Fark yalnızca bağlantı yönteminde ortaya çıkıyor ve Bluetooth bağlantısı işitme hasarı oluşturan faktör değil.