Haber Detayı
Transfer saldırısı!
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den istifa etmesine giden süreç, büyük bir ayıbın içindeyken suçlayarak istifa etme şekli, hemen sonrasında düştüğü durum, her şeyiyle vahim bir çürümeyi gözler önüne seriyor.
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ’ın CHP’den istifa etmesine giden süreç, büyük bir ayıbın içindeyken suçlayarak istifa etme şekli, hemen sonrasında düştüğü durum, her şeyiyle vahim bir çürümeyi gözler önüne seriyor.
Önemli hedefler için yola çıkanlar şu sözü kullanmayı ihmal etmezler: “Allah utandırmasın!” Bu temenninin çok gerilerde kaldığı bir durumla karşı karşıyayız.
İnsan sağlığında tehlikeli sözlerden biri şudur: Çoklu organ yetmezliği!
Bunun devamı geri dönüşü zor bir yoldur.
Özarslan’ın Türkiye’ye, siyasete yaşattığı durum, “çoklu yetmezlik” tir.
Sadece bir şey tükenmedi.
Seçmene saygı gibi, siyasette etik gibi, birlikte yola çıktıklarına vefa gibi...
Bunların tümünü aşan bir tükeniş var! *** Olaylar bir yıldır şu saptamamızın etrafında şekilleniyor.
CHP’ye yönelik üçlü bir saldırı var.
Şöyle: 1- CHP’li belediye başkanlarını ve bürokratlarını tutuklama. 2- CHP’nin kurultaylarını sakatlama. 3- CHP’li belediye başkanlarını transfer etme.
Birinci şıkla üçüncüsü arasındaki ikilem şu; başkana, “Ya hakkında yolsuzluk soruşturması açılır hapse girersin ya yakana rozet takılır AKP’ye girersin” deniyor.
Kimi başkanlara ikinci şık daha cazip geliyor!
Belediye başkanlarını tutuklayarak elde edilecek büyük bir artı görünmüyor.
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ’ı sekiz ay tutuklu yargıladılar, ilk duruşmada serbest bıraktılar.
Toplumun vicdanındaki yarayı görmeseler bile kendilerine anlatamıyorlar.
Toplumun yüzde 65’i belediye başkanlarına yönelik operasyonları siyasi buluyor, yüzde 20’si bilgim yok diyor, yüzde 15’i vardır bir şey diyor!
CHP’li belediyeleri bu yöntemle aşağı çekme çabası da sonuç vermiyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2026 bütçesi ortada; çarklar dönüyor.
İkinci şık daha derinden ilerliyor.
CHP Genel Merkezi’nin, kurultay delegelerinin ve parti kadrolarının sağlam, sağduyulu duruşu yargı üzerinden kurulan oyunları bugüne kadar bozdu.
Ancak iktidarın pes etmediği, bunu temas halinde olduğu kesimlerle paylaştığı görülüyor. *** Anadolu illerinden başkente bir süredir şu bilgi geliyor: AKP Genel Merkezi’nden bütün il başkanlarına, “İlinizde partimize geçmesi yararlı görülecek muhalefet partilerinden seçilmiş belediye başkanları hakkında çalışma yapınız” diye özetlenebilecek bir duyuru gitmiş.
Bu duyurunun doğru olduğunu ortaya koyan pek çok transfer yaşıyoruz.
Keçiören Belediye başkanı için bir süredir sürdürülen “çalışma” , ucu Mansur Yavaş ’a dokunacak biçimdeydi.
Özarslan’ın geçmişte Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bir şirketi olan PORTAŞ’ın genel müdürlüğünü yaptığı dönem üzerinden bir kampanya yürütülmekteydi.
Çember daralırken Özarslan önüne konan seçeneklerle ilgili karar verdi.
Burada ana hedef Mansur Yavaş.
Ekrem İmamoğlu ’nun ardından, hatta at başı Yavaş’la da ilgilendiklerini daha önce vurgulamıştık.
Yavaş, 2019’da 3 olan Ankara ilçelerindeki CHP’li belediye başkanı sayısının 2024’te 16’ya çıkmasını sağlayan başlıca aktördü.
Keçiören’i CHP’nin alması, sadece Ankara değil Türkiye ölçeğinde ses getirdi.
Keçiören milyona dayanan nüfusuyla en büyük üç ilçeden biri.
Bunun yanında yıllardır sağ partilerin ipi göğüslediği Polatlı, Nallıhan, Beypazarı, Kalecik gibi ilçelerde kazanan parti CHP oldu.
CHP bu transfer saldırısını sadece partiye değil, demokrasi birikimine, millet iradesine yönelik bir abluka olarak topluma mal etmeli.
Sorun sadece CHP’nin değil ama çözüm CHP’nin elinde.
Tarih CHP’yi büyük bir demokrasi mücadelesine çağırıyor.