Haber Detayı

Balıkesir İvrindi'de Kalker Ocağı İçin Verilen "Çed Olumlu" Kararına Çevre Dernekleri Dava Açtı
Güncel haberler.com
11/02/2026 12:23 (2 saat önce)

Balıkesir İvrindi'de Kalker Ocağı İçin Verilen "Çed Olumlu" Kararına Çevre Dernekleri Dava Açtı

Balıkesir'in İvrindi ilçesinde yapılması planlanan kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi projesinin ÇED olumlu kararına çevre dernekleri ve bölge sakinleri tarafından itiraz edildi. Projenin çevreye geri dönülemez zararlar vereceği belirtilerek, iptal ve yürütmenin durdurulması talep edildi.

Haber: Buse ÖZBEY(BALIKESİR) - Balıkesir'in İvrindi ilçesine bağlı Akçal Mahallesi'nde yapılması planlanan kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi projesine ilişkin verilen ÇED Olumlu kararına karşı çevre dernekleri ve bölge sakinleri, iptal ve yürütmenin durdurulması istemiyle Balıkesir Nöbetçi İdare Mahkemesi'ne dava açtı.

Dava dilekçesinde, proje tanıtım dosyasındaki eksikliklere işaret edilerek, proje sahasının yerleşim yerlerine ve ormana yakınlığı dolayısıyla çevreye geri dönülemez zararlar verileceği belirtildi.Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Ayvalık Tabiat Derneği, Burhaniye Çevre Platformu Derneği, Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği ile bazı bölge sakinleri, İvrindi ilçesine bağlı Akçal Mahallesi'nde yapılması planlanan kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi projesine ilişkin Balıkesir Valiliği tarafından 9 Ocak'ta verilen "ÇED Olumlu" kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Balıkesir Nöbetçi İdare Mahkemesi'ne başvurdu.Dava dilekçesinde, Uluova İnşaat AŞ tarafından yapılması planlanan kalker ocağı ve kırma-eleme tesisi projesinin, çevreye telafisi imkansız zararlar vereceği belirtildi. "Ekoyıkım suçu" Dava dilekçesinde, proje alanına yerleşim bölgesine 260 metre mesafede olduğuna işaret edilerek, patlatma yönetimi kullanılmasının köylüler ve diğer canlılar için "ölüm fermanı" olacağı ifade edildi.

Proje tanıtım dosyasında yer alan "proje alanı yakın çevresinde yerleşim birimi olmadığı için görüntü kirliliği oluşmayacağı" ifadesinin gerçekliği yansıtmadığı belirtilen dilekçede, kalker ocağı ve kırma eleme tesisinin "ekoyıkım suçu" olduğu savunuldu. "Proje alanı yerleşim yerlerine 260 metre mesafede, patlatma zarar verecek" Proje kapsamında 10,01 hektarlık alanda yıllık 495 bin ton kalker ve pasa malzemesi üretimi yapılmasının planlandığı, çıkarılacak kalkerin 395 bin tonunun kırma-eleme tesisinde işleneceği, 100 bin tonunun ise tüvenan olarak kullanılacağı belirtilen dilekçede, sahanın büyük bölümünün orman alanı içerisinde kaldığı, ayrıca tarım arazilerini de kapsadığı aktarılarak, şu değerlendirme yapıldı:"Ormanların karbon yutak alanı olması, havayı temizlemesi, su toplama havzası oluşu, onları yaşamsal kılar.

Ormanların yok edilmesi ile tüm bu faydaları da yok edilecektir.

Önce ağaçlar kesilecek, tüm bitki örtüsü kazılacak, bitkisel toprak kaldırılacak ve patlatmalarla alttaki kalker çıkartılacaktır.

Yani orman yok edilecektir.

Ülkemizde her ne kadar Proje tanıtım dosyaları ve ÇED raporlarında ocaklarının rehabilite edileceği taahhüt edilse de bu durum mümkün olmamakta, ocaklar korkunç görünümleri ile birer yıkım alanı bırakılmaktadır.

Rehabilitasyonları mümkün değildir.

Proje, ormanlık alanları yok edecek olmasından dolayı kabul edilemez.

Proje ÇED alanı'ndaki ormanları yok etmekle kalmayacak, tozuma vb nedenlerle civarındaki ormanlık alanlara da zarar verecektir.

Etkisi ÇED alanı ile sınırlı kalmayacak, daha geniş bir alana yayılacaktır."Ayrıca dilekçede, projenin çevresindeki arkeolojik, tarihi, doğal sit alanları açısından da değerlendirilmediği ifade edildi.Dilekçede, projenin yalnızca Proje Tanıtım Dosyası üzerinden karara bağlandığı, halkın katılımıyla toplantı yapılmadığı ve İnceleme Değerlendirme Komisyonu oluşturulmadığı, bu durumun ÇED sürecinin amacına ve mevzuata aykırı olduğu kaydedildi.Bölgede halihazırda başka madencilik ve enerji projelerinin de bulunduğu aktarılan dilekçede, kümülatif etki değerlendirmesinin yeterli yapılmadığı öne sürüldü. "Ekolojik yıkımlar yeni projelerle daha da artacak" Dilekçede, Anayasa ve Çevre Kanunu'nun ilgili maddelerine atıf yapılarak, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının ihlal edildiği vurgulanarak, telafisi güç ve imkansız zararların doğmaması için öncelikle yürütmenin durdurulması, ardından işlemin iptali talep edildi.Kazdağları Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği'nden, konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Balıkesir İvrindi ilçesi ve Akçal köyü ne yazık ki çok ciddi ekolojik yıkımlara maruz kalmıştır ve bu yıkımlar yeni projelerle daha da artacaktır.

Tüm Balıkesirlileri ve duyarlı yurttaşlarımızı bölgemizde sürdürmekte olduğumuz mücadeleye destek vermeye çağırıyoruz.

Kazdağı'nın Madra'nın altı, üstünden değerlidir, Türkmen Dağı'na dokunma" ifadeleri kullanıldı.

İlgili Sitenin Haberleri