Haber Detayı

Nezih Demirkent’i aramızdan ayrılışının 25. yılında saygıyla anıyoruz
ekonomigazetesi.com
11/02/2026 08:17 (9 saat önce)

Nezih Demirkent’i aramızdan ayrılışının 25. yılında saygıyla anıyoruz

Aramızdan ayrılışının 25’inci yılında Ekonomi Gazetesi çalışanları olarak Nezih Demirkent’i saygı ve minnetle anıyoruz. Onun gazetecilik anlayışı, bugün de mesleğimizi icra ederken bize yol gösteren en önemli referanslardan biri olmayı sürdürüyor.

Türk basınında ekonomi gazeteciliğinin saygın ve güvenilir bir alan olarak kabul görmesinde imzası bulunan meslek büyüğümüz Nezih Demirkent’i, aramızdan ayrılışının 25’inci yılında gazetecilikte bıraktığı derin izlerle anıyoruz.

O, yalnızca haber yazan bir gazeteci değil; ekonomiyi anlamaya, anlatmaya ve topluma aktarmaya adanmış bir meslek hayatının simgesiydi.

TÜRKİYE’Yİ TANIYARAK BÜYÜYEN BİR GAZETECİ 25 Eylül 1930: İstanbul’da doğdu.

Çocukluğu ailesinin görevleri nedeniyle Anadolu’nun farklı şehirlerinde geçti; Urfa, Van, Akçakale ve İzmit gibi farklı coğrafyalarda yaşaması Türkiye’nin ekonomik ve sosyal dokusunu yakından tanımasını sağladı. 1948: Haydarpaşa Lisesi’nden mezun oldu.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne devam ederken gazetecilik mesleğine yöneldi. 10 Kasım 1950: Son Saat gazetesinde stajyer spor muhabiri olarak gazeteciliğe başladı.

Yeni Sabah ve Yeni Gazete’de muhabirlik, yazarlık ve yazı işleri müdürlüğü yaptı.

Mesleğin mutfağında yetişerek haber üretiminden yayın yönetimine kadar her kademede deneyim kazandı.

Yöneticilikte ve yayıncılıkta iz bırakan yıllar 1969: HÜRRİYET GAZETESİNE KATILDI Genel müdürlük ve yayın yönetmenliği görevlerinde bulundu.

Gazeteciliğin kurumsallaşması ve yayıncılık standartlarının yükselmesine katkı sağladı.

Genç gazetecilerin yetişmesine verdiği önem ve disiplinli çalışma anlayışıyla bir “okul” niteliği kazandı.

Haberde doğruluk ve güvenilirliği önceleyen yaklaşımıyla “önce doğru, sonra hızlı” ilkesini benimsedi.

EKONOMİ GAZETECİLİĞİNDE YENİ BİR SAYFA 1980’li yıllar Demirkent için ekonomi gazeteciliğinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

Sahip olduğu Dünya gazetesini ekonomi odaklı bir yayına dönüştürdü. - 2 Mart 1981: DÜNYA Ekonomi-Politika gazetesini yayın hayatına kazandırdı. - Ekonomiyi yalnızca rakamlarla değil; üretim, istihdam, ihracat ve yatırımların toplum üzerindeki etkileriyle ele alan bir yayıncılık anlayışı geliştirdi. - Ekonomi gazeteciliğinin geniş kitleler tarafından anlaşılmasına önemli katkı sağladı.

MESLEK ÖRGÜTLERİNDE ÖNCÜ ROL Gazeteciliği bir meslek olmanın ötesinde dayanışma alanı olarak gördü. - 1982: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) başkanlığına seçildi.

Yaklaşık 10 yıl boyunca bu görevi sürdürdü. - Gazetecilerin haklarının geliştirilmesi ve basın kültürünün korunmasına yönelik çalışmalar yürüttü. - Basın Müzesi’nin kurulması ve meslek içi iletişimi güçlendiren yayınların hayata geçirilmesine katkı sağladı. - Türkiye Gazete Sahipleri Sendikası ve Gazeteciler Sosyal Hizmetler ve Emeklilik Vakfı’nda görev aldı.

KALEMİYLE BIRAKTIĞI MİRAS Gazeteciliği topluma karşı sorumluluk olarak gördü.

Ekonomik gelişmeleri toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren bir alan olarak ele aldı ve anlaşılır bir dille yazdı.

Çok sayıda ödül aldı; gazetecilik üzerine kitaplar kaleme aldı. “Sayfa Sayfa Gazetecilik”, “Salı Yazıları” ve “Medya Medya” gibi eserleriyle mesleki deneyimini gelecek kuşaklara aktardı. “Araştıracak, bulacak ve uygulayacaksın.

Bunun için hiç durmadan çalışacaksın.

Gazetecilik kısaca budur.” “Para kazanılır ama prestij asla satın alınamaz.” 50 yılı aşan meslek yaşamının önemli bölümünü ekonomi gazeteciliğine adadı ve bu alanda bir ekol oluşturdu. 11 Şubat 2001: Hayata veda etti.

Ardında ilkelerine bağlı, güvenilir ve sorumlu gazeteciliği temel alan güçlü bir mesleki miras bıraktı.

Gazeteciliğin nasıl yapılacağını yazdı: “Sayfa Sayfa Gazetecilik” Nezih Demirkent yalnızca haberin peşinden giden bir gazeteci değildi; gazeteciliğin nasıl yapılması gerektiğini de yazılarıyla sürekli sorgulayan, mesleğin kendi üzerine düşünmesini sağlayan bir ustaydı.

Özellikle Salı günleri kaleme aldığı yazılarında, basının rolünü, gazetecinin sorumluluğunu ve meslek etiğini mercek altına alır; genç gazetecilere adeta bir ders niteliğinde satırlar bırakırdı.

Bu yazıların önemli bir bölümü daha sonra “Sayfa Sayfa Gazetecilik” adlı kitapta toplandı.

Bu eser, yalnızca bir köşe yazıları derlemesi değil; Türk basınında gazetecilik pratiğinin, editoryal kültürün ve meslek ahlakının içeriden bir tanıklığı olarak kabul edildi. 318 sayfalık kitap, Demirkent’in hem habere hem de gazeteciliğin yapılış biçimine dair gözlemlerini bir araya getiren önemli bir başvuru kaynağına dönüştü.

Demirkent için gazetecilik yalnızca haber yazmak değildi; araştırmak, doğrulamak ve her gün yeniden öğrenmekti.

Onun mesleğe bakışını özetleyen sözlerinden biri bugün hâlâ birçok gazeteci için pusula niteliğinde: “Araştıracak, bulacak ve uygulayacaksın.

Bunun için hiç durmadan çalışacaksın.

Gazetecilik kısaca budur.” Bir başka sözü ise gazeteciliğin itibar boyutuna yaptığı vurguyla hafızalara kazındı: “Para kazanılır ama prestij asla satın alınamaz.” Salı yazıları ve “Sayfa Sayfa Gazetecilik”, Nezih Demirkent’in yalnızca döneminin değil, sonraki kuşakların da gazetecilik anlayışını etkileyen kalıcı miraslarından biri oldu.

Onun satırlarında, haberin arkasındaki emeği, editoryal titizliği ve bağımsızlık ilkesini görmek mümkündü.

EKONOMİ Gazetesi ailesinden saygı ve minnet Aramızdan ayrılışının 25’inci yılında Ekonomi Gazetesi çalışanları olarak Nezih Demirkent’i saygı ve minnetle anıyoruz.

Onun gazetecilik anlayışı, bugün de mesleğimizi icra ederken bize yol gösteren en önemli referanslardan biri olmayı sürdürüyor.

Gerçeğin izinde yürüyen, haberin sorumluluğunu taşıyan ve gazeteciliğin itibarını her koşulda koruyan Demirkent’in mirası, ekonomi basınında yaşamaya devam ediyor.

Kalemini ekonomiye, aklını ülkesine ve emeğini gazeteciliğe adamış bir ustayı aramızdan ayrılışının 25’inci yılında saygıyla anıyor; bıraktığı izlerin mesleğimizde yaşamaya devam edeceğine inanıyoruz.

Nezih Demirkent’in adı, Türk basınında yalnızca bir gazeteci olarak değil; ilkeleri, emeği ve mesleğe kattığı değerle anılmaya devam edecek.

Onun gazeteciliğe duyduğu inanç ve sorumluluk duygusu, gelecek kuşaklar için de ilham olacak.    

İlgili Sitenin Haberleri