Haber Detayı

Hidrojen bombasından nükleer reaktöre: Ay’da bir kaza olursa astronotları ne bekliyor?
Dünya takvim.com.tr
11/02/2026 09:20 (1 saat önce)

Hidrojen bombasından nükleer reaktöre: Ay’da bir kaza olursa astronotları ne bekliyor?

NASA, Ay’da kurulması planlanan kalıcı üsler için nükleer reaktör geliştirmeye hazırlanıyor. Uzay keşfinde yeni bir dönemin kapısını aralayan bu proje enerji ihtiyacına çözüm sunarken olası bir kaza senaryosunda neler yaşanabileceği sorusunu da gündeme taşıyor.

NASA, gelecekte Ay'da kurulması hedeflenen kalıcı üsler ve uzun soluklu insanlı görevler için yüzeyde bir nükleer reaktör inşa etmeyi planlıyor.

Uzay keşiflerinde yeni bir dönemi temsil eden bu adım, beraberinde bazı kritik soruları da gündeme taşıyor.

Uzayda Nükleer Enerji Yeni Değil Aslında NASA için uzaya nükleer materyal göndermek yeni bir fikir değil.

Ajans, 1950'li yıllardan bu yana uzay görevlerinde nükleer enerji seçenekleri üzerinde çalışıyor.1965 yılında fırlatılan SNAP-10A sistemi, dünyanın ilk nükleer enerjili uydusu olarak tarihe geçti ve 43 gün boyunca Dünya yörüngesinde görev yaptı.

Daha sonraki yıllarda ise nükleer enerji, özellikle derin uzay görevlerinde kritik rol oynadı.

Voyager sondaları ve Mars'taki Curiosity keşif aracı gibi birçok görevde radyoizotop termoelektrik jeneratörleri (RTG) kullanıldı.

Bu sistemler, radyoaktif bozunma sonucu ortaya çıkan ısıyı elektriğe çevirerek uzun süreli ve güvenilir enerji sağlıyor.

Hatta Ay yüzeyinde geçmiş Sovyet görevlerinden kalan bazı araçlarda hâlâ radyoaktif ısıtıcılar bulunuyor.

Ay Üsleri İçin Daha Güçlü Enerji Kaynağı Ay'da kalıcı bir üs kurmak, mevcut RTG sistemlerinden çok daha fazla enerji gerektiriyor.

Bu nedenle NASA, küçük ölçekli fisyon reaktörlerine yönelmiş durumda. 2018 yılında testleri tamamlanan 'Kilopower' projesi bunun en somut örneği.

Yaklaşık bir tuvalet kâğıdı rulosu büyüklüğündeki bu uranyum yakıtlı reaktör, küçük ama sürekli bir güç üretme kapasitesine sahip.

NASA'ya göre dört Kilopower ünitesi, Ay'daki bir yerleşkenin enerji ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde.

Her ne kadar 'nükleer reaktör' ifadesi kamuoyunda endişe yaratsa da bu sistemler düşük zenginleştirilmiş uranyum ve pasif güvenlik mekanizmalarıyla tasarlanıyor.

Yani aktif müdahale olmadan da kendi kendini güvenli biçimde soğutabilecek şekilde geliştiriliyor.

Reaktör Arızalanırsa Ne Olur?

Ay'da bir nükleer kazanın nasıl gelişeceğine dair kesin bir örnek bulunmuyor.

Ancak mevcut tasarımlar, Dünya'daki büyük nükleer santrallerle kıyaslanamayacak kadar düşük güçte.

Tek bir Kilopower reaktörü, Dünya'da yalnızca birkaç hanenin elektrik ihtiyacını yaklaşık 10 yıl boyunca karşılayabilecek kapasitede.

Ay'daki fiziksel koşullar da senaryoyu değiştiriyor.

Atmosfer olmadığı için mantar bulutu oluşması ya da geniş çaplı bir şok dalgası beklenmiyor.

Yerçekimi Dünya'nın altıda biri olduğu için patlama dinamikleri de farklı olurdu.

Uzmanlara göre en olası senaryo; reaktörün aşırı ısınması, kısa süreli bir parlama ve ardından erimiş metalin Ay yüzeyinde katılaşması şeklinde gerçekleşebilir.

Atmosfer ve rüzgar bulunmadığı için radyoaktif parçacıkların geniş alanlara yayılması sınırlı kalabilir.

Ancak Ay üssünde görev yapan astronotlar açısından yüksek radyasyon riski ciddi bir tehdit oluşturabilir.

Geçmişte Çok Daha Radikal Fikirler Vardı Aslında Ay'da nükleer risk tartışmaları bugün olduğundan çok daha farklı bir noktada olabilirdi. 1950'li yıllarda ABD'de, Sovyetler Birliği'ne güç gösterisi yapmak amacıyla Ay yüzeyinde bir hidrojen bombası patlatmayı öngören 'Project A119' adlı gizli bir proje bile gündeme gelmişti.

Neyse ki bu plan uygulamaya geçmeden rafa kaldırıldı.

Bugün NASA'nın hedefi ise sürdürülebilir uzay keşfi.

Ay'da kurulacak küçük ölçekli bir nükleer reaktör, insanlığın Dünya dışındaki ilk kalıcı enerji altyapılarından biri olabilir.

İlgili Sitenin Haberleri