Haber Detayı

CHP'li Erhan Adem'den, tavuk ihracatını durdurma kararına tepki: 'Bu aceleci yasak, ihracat zincirini kurmuş üreticiyi ortada bırakmaktadır'
Türkiye cumhuriyet.com.tr
09/02/2026 12:34 (2 saat önce)

CHP'li Erhan Adem'den, tavuk ihracatını durdurma kararına tepki: 'Bu aceleci yasak, ihracat zincirini kurmuş üreticiyi ortada bırakmaktadır'

CHP Parti Meclisi üyesi Erhan Adem, Ticaret Bakanlığı'nın ramazan ayı öncesi aldığı tavuk ihracatını durdurma kararına ilişkin, Karar, fiyat istikrarını sağlama iddiasıyla sunulsa da gerçekte ne fiyatı kalıcı olarak düşürür ne de arzı güvence altına alır. Üstelik bu aceleci yasak, aylar öncesinden sözleşme yapmış, üretimini planlamış, ihracat zincirini kurmuş üreticiyi bir gecede ortada bırakmaktadır. Ekonomide öngörülebilirlik esastır; bugün yapılan ise belirsizliği büyütmektir ifadesini kullandı.

CHP Parti Meclisi üyesi Erhan Adem, Ticaret Bakanlığı'nın ramazan ayı öncesi aldığı tavuk ihracatını durdurma kararına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Karar, fiyat istikrarını sağlama iddiasıyla sunulsa da gerçekte ne fiyatı kalıcı olarak düşürür ne de arzı güvence altına alır.

Üstelik bu aceleci yasak, aylar öncesinden sözleşme yapmış, üretimini planlamış, ihracat zincirini kurmuş üreticiyi bir gecede ortada bırakmaktadır.

Ekonomide öngörülebilirlik esastır; bugün yapılan ise belirsizliği büyütmektir ifadelerini kullanan Adem, şunları kaydetti: Kral çıplak.

Maliyetleri düşürmeyen, yemden enerjiye, finansmandan lojistiğe kadar üreticinin yükünü hafifletmeyen bir iktidar, fiyat artışının faturasını üreticiye ve ihracata kesmektedir.

Maliyetler yerinde dururken ihracatı kapatmak, yalnızca sorunu halının altına süpürmektir.

İç piyasaya yönlenen geçici arz artışı kısa süreli bir rahatlama yaratabilir; ancak üretici zarar yazdıkça kapasiteyi kısar, yatırım ertelenir, orta vadede fiyat baskısı yeniden döner.

Yani yasak, çözüm değil, ertelemedir.

Bu karar, yurtdışı pazarlarımızda da telafisi zor hasarlar yaratacaktır.

Sözleşmeler askıda, güven zedelenmiş, pazar payları rakip ülkelere bırakılmıştır.

Türkiye’nin 'güvenilir tedarikçi' imajı yara alırken, kaybedilen döviz geliri, bozulan nakit akışı ve artan finansman maliyeti yine ülke ekonomisinin hanesine eksi olarak yazılacaktır.

İstihdamdan vergi gelirlerine kadar zincirleme etkiler kaçınılmazdır.

Soruyoruz: Haksız fiyat artışı iddiası varsa, neden tüm sektör cezalandırılıyor?

Denetim, rekabet ve şeffaflık yerine neden en kolay yol seçiliyor?

Ekonomiyi yönetemeyenlerin başvurduğu yöntem bellidir: Önce maliyetleri görmezden gelirler, sonra yasaklara sarılırlar.

Oysa çözüm yasakta değil; öngörülebilirlikte, maliyetleri düşürmede ve üreticiyi ayakta tutacak akılcı politikalardadır. ''YASAKLARLA FİYAT YÖNETİLEMEZ'' Yasaklarla fiyat yönetilemez, ekonomi planlanamaz.

Üreticinin emeğini, pazarını ve geleceğini riske atan bu yaklaşım derhal gözden geçirilmeli; maliyetleri hedef alan, denetimi esas alan, süreli ve öngörülebilir politikalarla kamu yararı gerçekten korunmalıdır.”

İlgili Sitenin Haberleri