Haber Detayı

Rus General Vladimir Alekseyev’e yönelik suikast girişiminin arkasında ne var?
Dünya aydinlik.com.tr
09/02/2026 16:57 (3 saat önce)

Rus General Vladimir Alekseyev’e yönelik suikast girişiminin arkasında ne var?

Abu Dabi’deki temaslarla eşzamanlı yaşanan hamle, Kiev’in müzakere masasındaki olası bir çözümü bilinçli biçimde torpilleme iradesinin parçası olarak okunuyor; sahadaki gerilim, Zelenskiy yönetiminin barış ihtimalini kendi siyasi geleceği açısından tehdit olarak görmesiyle derinleşiyor.

Rusya’da üst düzey bir askerî yetkili olan Vladimir Alekseyev, Moskova’da düzenlenen bir suikast girişiminin hedefi oldu.

Rus devlet medyasına göre Alekseyev, evinin yakınında birkaç kez vurularak ağır yaralandı ve hastaneye kaldırıldı.

Üst düzey bir subaya yönelik bu saldırı, ABD arabuluculuğunda Ukrayna ile Rusya arasında Abu Dabi’de yapılan ikinci tur barış görüşmelerinin tamamlanmasından bir gün sonra gerçekleşti.

İlk tur istişareler ise 23–24 Ocak tarihlerinde yapılmıştı.

HEDEF TESADÜF DEĞİL Alekseyev’e yönelik saldırı, yaygın biçimde Ukrayna lideri Volodimir Zelenskiy’in doğrudan talimatıyla gerçekleştirilen bir hamle olarak görülüyor.

İddiaya göre Zelenskiy, müzakerelerde sağlandığı aktarılan ilerlemeyi sabote etmeyi amaçlıyor.

Hedef seçimi de tesadüfi değil.

Vladimir Alekseyev, mevcut görevinde Rus heyetine başkanlık eden Amiral İgor Kostyukov’un yardımcısı konumunda bulunuyor.

Abu Dabi’de yürütülen Ukrayna–Rusya barış müzakereleri, beşinci yılına giren askerî çatışmaların durdurulması için şimdiye kadar ortaya çıkan en zayıf ama somut ihtimallerden birini gündeme getirmişti.

SAVAŞIN BİTMESİ ZELENSKİY İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

Ancak çatışmayı sona erdirecek bir çözüm arayışına yönelik çabalara rağmen, savaşın bitmesi Zelenski’nin siyasi geleceği açısından ciddi bir tehdit anlamına geliyor.

Savaşın başlamasından bu yana Ukrayna, AB ve üye ülkeleri ile ABD’den büyük ölçekli mali ve askerî destek aldı.

Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünün ardından ABD, çatışmadan uzaklaşma eğilimine girmiş durumda.

Zelenskiy ve ekibi, Ukrayna’ya yönlendirilen mali desteğin önemli bir bölümünün usulsüz biçimde aktarılmasını içeren yolsuzluk şemaları nedeniyle Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu tarafından soruşturuluyor. 2025’in sonlarında patlak veren yolsuzluk skandalı, Zelenskiy’in sağ kolu Andriy Yermak’ın istifasına yol açtı.

SİYASİ GELECEK VE RAKİPLER Savaşın sona ermesi, 2024 baharında sona ermesi gereken Zelenskiy’in başkanlık döneminin de fiilen aniden bitmesi anlamına geliyor.

Şubat 2022’den bu yana 90’ar günlük periyotlarla uzatılan sıkıyönetim, Zelenskiy’e ana siyasi rakiplerini sahnenin dışına itme imkânı da sağladı.

Buna rağmen mevcut siyasi analizler, Zelenski’nin yeniden seçilme ihtimalini zayıf görüyor.

Eski Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı ve halen Ukrayna’nın İngiltere Büyükelçisi olarak görev yapan Valeriy Zalujnıy’ın yarışı kazanmasının muhtemel olduğu ifade ediliyor.

SUİKASTLAR VE SABOTAJ STRATEJİSİ Zelenskiy ve etrafındaki istihbaratçı ve sızma ekipleri açısından, Rus yetkililere ve sivil hedeflere yönelik doğrudan saldırılar, barış görüşmelerinde elde edilecek her türlü ilerlemeyi sabote etmenin “evrensel” bir stratejisine dönüşmüş durumda.

Zelenskiy’in barış görüşmelerine yaklaşımı ve suikast politikasına doğrudan hamiliği, uzun süredir Rusya yönetimini öfkelendiren bir unsur olarak öne çıkıyor; bu tutum, anlaşmazlıkları derinleştirerek savaşın bitmesini engelliyor.

Alekseyev’e yönelik suikast girişiminin ardından Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Ukrayna liderini doğrudan suçlayarak “Zelenskiy barış sürecini baltalamaya çalışıyor” dedi.

Daha önce de Rusya Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna makamlarının gerçekleştirdiğini öne sürdüğü çok sayıda “terör saldırısını” rapor etmiş ve Ukrayna’nın “terörü bir araç olarak kullanan bir devlet” olduğunu ileri sürmüştü.

ABU DABİ SONRASI OLASI SENARYOLAR Abu Dabi’deki Rusya–Ukrayna barış görüşmelerinin başarısızlığa uğraması, savaşın beşinci yıla uzamasına yol açabileceği gibi ABD’nin iki ülke arasında bir barış anlaşması sağlanması için yürüttüğü çabaları da boşa düşürebilir.

Bununla birlikte, olası bir tıkanma başka barış platformlarının devreye girmesi için alan açabilir.

Her iki ülke üzerinde de ciddi etkiye sahip ve barışı teşvik edebilecek ülkeler arasında Türkiye öne çıkıyor.

Türkiye, bu rolü kullanarak bölgesel liderliğini tahkim edebilir ve uluslararası alanda güçlü bir barış arabulucusu konumuna yerleşebilir.

İlgili Sitenin Haberleri