Haber Detayı

Nixon'u deviren gazete itibarını nasıl sattı... The Washington Post'un ibretlik çöküşü
Gözde sula odatv.com
09/02/2026 13:38 (1 saat önce)

Nixon'u deviren gazete itibarını nasıl sattı... The Washington Post'un ibretlik çöküşü

Dünya Epstein belgeleriyle ziyadesiyle meşgulken manşetlerde fazla yer bulamayan bir entelektüel kıyım yaşandı: Dünyanın en eski gazetelerinden biri olan The Washington Post yüzlerce gazeteciyi işten çıkarırken ABD Başkanı Trump'ın eşi için hazırlanan belgesele milyon dolarlar yatırdı.

The Washington Post, 6 Aralık 1877’de Stilson Hutchins tarafından kurulduğunda şehirde sıradan bir yerel gazeteydi.

Dört sayfadan oluşuyordu, tirajı 10 bindi, fiyatı üç sentti… Kuruluşundan itibaren bir farkı vardı: Başkentin içinden konuşuyor, iktidara yakın ama ona ait olmayan bir yerden haber yapıyordu.Gazetenin gerçek dönüşümü 20. yüzyılın ortasında, Eugene Meyer’le başladı.

Meyer, Post’u satın aldığında, yayımladığı ilkeler bildirgesinde gazetenin görevini açıkça tanımlıyordu: Hakikati söylemek, kamu yararını öncelemek ve gerekirse bunun için maddi bedel ödemek.

Bu anlayış, Washington Post’u ticari bir yayın olmaktan çıkarıp kamusal bir kurum haline getirdi.Eugene Meyer gazetenin yeni sahibi olarak açıklanırken - 1 Haziran 1933Bu çizgi, Philip Graham ve özellikle Katharine Graham döneminde kurumsallaştı.

Katharine Graham’ın yayıncılığı, Post’un yaptığı haberlerle tarihe müdahale eden bir gazeteye dönüşmesinin zeminini hazırladı. 1971’de Pentagon Belgeleri’nin yayımlanması, ardından 1972’de Bob Woodward ve Carl Bernstein imzalı Watergate haberleri, ABD Başkanı Richard Nixon’ın istifasına uzanan süreci başlattı.

Washington Post, bu dosyayla birlikte Amerikan demokrasisinin denetleme refleksinin simgesi haline geldi.Katharine GrahamWatergate şunu göstermişti Güçlü bir gazete; ancak güçlü bir haber merkezi, azimli muhabirler ve editoryal bağımsızlıkla mümkündü.

Washington Post’un itibarı, tam da bu yapısal güce dayanıyordu.Watergate Skandalı zaman çizelgesi - Washington Post20.yüzyılın sonuna gelindiğinde Washington Post, küresel ölçekte referans kabul edilen bir gazete olmuştu.

Graham ailesi için Post emanet edilen bir kamusal güçtü.

Kâr ediyordu ama kâr, gazeteciliğin önüne geçirilmemişti.Bu anlayış, 2013’e kadar sürdü."Grahams Post'u satıyor"BEZOS VE ALTIN ÇAĞ VAADİ2013’te Graham ailesi gazeteyi 250 milyon dolara Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’a sattı.

Bezos, Washington Post çalışanlarıyla yaptığı ilk toplantıda “yeni bir altın çağ” vaadinde bulundu:“Bir işi sürekli küçülterek ayakta tutamazsınız.

Bu sizi en iyi ihtimalle önemsizliğe, en kötü ihtimalle yok oluşa götürür.”İlk yıllarda bu sözler karşılıksız kalmadı.

Dijital altyapıya yatırım yapıldı, teknoloji geliştirildi, Post küresel ölçekte çok sayıda dijital abone kazandı. 2016 seçimleri ve Donald Trump’ın ilk başkanlık dönemi, gazeteye ciddi bir trafik ve gelir artışı sağladı.

Bezos, kendisini “gerektiğinde finansal pist sağlayan ilgili ebeveyn” olarak tanımlıyordu.Ancak bu büyüme Trump’a bağımlıydı.

Trump dönemi sona erdiğinde Post’un iş modeli hızla çözüldü. 2023’te 77 milyon, 2024’te yaklaşık 100 milyon dolar zarar açıklandı.Bezos’un “pist” vaadi anlamını yitirmişti.KADEMELİ TASFİYEÖnce gönüllü ayrılıklar başladı. 2023 ve 2025’te iki büyük buyout* dalgasıyla haber merkezi binin üzerindeki kadrodan 800’ün altına düştü.

En deneyimli editörler, güçlü muhabirler ve kurumsal hafıza sessizce dışarı itildi.

Bu süreç “yeniden yapılanma” olarak adlandırıldı ama fiilen yapılan şey, entelektüel sermayenin eritilmesiydi.*“İstersen kendi rızanla ayrıl; karşılığında tazminat, ek maaş, sağlık sigortası süresi vb. verelim” Bir çeşit örtülü tasfiye.

Çalışan işten çıkarılmamıştır ama kalırsa daha kötü şartlarla karşılaşacağını bilir.2026’ya gelindiğinde ise örtü tamamen kalktı.

Yüzlerce gazeteciye e-posta gönderilerek işten çıkarıldıkları bildirildi.

Spor servisi kapatıldı, metro masası sembolik sayılara indirildi, dış haber ağları daraltıldı, kitap eki ve amiral podcast “Post Reports” sona erdirildi.

Bir zamanlar Watergate’i çıkaran gazete, artık “öncelikli alanlar” listesiyle yönetilen dar bir içerik makinesine dönüştürüldü.BU NE PERHİZ, BU NE MELANIA BELGESELİTam da bu dönemde Bezos’un Trump’la kurduğu yeni ilişki biçimi dikkat çekti.

Amazon’un, Melania Trump’ı konu alan belgeselin hakları için 40 milyon dolar, tanıtımı için ek 35 milyon dolar harcaması haber merkezindeki kıyımla yan yana geldi.Bir parantez açmak elzem: Melania belgeselinin yönetmeni Brett Ratner, ABD Adalet Bakanlığı’nın son yayınladığı belgeler içinde pedofili seks suçlusu Jeffrey Epstein ile çekilmiş bir fotoğrafta karşımıza çıktı.Jeffrey Epstein ve Brett RatnerBir yanda yüzlerce gazeteci işten çıkarılırken, diğer yanda Trump ailesiyle ilişkileri yumuşatan milyon dolarlık projeler vardı.

Washington Post’un bir zamanlar iktidarı denetlemek için inşa edilmiş yapısı, artık sahibinin siyasi ve ticari risklerini minimize eden bir unsura dönüşüyordu.Gazetenin künyesinde hala “Democracy Dies in Darkness” yazıyor -demokrasi karanlıkta ölür.

Ancak asıl karanlık şimdi kendisi gibi: bütçe tablolarında, sahiplik tercihlerinde ve iktidarla kurulan yeni dengelerde…İBRETLİK BİR ÇÖKÜŞWashington Post’un yaşadığı şey ani bir kriz olarak okunmamalı: bu bilinçli bir küçültme ve dönüştürme süreci.

Kurumun ağırlığı, muhabir sayısıyla, editoryal iddiayla ve rahatsız edici sorular sorma kapasitesiyle birlikte azaltıldı.Demokrasi karanlıkta kalmasın diye kurulan ışıklar, Melania’nın belgesel yapımına çevrildi.Geriye bir marka kaldı.Medyada sermaye yoğunlaşmasının, gazeteciliği nasıl bir “maliyet kalemi”ne indirdiğinin; entelektüel emeğin, iktidarla iyi geçinme uğruna nasıl gözden çıkarıldığının hikâyesi biraz da Washington Post…Gözde SulaOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri