Haber Detayı
TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu toplandı
TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonunda, İbn Haldun Üniversitesi'nden Dr. Saliha Merve Kaya ve Adalet Bakanlığı'ndan Meral Gökkaya, suça sürüklenen çocuklar için koruyucu tedbirler ve yargı süreçleri üzerine bilgi sundu. Kaya, çocukların suça sürüklendiği ifadesinin yanıltıcı olduğunu, dolayısıyla daha uygun bir dil kullanılması gerektiğini vurguladı.
TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonunda, İbn Haldun Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr.
Öğretim Üyesi Saliha Merve Kaya ile Adalet Bakanlığı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanı Meral Gökkaya sunum yaptı.TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut'un başkanlığında toplandı.Komisyonda sunum yapan Kaya, "suça sürüklenen çocuk" ifadesi kullanıldığında çocuğun hiçbir suçu olmadığı, çevre tarafından suça itildiğinin akla geldiğini belirterek, "Dolayısıyla da çocuğun bir kusuru olmadığı için de çocuğu cezalandırmamızın meşruiyetini de ortadan kaldıran bir ifade olduğu doktrinde söyleniyor.
Bu yüzden de doktrinde çocuğun suça sürüklendiği değil, suça karışmış, suça bulaşmış çocuk ifadesinin daha yerinde olduğu kanaati var." ifadelerini kullandı.Sadece mağdurlar için değil, suça sürüklenen çocuklar için de koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanabildiğini söyleyen Kaya, "12-15 ve 15-18 yaş aralığında ceza sorumluluğu bulunan çocuklara direkt ceza verilmemesi, kademeli bir yaptırım sisteminin uygulanması gerektiği birçok kişi tarafından ifade ediliyor." diye konuştu.Kaya, "Bir kişiye güvenlik tedbiri verilebilmesi için o kişinin suç işlediğinin anlaşılması gerekiyor.
Zaten 0-12 yaş arasındaki çocuklara yargılama yapamıyoruz dolayısıyla o suçu işleyip işlemediğini tam olarak anlayamıyoruz.
Güvenlik tedbiri kişinin tehlikeliliği nedeniyle veriliyor." bilgisini verdi.İngiliz hukuk sisteminde ceza sorumluluk yaşının 10 olduğunu söyleyen Kaya, "Kişinin topluma yararlı işte çalıştırılması gibi bir ceza veriliyor orada.
Bunu başlı başına bir ceza türü olarak görüyoruz.
İngiliz hukuk sisteminde suça sürüklenen çocukların ailelerine belirli yaptırımlar uygulanıyor.
Ebeveyne diyorlar ki 'Çocuğunun her gün belirli bir saate kadar evde olmasını sağlayacaksın.' Buna uymazsa adli sicil kaydına geçiyor." dedi.Kaya, bir çocuk suç işlediğinde Türk Ceza Kanunu'nun 233. maddesine göre ebeveynin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine bakılabildiğini belirterek, "Normalde çocuğun suç işlemesi durumunda cezaların şahsiliği ilkesi gereği ailelere ceza veremiyoruz.
Çocuk suça sürüklendiğinde ebeveynler yükümlülüklerini yerine getirmemişse bundan dava açılabilir." değerlendirmesinde bulundu."Burada amaç tamamen çocuğun ihtiyacını belirlemek"Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanı Meral Gökkaya, yargısal süreçlerde çocuklar için koruyucu ve onarıcı yaklaşımları anlattı."Diversiyon" kavramına ilişkin bilgi veren Gökkaya, diversiyon ile çocuğun adli sicil kaydı oluşmadan suça sebep olan davranışlardan uzaklaştırılmasının amaçlandığını belirtti.Gökkaya, çocuğu suça iten pek çok unsur olduğunu dile getirerek, "Belki aileyle, eğitimle ilgili sıkıntılar var.
Burada amaç tamamen çocuğun ihtiyacını belirlemek, çocuğun bu ihtiyaçlarını tamamlamak suretiyle suçtan uzaklaştırmak." dedi.Gökkaya, çocuğun tekrar topluma kazandırılması için sürecin takip edilmesi ve çocuğa özgü tedbirlerin alınmasının önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Çocuklar bazen yargılama sürecine dahil olduklarında televizyon programlarında, dizilerde gördükleri modellere özeniyorlar.
Bir kere yargılandığı zaman hiç yargılanmama korkusunu yenmiş oluyorlar.
Onlar için yargılanmak normal bir şey oluyor.
Kendilerine yüklenen bir rol var. 'Ben artık suçlu bir kişiyim' diyerek kendisini bir rol içinde hissediyor ve o rolün gerekliliklerini yerine getiriyor.
Çocuğu mahkemeye çıkarmak, çocuğu ceza infaz kurumuna koymak iddia edilenin aksine caydırıcı olmuyor."Kaya ve Gökkaya, daha sonra milletvekillerinin sorularını yanıtladı.