Haber Detayı
İş Bankası Genel Müdürü Aran: TCMB martta faiz artırımını pas geçebilir, 2027 rahatlama yılı olacak
İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) mart ayında politika faizinde değişikliğe gitmeme ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek, yıl sonu enflasyonunun yüzde 23-25, politika faizinin ise yüzde 28-30 bandında gerçekleşmesini beklediklerini söyledi.
İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, TCMB’nin mart ayında politika faizinde değişikliğe gitmeme ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek yıl sonu enflasyonunun yüzde 23-25, politika faizinin ise yüzde 28-30 bandında gerçekleşmesini beklediklerini söyledi.CNBC-e yayınında ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hakan Aran, ocak ayı enflasyonunun yüzde 4,84 seviyesinde gerçekleşmesinin beklentileri olumsuz etkilediğini ifade etti.
Enflasyonda dip seviyenin yüzde 19 civarında oluşmasının daha olası olduğunu dile getiren Aran, yıl sonu enflasyonunun yüzde 23-25 aralığında şekillenmesini öngördüklerini belirtti.Aran, TCMB ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) son dönemde attığı adımların piyasa açısından fiili bir faiz sıkılaşması etkisi yarattığını kaydetti.“TCMB’nin mart ayında pas geçme ihtimali yüksek”Aran, TCMB’nin mart ayında politika faizinde değişiklik yapmamasının olası olduğunu belirterek, bunun Banka’nın enflasyonla mücadeledeki kararlı duruşunu göstereceğini söyledi.
Enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin tahvil ve bono piyasasına olan talebi desteklediğini vurguladı.Bankacılık sektörü için beklentilerBankacılık sektöründe 2026 yılında görünümün daha olumlu olabileceğini ifade eden Aran, öz kaynak kârlılığının enflasyonun üzerinde gerçekleşebileceğini söyledi.
Ülke risk primindeki düşüşün bankaların risk algısını azalttığını belirten Aran, bu gelişmenin uluslararası piyasalardan borçlanma koşullarını iyileştirdiğine dikkat çekti.“2027 ekonomide dönüşüm yılı olabilir”Aran, 2027 yılını ekonomik dengelenmenin hissedileceği bir dönem olarak gördüklerini ifade ederek, bu süreçte ekonomi politikalarının daha kapsayıcı bir kalkınma modeline evrilebileceğini söyledi.
Türkiye’nin küresel ekonomideki konumunun güçleneceği bir dönemin başlangıcının 2027 olabileceğini dile getirdi.