Haber Detayı

Meslek onuru için savaşan bir duayen
Gündem dunya.com
11/02/2026 00:00 (3 saat önce)

Meslek onuru için savaşan bir duayen

Türkiye’de ekonomi medyasının mihenk taşı, DÜNYA Gazetesi’nin kurucusu duayen gazeteci Nezih Demirkent, 50 yıl gazetecilik mesleğinin içinde bulundu. Demirkent’in sadece İstanbul’u değil tüm Anadolu’yu kapsayan tarafsız ve bağımsız yayıncılık ilkeleri hala günümüzde yaşıyor.

Ayrılıklar acıdır, kimi ayrı­lıklar insanın içinde onan­maz yaralar bırakır.

Hatta kimi insanlar böyle bir acıyla baş edemez, adeta derin bir uçuruma savrulmuş gibi olur.

Yalnız kimi­leri ise böyle durumlarda sırtın­da ceketi, elinde bir gazetenin im­tiyaz hakkı ile yeni bir başlangı­ca adım atar.

Nezih Demirkent de DÜNYA ile yeni başlangıca cesur bir adım atmıştı 1981 senesinde…O zamanlar günlük siyasi bir gaze­te olan DÜNYA, köklü bir geçmişi olmasına rağmen dikkat çeken bir yayın değildi.

Demirkent ise o gün­lerde 51 yaşında, hemen hemen 30 yıllık kariyer sahibi bir gazete­ciydi.

Artık imtiyaz sahibi olduğu DÜNYA’yı Türkiye’de eşine rast­lanmamış şekilde ekonomi gaze­tesine dönüştürmüştü.

Dönüşüm aynı zamanda ülke ekonomisinin yol ayrımına girdiği bir zamanda gerçekleşmişti. 24 Ocak 1980’de kamuoyuna açıklanan program ile Türkiye’de serbest piyasa ekono­misine geçiş başladı.Toplumsal güven uğrunda inatçı çabaDönüşümün ilk adımını, gaze­tenin net bir şekilde tanımlanmış Yayın İlkeleri oluşturdu.

Aslında bu ilkeler Türk basınında bir mani­festo niteliği taşıyordu.

Gazetecilik okura karşı samimi olmayı gerek­tiren bir faaliyet alanıydı ve okur sizin dünya görüşünüz ve ortaya koyduğunuz iş arasında zıtlık gö­rürse yayınınıza asla itibar etmez­di.

Yayın İlkelerine ise kısaca göz atıldığında habere yorum katmak­tan, sansasyon ve şantajdan kaçı­nan bir anlayış görülür.

Bu anlayış DÜNYA’nın değerini artıran ve gü­nümüze kadar ulaşmasını sağlayan temeli oluşturuyor.Gazetesi Anadolu’nun sesi olduİş dünyasını bir bütün olarak gö­ren Nezih Demirkent, Anadolu’ya büyük önem veriyordu.

Girişim­cilik ve yatırımcılığın Anadolu’da gelişim göstermesinin başta sa­nayinin ilerlemesini sağlamakta ve ülkenin gelişmesinde katkısı­nın yadsınamayacak kadar büyük olduğunu düşünüyordu.

DÜNYA Gazetesi de bu doğrultuda örgüt­lenmişti.İstanbul merkezinde ol­makla birlikte Anadolu’daki böl­ge temsilcilikleri sayesinde ül­kenin bütününü kapsadığı gibi iş dünyasının kılcal damarlarına ka­dar ulaşıyordu.

Daha henüz Türki­ye’de “Anadolu Kaplanları” deyimi bulunmuyorken DÜNYA, yurdun dört bir yanından haber toplamak­la sadece iş dünyasının o gün için mevcut ana aksının yanı sıra yük­selen Anadolu’yu da sayfalarına taşıyordu.Gazeteci kimliği her zaman öndeydiDemirkent çekinilen ve saygı du­yulan birisiydi.

Fakat babacan bir kişiliği bulunuyordu.

Eğer ki biri­sinin işe ihtiyacı varsa Nezih De­mirkent mutlaka o kişiye uygun bir iş bulurdu.

Diğer yandan Nezih De­mirkent gençlere değer veren bi­riydi.

Mesaisi bu kadar yoğun olan birinden beklenemeyecek kadar gençlere zaman ayırırdı.

Bugün meslek hayatında ileri noktalara ulaşmış pek çok kişi, Demirkent'in bu ilgisi sayesinde gazeteciliği ya­şamının bir parçası haline getir­di.Nezih Demirkent’e göre gaze­tecilik yaşamın bir parçasıydı.

Ge­ce-gündüz ya da tatil gibi bir şey bu meslekte söz konusu olamazdı.

Hiç beklenmedik bir anda habere ko­nu olacak bir olay gelişebilir, bam­başka bir planlama ile başladığınız gün, haber yetiştirebilmek için sa­bahlamakla noktalanabilirdi.İş dünyasını, ekonomiyi, ülke ve dünya gündemini yıllar boyunca özenle takip ediyor olmasıyla edin­diği büyük mesleki birikimin yanı sıra kendisinin geniş bir vizyonu bulunuyordu.

Ayrıca Demirkent çok yönlü bir kişiliğe sahipti.

İstan­bul Üniversitesi Hukuk Fakülte­sinden mezun olmuştu.

Gazetecili­ğe spor muhabiri olarak başlamıştı.Lisede voleybol ve hentbol oyna­mıştı, yüzmeyi çok iyi bilirdi.

Ay­nı zamanda voleybol antrenörlüğü yapmış olan Demirkent, gerek spor gerekse gazetecilik ile ilgili birçok organizasyonda idari görevler aldı ve yöneticilik yaptı.

Muhabirlikten başladığı meslek yaşamında gaze­te sahipliğine kadar uzanan bir yol yürüdü.

Her ne kadar bir iş insanı olarak görülse de onun gazetecilik kimliği her zaman baskındı.Babıali’nin son yangını…Bir acı ayrılık ile Babıali’nin son yangını 11 Şubat 2001’de yaşandı, bu sefer yangın yüreklerdeydi.

Ne­zih Demirkent bir kalp krizi ile an­sızın aramızdan ayrılmıştı ve ken­disini “Nezih Baba” diyerek anan binlerce basın emekçisi onu son yolculuğuna uğurladı.

Türk ba­sın tarihinde “Duayen” unvanının hakkını veren Nezih Baba, 70 yıl süren ömrünün 50 yılını gazeteci­lik mesleğine adamıştı.

İlgiyle ta­kip edilen Salı Yazıları ile mesleki yolculuğunu devam ettiren Nezih Babayı meslekten sadece ölüm ayı­rabilmişti.

Hayatının son Salı Yazı­sı 6 Şubat 2001’de yayımlanmıştı.Türk Basının onuru için müca­dele eden ismi ve onun gazeteci­lik yolculuğunu anlatmak için ya­zılan her şey eksik kalacak.

Çünkü onun yol göstericiliğine ve ilkele­rine ihtiyacımız her zaman bulu­nacak.

Öyleyse bu yazıyı da Nezih Bey’den kalan son Salı Yazısı’nın son paragrafı ile tamamlayalım: “Saygın medya herkese gerekli, güçlü medya gücünü devlete ver­diği destekten veya ekonomik güç­ten değil, halktan alır.Çalışanların bunları bilmesinde yarar var.

Kaldı ki; bu düzenin uzun ömürlü olma­yacağı görüldü.

Mesleği kendi çı­karları doğrultusunda sonuna ka­dar kullanmak isteyenler kaybet­ti, mutluluğu bankacılıkta görenler sanık oldu, koca kurumlar sallan­maya başladı ve arınma dönemi he­nüz bitmedi.

Mesleğin kurallarına saygı duyulursa meslekte başarılı işlere imza atılır, ondan ötesi kısa ömürlü olur.

Bunu her gün görüyo­ruz.

İsterseniz internet sitelerini izlemeye devam ediniz.

Çünkü her şeyi yazmak mümkün olmuyor.”Bugün mezarı başında anılacakDuayen gazeteci Nezih Demirkent’in ölümünün 25’inci yılını nedeniyle bugün Aşiyan Mezarlığı’nda kabri başında anılacak.

Anma töreninde DÜNYA Gazetesi yönetici ve çalışanları hazır bulunacak.

İlgili Sitenin Haberleri