Haber Detayı

İletişim Başkanı Duran, "Asrın İnşası Güçlü Türkiye'nin İhya Vizyonu Paneli"nde konuştu Açıklaması
Politika haberler.com
09/02/2026 13:02 (2 saat önce)

İletişim Başkanı Duran, "Asrın İnşası Güçlü Türkiye'nin İhya Vizyonu Paneli"nde konuştu Açıklaması

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Biz bu felaketin üstesinden hem teknik kapasitemizle hem vicdanımızla hem de dayanışma gücümüzle geldik.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Biz bu felaketin üstesinden hem teknik kapasitemizle hem vicdanımızla hem de dayanışma gücümüzle geldik.

Bu güçlü irade ve birlik ruhu, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde başlatılan geçici çözümlerle yetinmeyen kalıcı ve kapsayıcı bir yeniden inşa ve ihya süreciyle kurumsal çerçeveye kavuşturulmuştur." dedi.Duran, İletişim Başkanlığında düzenlenen "Asrın İnşası Güçlü Türkiye'nin İhya Vizyonu Paneli"nde yaptığı konuşmada, bugün, yaşadıkları o büyük imtihanın üzerinden geçen 3 yılın muhasebesini yapmak, afetlere karşı hafızaları diri tutmak ve Türkiye'nin geleceğine dair ortak perspektiflerini paylaşmak üzere bir araya geldiklerini belirtti.Bu buluşmanın, yaşadıklarını unutmadan ileriye, geleceğe doğru yürüyebilmenin, acıyı geride bırakmadan umudu büyütebilmenin ifadesi olduğuna inandığını belirten Duran, bundan tam 3 yıl önce 6 Şubat sabahı Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremle ülkenin tarihinin en ağır sınavlarından biriyle yüz yüze geldiğini anımsattı.Duran, bu büyük sınavın toplumun her kesimini derinden sarstığını ancak acıyla birlikte dayanışmayı, sabırla birlikte dirayeti de beraberinde getirdiğini ifade etti.Asrın felaketi olarak niteledikleri sarsıntıların 11 ilde derin izler bıraktığını, 14 milyon vatandaşın hayatını doğrudan etkilediğini anlatan Duran, "Depremler nedeniyle 53 binin üzerinde canımızı yitirdik. 107 bini aşkın kardeşimiz yaralandı.

Bu vesileyle vefat eden vatandaşlarımıza bir kez daha yüce Allah'tan rahmet diliyorum.

Mekanları cennet, makamları ali olsun.

O yıkımı bizzat yaşayan, yakınlarını toprağa vermek zorunda kalan kardeşlerimize de sabır ve metanet diliyorum." diye konuştu."İlk andan itibaren devletimiz tüm imkanları ve birimleriyle sahaya indi"İletişim Başkanı Duran, büyük felaketlerin yalnızca yıkımlar üretmediğini, bir milletin karakterini ve dayanışma ruhunu da bütün açıklığıyla görünür kıldığını dile getirdi."6 Şubat sonrası süreç Türkiye için devlet ve millet dayanışmasının en güçlü şekilde tezahür ettiği bir diriliş hikayesidir." ifadesini kullanan Duran, sözlerini şöyle sürdürdü: "Nitekim ilk andan itibaren devletimiz tüm imkanları ve birimleriyle sahaya indi.

Sivil toplum kuruluşlarımız hiçbir tereddüt göstermeden adanmışlık ruhuyla görevler üstlendi.

Vatandaşlarımız sadece ellerindekiyle değil, yürekleriyle, dualarıyla, umutlarıyla yardıma koştular.

Bir cana daha ulaşabilmek, bir enkazın başında daha umut yeşertebilmek, bir afetzedeye daha yalnız olmadığını hissettirebilmek için hep birlikte büyük bir gayret ortaya koyduk.

Bu nedenle şunu söylemem gerekir.

Biz bu felaketin üstesinden hem teknik kapasitemizle hem vicdanımızla hem de dayanışma gücümüzle geldik.

Bu güçlü irade ve birlik ruhu, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde başlatılan geçici çözümlerle yetinmeyen kalıcı ve kapsayıcı bir yeniden inşa ve ihya süreciyle kurumsal çerçeveye kavuşturulmuştur.""İnsan merkezli yaklaşım"Duran, Türkiye'nin bu süreçte milletin ve devletin el ele vermesiyle yapılamaz denileni yaptığını ve insan merkezli yaklaşımıyla da dünyaya yeni bir standart sunduğunu belirtti.Sürecin, yalnızca yıkılanların yerine yenilerini koyma çabası olmadığına dikkati çeken Duran, şunları söyledi: "Bu süreç, Sayın Cumhurbaşkanımızın her fırsatta altını çizdiği gibi hiçbir vatandaşı sahipsiz bırakmama anlayışının ve kimsesizlerin kimsesi olma sorumluluğunun hayata geçirilmesidir. 455 bin konutun vatandaşlarımıza teslim edilmesi bunun en önemli tezahürlerinden birisidir.

İnşa ve ihya çalışmalarıyla depremde ağır yara alan tüm şehirlerimiz, bugün yepyeni standartlara, çehrelere kavuşmuştur.

Tüm bunlar, fiziksel bir yapılanmayla sınırlı değildir.

Sosyal adaletin, ekonomik direncin ve toplumsal iyileşmenin de yeniden tesisini ifade etmektedir.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum, bölgede yapılan çalışmaları yakinen bilen, bu konuda çok önemli görevler üstlenen birisi olarak size kapsamlı şekilde meseleyi anlatacaktır."Afet iletişimiDuran, afet ve sonrasındaki sürecin, gerçeği merkeze alan güçlü bir iletişim ortamının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdiğini söyledi.Sağlıklı bir iletişim ortamının tesisi için yoğun gayret sarf ettiklerini ve buna da devam ettiklerini anlatan Duran, bu zorlu dönemde bir yandan depremzede vatandaşların yardımına koşarken, diğer yandan gerçeği hedef alan, arama kurtarma çalışmalarını sekteye uğratmayı hedefleyen ve toplumsal huzuru zedelemeyi amaçlayan yoğun bir dezenformasyon kampanyasıyla, süreciyle mücadele etmek zorunda kaldıklarını dile getirdi.Sofistike iletişim araçlarının sunduğu imkanların ve beraberinde getirdiği zaafların istismar edildiği zorlu bir dönem yaşadıklarını vurgulayan Duran, şu değerlendirmelerde bulundu: "Yalanların, kurgulanmış içeriklerin ve çarpıtılmış bilgilerin özellikle kriz anlarında ne kadar hızlı yaygınlaşabildiğini ve etkide bulunabildiğini hep birlikte tecrübe ettik.

Bu dönemde dezenformasyonun kimi zaman kasıtlı yönlendirmelerle kimi zaman da bilgi eksikliğinden kaynaklanan yanlış aktarımlarla yaygınlaştığına şahit olduk.

Toplumun huzuruna kasteden, afet sahasında asayişi zedeleyen ve arama kurtarma faaliyetlerini sekteye uğratan bu yanıltıcı bilgilerle mücadele edilmesi son derece önemliydi.

Bu çerçevede İletişim Başkanlığı olarak 200'e yakın dezenformatif içeriğe müdahale ettik ve doğrularını milletimizle paylaştık.

Devletimizin ilgili kurumları ile koordineli şekilde kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için elimizden gelen çabayı gösterdik.

Ayrıca milletimizin kesintisiz iletişimini sürdürebilmek adına CİMER Kriz İletişimi Stratejisini derhal uygulamaya geçirdik.

Bu çerçevede 6 Şubat sabahı saat 08.30 itibarıyla depremzede vatandaşlarımız için özel bir iletişim kanalı olarak CİMER Deprem Acil Uygulamasını kullanıma sunduk.

Bu uygulamaya gelen toplam 1,7 milyon başvuru kapsamındaki her türlü talep ve ihtiyaçları kurumlarımızla eş güdüm içerisinde takibe uğraştık ve çözüme de kavuşturduk.

CİMER Çağrı Merkezi üzerinden ise deprem sonrası 3 aylık süreçte 7/24 çalışma esasıyla 220 binin üzerinde çağrıyı cevapladık.

Öte yandan bölgedeki gazetecilerin çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla basın merkezleri kurduk ve onların ihtiyaçlarını giderdik.""Bu bizim insanımızın diriliş hikayesidir, başarı hikayesidir"Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, uluslararası habercilere mihmandar olduklarını, her gün yayınladıkları Türkçe ve İngilizce bültenlerle bilgilendirmeler yaptıklarını ifade etti.6 Şubat depremleri sonrası bölgede görev yapan 11 ülkeden 32 uluslararası gazetecinin geçen hafta yeniden bölgeye geldiğini, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum ile bir araya geldiğini anımsatan Duran, depremin yıkımına da şahit olan bu basın mensuplarının 3 yılın ardından gerçekleşen büyük ihyayı gözlemleme, tanık olma imkanı bulduklarını aktardı.Söz konusu programla, 2024'ten bugüne kadar 26 ülkeden 366 gazetecinin Türkiye'nin yürüttüğü ihya ve inşa çalışmalarını yerinde görmesini sağladıklarını anlatan Duran, "Bu bizim insanımızın diriliş hikayesidir, başarı hikayesidir ve tüm dünyanın da bunu alkışlaması yerindedir." diye konuştu."Asrın Felaketinin 3.

Yılı, İnşa ve İhya Çalışmaları" kitabıİletişim Başkanı Duran, afet sonrası dönemde yaptıkları yayınlar, düzenledikleri panel ve sempozyumlarla deprem bölgesindeki yoğun çalışmalardan kamuoyunun haberdar olmasını sağladıklarını belirtti."Bugün yeni çalışmaları olan Asrın Felaketinin 3.

Yılı, İnşa ve İhya Çalışmaları" kitabını kamuoyunun dikkatine sunduklarını açıklayan Duran, şunları kaydetti: "Takdim yazısını, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın kaleme aldığı eserimizde, asrın felaketine dair ilk andan itibaren yürütülen çalışmalar yer almaktadır.

Kitabın içeriğinde, dünyadaki büyük afetler ve 6 Şubat depremlerinin küresel etkileri değerlendirildi.

Afete yönelik detaylı veriler, infografikler şeklinde de paylaşıldı.

Bütün bunların yanı sıra afet sonrası yapılan çalışmalar, sağlık, eğitim, ekonomi, sosyal hizmetler ve iletişim gibi birçok başlık altında bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirildi.

Bu yönüyle kitabımız, dayanışma ruhuyla yürüttüğümüz inşa ve ihya tecrübesini kayıt altına alan ve gelecek nesillere de bunu anlatan bir başvuru eseri olmuştur.

Öte yandan, panellerimizin başlıklarından birisi olan 'Afet Haberciliği, Haberi Felakete Dönüştürmeden Önleme Projesi'ne de değinmek isterim.

Selçuk Üniversitesinin koordinasyonunda yürütülen ve kurumumuzun da ortaklarından olduğu bu proje kapsamında iletişim fakülteleri için uluslararası düzeyde geçerliliği olan afet haberciliği ders müfredatı ve medya profesyonelleri için eğitim rehberleri geliştirildi.

Buradaki temel amaç, Allah korusun ama afetlerin yeniden geldiğinde habercilerin ne yapacaklarını şimdiden bilmeleri gerektiğiydi.

Bu çalışmaların ülkemizde ve dünyada afet iletişimi konusunda farkındalığın artmasına ve bu meselede etiğin güçlenmesine önemli katkılar sağlayacağı görüşündeyim."Duran, sağlıklı bir iletişim ortamının tesisinin afet zamanlarında daha önemli olduğunu, bu konunun başta İletişim Başkanlığı ve devletin ilgili kurumları olmak üzere medya camiasının, akademik dünyanın, sivil toplum kuruluşları ve bütün toplum kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.Afet zamanlarında AFAD'ın çok değerli olduğunu, önemli işler yaptığını ama bütün vatandaşlar olarak sorumluluk üstlenmeleri gerektiğini dile getiren Duran, büyük ihya sürecinde emeği geçen tüm kurumlara, sahada fedakarca çalışan kamu personeline, akademisyenlere, medya mensuplarına ve vatandaşlara şükranlarını sundu.

İlgili Sitenin Haberleri