Haber Detayı
NASA gizli arşivini herkese açtı
NASA’nın yayımladığı yeni haftalık deniz seviyesi haritaları, okyanus yüzeyindeki anlık dalgalanmaları görünür kılıyor. 33 yıllık uydu kayıtlarına dayanan bu sistem, kıyı bölgeleri için risklerin daha oluşmadan tespit edilmesini amaçlıyor.
Artık okyanus yüzeyindeki ani yükselmeler ve düşüşler haftalık haritalar üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.
Bu hamle, yıllık ortalamaların çok ötesinde, sel risklerini henüz kapıya dayanmadan fark etmeyi mümkün kılan devasa bir veri akışı sağlıyor.KARMAŞIK VERİLER YENİDEN DERLENDİNASA’nın Jet Propulsion Laboratory bünyesinde çalışan okyanus bilimci Dr.
Joshua K.
Willis ve ekibi, farklı görevlerden gelen karmaşık verileri bir araya toplayarak birbiriyle uyumlu hale getirdi.
Bu süreçte uydular, deniz yüzeyine radar sinyalleri gönderip bunların geri dönüş süresini ölçerek santimetrelik hassasiyetle yükseklik haritaları çıkardı.
Ancak bu ham veriler tek başına kıyı taşkınlarını açıklamaya yetmiyordu; çünkü gelgitler ve kara parçalarının dikey hareketleri tabloyu karmaşıklaştırıyordu.SABİT IZGARA SİSTEMİNE AKTARILDIYazılımcılar bu zorluğu aşmak için verileri sabit bir ızgara sistemine aktardı ve gürültüyü azaltmak için geniş alanları tarayan özel algoritmalar kullandı.
Böylece okyanusun nabzı, bilim insanlarının laboratuvarlarından çıkıp riskleri takip etmesi gereken son kullanıcıların ekranına ulaştı.YÜKSELİŞ HIZI İVME KAZANDIDeniz seviyesindeki bu değişimlerin arkasındaki en büyük itici güç, suların termal genişlemesi. 2024 yılında küresel deniz seviyesi yılda yaklaşık 0,58 santimetre yükseldi ve bu artışın şaşırtıcı bir şekilde üçte ikisi buzulların erimesinden değil, ısınan suyun genleşmesinden kaynaklandı.
Dr.
Willis, her yılın kendi içinde farklılıklar gösterdiğini ancak yükseliş hızının her geçen gün ivme kazandığının altını çiziyor. 1993 yılında yılda 0,2 santimetre olan artış hızı, 2023 yılına gelindiğinde iki katından fazla artarak 0,46 santimetre seviyesine ulaştı.
Sera gazları sadece buzları eritmekle kalmıyor, okyanusu adeta bir sünger gibi şişiriyor.Haftalık haritalar, özellikle El Nino gibi büyük iklim olayları sırasında ısının Pasifik boyunca nasıl yayıldığını ay sonu raporlarını beklemeden görmemizi sağlıyor.
Ancak bu teknolojik imkanların da belli sınırları var.
Uzaydaki sensörler her kıyı şeridini bir sokak ölçeğinde takip edemediği gibi, kutuplara yakın bölgelerde bazı veri boşlukları oluşabiliyor.
Ayrıca bu haritalar deniz seviyesinin mutlak yüksekliğini değil, uzun vadeli ortalamalardan sapmaları, yani anomali değerlerini rapor ediyor.
Bu yüzden yerel yönetimlerin, bu geniş ölçekli verileri kıyılardaki gelgit ölçerlerle harmanlaması büyük öneme sahip.