Haber Detayı

Metafizik Epstein adası ve aydınlanmanın rönesansı
Erdem i̇lker mutlu aydinlik.com.tr
11/02/2026 00:00 (5 saat önce)

Metafizik Epstein adası ve aydınlanmanın rönesansı

Metafizik Epstein adası ve aydınlanmanın rönesansı

Sayın Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bir TV programındaki sözleri: “İran’ın nükleer silahı bulunmamaktadır.

Bir nükleer silah üretme yönünde bir gayreti de bulunmamaktadır.” Türkiye Cumhuriyeti dış politikasını yöneten isim bunu söylerken aksini iddia etmek mümkün müdür?

Zira, en üst bilgi akışına hakim kişi, İran düşmanlığını ezber yapmış Avrupa-Atlantik merkezli emperyalistlerden farklı olarak konuyu değerlendiriyor: İran’ın nükleer silah yapmaya çalıştığı yönünde bir emare yok.

Ancak, Atlantik-Avrupa merkezli bakış diyor ki “Biz İran’a güvenmiyoruz.” Elindeki zenginleştirilmiş uranyumdan-yani nükleer enerji geliştirme kapasitesinden- vazgeçsin.

Peki bu inancın merkezinde ne var?

Neo-liberal tüketim toplumu için yaratılan anlam kodları..

GÜVENİLMEZ OLAN KİM?

İran’ın bugüne kadar güvenilmez olduğunu söyleyenler bunu ne şekilde delillendiriyorlar?

Hiç bugüne kadar İran’ın “bunu yapmıyorum” dediği halde yaptığı bir şey duydunuz mu?

Mesela uranyum zenginleştirmesi yapmıyorum dedi mi?

İnkar etti mi?

Peki, diyelim ki İran güvenilmez, kim güvenilir?

Yani güvenilir olan kimdir?

Gazze’de çoluğun çocuğun üzerine bomba yağdıranlar mı?

Müzakereler devam ederken Tahran’a saldıranlar mı?

Rusya müzakere masasına davet edilmişken müzakere sırasında insansız hava aracı ile baskın saldırısı düzenleyenler mi?

Zamanında bolca kazandık bitti, artık kendi koyduğumuz hukuk sınırları içinde rekabet edemez olduk, haydi tekrar 1899 Lahey Barış Konferansı öncesine dönelim, uluslararası hukuk bitti, diyenler mi?

PROPAGANDA MAKİNESİ Hakkını vermek lazım, Nazilerin ünlü propaganda makinisti Goebels öyle bir miras bıraktı ki insanlığın hafızasına..

Sonrasında böyle bir güçten kimse vazgeçmek istemedi..

Öyle bir propaganda gücü oluşturdular ki..

Kötüler iyi, iyiler kötü olarak gösterildi..

Yaşam tarzları, dinsel ruhani inançları üzerinden, kültürel bağları, gelenekleri üzerinden insanlar hor görüldü..

Sırf neo-liberal tüketim yasam tarzını reddettikleri, geleneksel yaşam tarzını tercih ettikleri için onlara cahillik, ahlaksızlık, tembellik, riyakarlık yakıştırıldı..

Bunları yapan tek bir makine var: Propaganda..

ANLAM KODLARININ KÖLELERİ Bu propagandayı sessizce boyun eğerek kabul edenlere sesleniyorum… Siz..

İşte o makinenin esirisiniz..

Yıllarca bizim ülkelerimize müstemleke valisi gibi gelip, insan hakları dersi vermelerini izlediniz, avuçlarınız patlayana kadar alkışladınız..

Onlar gittikten sonra sözlerini adeta Tanrı buyruğu kabul edip, sürekli tekrar ve dikte ettiniz..

Beyninize yazılan anlam kodları..

Tam da Rousseau’nun Toplum Sözleşmesi’nde dediği gibi kendinizi onlara bir köle olarak vermenizi sağladı..

Sorgulamadan, elinizde hiç bir veri olmadan, emperyalizmin müstemleke valisi rolüne girenler ne dediyse yaptınız..

En üst kuralınız: Medeniyetin kökeni Batı..

Onların bütün tavsiye ve isteklerine uymak gerekir..

Uyarsanız bugünden daha iyi olursunuz.

Hatta eğer sizi çok severlerse belki daha yakından hizmet edebilmeniz için kulüplerine üye yapmış gibi yaparlar.

Siz de yaşasın kulüp üyesiyiz diye sevinirsiniz..

Eğer arada diklenirseniz kafanıza çuval geçirirler ..

Ne var ki belki size daha nefis görevler dahi veriyor olabilirler: Kurban olma şerefi..

Bunu öyle bir güzelleme ile anlatırlar ki kurban olmayı reddeden Asyalı kardeşlerinizi hakir, cahil, kalın kafalı, ilkel görürsünüz..

Metafizik bir yolculuğa çıkarsınız..

Sizin bütün değerlerinizi kendilerince yenilerler..

Kendinizi, tarihinizi, kültürünüzü unutun..

En büyük devrimci Atatürk’ü, Cumhuriyet kültürünü, Osmanlı’yı, Selçuklu’yu, Safevileri, Tasavvufu, İslamiyeti, aileyi, büyükleri, yemekleri..

Halk müziğinizi, türküleri, manileri, şiveleri, ağızları, andımızı, milli ve dini bayram sabahlarını, yerli malı haftalarını..

Marx dahil bir çok Batılı filozofun Türk devrimcileri üzerine övgülerle söylediklerine rağmen, mahçup bir şekilde, neo-liberal abiler- ablalar için hepsini onlar gibi hakir görün..Çıktığınız kabuğu beğenmeyin..

Ne göçebe kültürünü, ne yerleşik kültürünü..

Hem hilafeti bünyesine katmış ama üç kıtaya hakim teolojik Osmanlı’yı hem Cumhuriyetin Dünyada benzeri görülmemiş medeniyet atılımını..

Aynı coğrafyada binlerce yıl ekmeğini bölüştüğün kardeşlerini sırf Asya tipi üretim tarzından dolayı hakir görünüz..

Hepiniz, Avrupa-Amerikan tarzı kişilik olunuz..

Hatta çocuklarınızın isimlerini bile onlara benzetmeye çalışınız..

Bu psikoloji, Üçüncü Dünya ve Asya katledilirken, yok olma ile burun buruna gelirken, konuyu kahkahalarla esprilerle işleyen tv yapımcı- yorumcularını izlerken daha rahat olmanızı sağlar..

AYDINLANMA “Sinsi komplo teoricileri”ne rağmen Batıya güvenmeyi bırakmadınız..

Doğulu “otoriter” rejimlere mesafe ile kibirle baktınız..

Onların çocuklarını savaşlarda harcanabilir gördünüz.

Oysa ne acayipti Dünya düşünce tarihindeki Batı merkezli süreklilik değil mi?

Evet evet, Pisagora kadar kimse dik üçgende uzun kenar hesabı yapamamıştı ve bu durum piramitlerin muazzam matematik yapısından üç bin yıl sonrasına denk geliyordu ama böyle tutaraizliklar koskoca tarihi inkar etme anlamına gelemezdi.. ..derken hiç beklemediğiniz ikinci aydınlanma..

Bize uluslararası hukuk dersi verenler başkalarına ait olan kaynaklara el koyuyor, demokrasi dersi verenler kabadayılık yapıyor, insan hakları dersi verenler çocukları istismar ediyor..

Yani mahallenizde çocuk istismarcısını barındırmazsınız ya..

Adamlar her gün sosyal medya ile görsel medya ile evinizde..

Pizza Gate skandalından beri konuyu takip ediyorum..

Öyküler korkunç..

Tam da Putin’in dediği gibi..

Satanist – iblis İmparatorluğu kurulmuş..

Tüm Dünyayı yönetmeye kalkıyorlar..

Hatırlar mısınız?

Bunlar Putin’i linç ettiğinde koşa koşa ardlarından gitmiştiniz..

Bugün, Fransa’da bakan istifa etti, İngiltere’de ABD elçisi başta, Başbakan Starmerin tüm ekibi..

Başbakanın istifası da yakındır..

Prens’in unvanı alındı..

Kraliyet konutundan çıkarıldı..

Ukrayna Putin’i savaşta kaybolan çocuklarla ilgili uluslararası ceza mahkemesine şikayet ettiğinde koşa koşa yargılansın demiştiniz..

Ne çıktı?

Meğer Zelenskiy de Epstein mahallesinde, hem de karşı tarafı iftira ettikleri konuyla ilgili..

İroni’ye bakın..

Propagandaya ne kadar kolay kandığınızı itiraf edin.. “Ama ne yapalım, herkes aynı şeyi söylüyordu”, öyle mi?

Propaganda sizi böyle istismar etti..

Metafizik Epstein adasında yıllarca propagandanın kölesi oldunuz..

Bulunduğunuz ülke be kurumlarda bu propagandaya hizmet ettiniz..

Sizi uyaranları linç ettiniz..

Bu hastalıklı zihinlerden “kahramanlar” yarattınız..

Tüm bunları saflıkla yaşayıp, Metafizik Epstein adasında istismar edilen zihinler için yazdım..

Ya diğerleri?

Bunun böyle olduğunu, gerçekleri bildiği halde iblis tarafında çıkarları için yer alanlar ve bunların asla ortaya çıkmayacağına inananlar..

Yeriniz tarihin utanç sayfalarında..

İlgili Sitenin Haberleri