Haber Detayı

Dijital çağda görüntüler hakikat ve hafıza mücadelesinin merkezinde
Güncel haberler.com
09/02/2026 11:10 (3 saat önce)

Dijital çağda görüntüler hakikat ve hafıza mücadelesinin merkezinde

Akıllı telefonlar, sosyal medya ve yapay zeka destekli görsel araçların yaygınlaşmasıyla dünya, insanlık tarihinin en yoğun görsel kayıt dönemlerinden birine girdi;

Akıllı telefonlar, sosyal medya ve yapay zeka destekli görsel araçların yaygınlaşmasıyla dünya, insanlık tarihinin en yoğun görsel kayıt dönemlerinden birine girdi; savaşlar, polis müdahaleleri ve toplumsal olayların anlık görüntülerinin küresel dolaşıma sokulması, bir yandan duyarsızlaşma riskini artırırken diğer yandan gerçeği ortaya çıkarmada eleştirel okuma biçimlerini güçlendiriyor.Görsel içeriklerin kısa sürede tüketilmesi, özellikle uzun süreli krizlerde ve çatışmalarda olayların sürekliliğinin ve tarihsel arka planının gözden kaçmasına neden olabiliyor.Araştırmaya göre hafıza, artık yalnızca bireysel zihinsel süreçlere dayalı bir olgu olarak ele alınmıyor.

Televizyon, internet, sosyal medya ve mobil cihazlar, geçmişe ilişkin bilgilerin nasıl hatırlandığını ve toplumsal hafızanın nasıl şekillendiğini doğrudan etkiliyor.Sosyal medya üzerine yapılan başka bir akademik araştırmada ise görsel içeriklerin bağlamından koparılarak dolaşıma sokulmasının, kamuoyunda yanlış algılar oluşturduğu ortaya konuldu.

On binlerce örneğin incelendiği çalışmada gerçek fotoğraf ve videoların farklı zaman ve olaylarla ilişkilendirilerek paylaşıldığı, bu tür içeriklerin özellikle savaşlar, protestolar ve siyasi kriz dönemlerinde yaygınlaştığı tespit edildi.Bu tür paylaşımlar, teknik olarak gerçek görüntülere dayanmasına rağmen yanlış bağlam nedeniyle yanıltıcı etki yaratıyor.

Sosyal medyada "fauxtography" olarak adlandırılan bu olgu, eski ya da farklı coğrafyalarda çekilmiş görüntülerin güncel olaylarla ilişkilendirilmesiyle kamuoyunun yönlendirilmesine neden olabiliyor.ABD'deki Chicago Üniversitesinden Profesör W.J.T.

Mitchell, AA muhabirine, dijital çağda görüntülerin yalnızca bilgi üretmediğini, aynı zamanda politik, kültürel ve ideolojik mücadelelerin merkezine yerleştiğini belirtti.Mitchell'e göre bu çağ, yüksek düzeyde belgelenmiş ancak "sert hakikat" mücadelesine sahne olan bir dönem şeklinde öne çıkıyor.Tanıklık ve direniş"En çok kaydedilen ama en az tanıklık edilen çağ" söylemine temkinli yaklaşan Mitchell, bu önermenin ABD toplumunda güçlü yabancılaşma hissi yansıttığını ancak aynı zamanda yaygın toplumsal direnişi de tetiklediğini savundu.Mitchell, milyonlarca insanın "yaptıklarının görülmesini ya da kaydedilmesini istemeyen yapıların eylemlerine karşı tanıklığı mümkün kılmak için sosyal ağlara" başvurduğuna işaret etti.Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ekiplerinin ABD vatandaşını öldürmesinin cep telefonu kameralarıyla kayda alındığını hatırlatan Mitchell, bu görüntülerin, söz konusu kişinin "terörist" olduğu yönündeki "resmi" açıklamaları anında geçersiz kılan kalıcı görsel belgeler ürettiğine dikkat çekti.Mitchell, Irak'taki Ebu Gureyb Cezaevi'nde Merkezi Haberalma Teşkilatının (CIA) işkencelerini belgeleyen fotoğrafların da benzer biçimde kamuoyunun tanıklığına açıldığını, bu görüntülerin ABD'nin Irak'ı işgalini "itibarsızlaştırıcı" rol oynadığını söyledi."Görmeyi öğrenmek, dinlemeyi ve okumayı öğrenmek kadar önemli""Dijital çağda görüntülerin yoğunluğunun ve hızının, bazı insanlarda duyarsızlaşma ve kayıtsızlık yaratabildiği doğru." diyen Mitchell, buna rağmen güçlü bir karşı etkinin de ortaya çıktığını, görüntülerin bulunması, bir araya getirilmesi ve dağıtılmasının, olayların aslını ortaya çıkarmada "dijital bilgi sayesinde" katlanarak arttığını dile getirdi.Mitchell, görüntülerin anında ve doğrudan yaşanıyormuş hissi vermesinin, yanılsama ihtimalini de beraberinde getirdiğini ancak bu durumun aynı zamanda şüpheci bakış açısı geliştirmeyi ve doğrulama ihtiyacını da teşvik edebileceğini belirtti.Yapay zekayı ise bu bağlamda "çift taraflı araç" olarak tanımlayan Mitchell, yapay zekanın aldatıcı olabildiği gibi, aldatmaya karşı denetim mekanizması da olabileceğine dikkati çekti.Mitchell, "Görmeyi öğrenmek, dinlemeyi ve okumayı öğrenmek kadar önemlidir. 'Görmek, inanmaktır.' sözü, talihsiz bir vecizedir ve mutlaka şüpheyle karşılanmalıdır.

Gerçekleri kontrol etmek, tekrar kontrol etmek ve ilgili bilgilerin farkında olmak, yalanlara ve propagandaya karşı direnişin temel taktikleridir." ifadelerini kullandı."Bu dönemde bellek üzerine siyasi mücadele yürütülüyor." diyen Mitchell'e göre, "anıtların tahrip edilmesi, kölelik gibi dönemlerin unutturulması için tarihin yeniden yazılması ve 6 Ocak 2021 Kongre baskını görüntülerinin sevgi festivali olarak yeniden kodlanması", bu mücadelenin parçaları arasında yer alıyor.Gazetecilikte doğrulama sorumluluğuGörüntülerin bağlamından koparılarak yeniden dolaşıma sokulmasının, anlamların tamamen tersine çevrilmesine yol açabildiğine dikkati çeken Mitchell, Donald Trump'ın sabıka fotoğrafının ABD adalet sisteminde "utanç nişanı" olmasına rağmen "kahraman" sembolüne dönüştürülmesini buna örnek gösterdi.Mitchell, yapay zekanın görüntüleri bozma ve dönüştürme gücünün bireylerin kendi hafızalarından şüphe duymasına yol açan "gaslighting" etkisini beslediğini, bu süreçte insanların kendi algılarına güvenmemeye şartlandırıldığını, "otorite" ve "güvenilirlik" kavramlarının içinin ise sürekli dezenformasyonla boşaltıldığını belirtti.Şiddet ve acı görüntülerinin izleyicilerde yaralayıcı etkilerinin olabileceğine işaret eden Mitchell, "Bu görüntüler, özenle ele alınmalı, sansasyonel ya da röntgenci bir ilgiyle değersizleştirilmemelidir.

Düşüncesizce tüketilmek yerine dikkatli, eleştirel ve empatik bir tanıklığı hak ederler." diye konuştu."Gazetecilerin görüntü tüketimini yavaşlatma sorumluluğu vardır.

Görüntüler, alıntılar, gözlemler ve belgeler, her türlü kanıt gibi doğrulanmalıdır.

Manipülasyon izleri açısından incelenmeli ve aynı olaya farklı açılardan bakan diğer temsil biçimleriyle karşılaştırılmalıdır." diyen Mitchell, yapay zekayla üretilmiş görüntülerin açıkça etiketlenmesi gerektiğini söyledi.

İlgili Sitenin Haberleri