Haber Detayı

Bakan Tekin, "Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım Çalıştayı"nın kapanışında konuş...
Güncel haberler.com
11/02/2026 13:40 (2 saat önce)

Bakan Tekin, "Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım Çalıştayı"nın kapanışında konuş...

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Siber zorbalıkla mücadelede elbette ki teknik tedbirleri, platformları, içerik denetimini, hukuki sorumlulukları ciddiyetle ele alacağız.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Siber zorbalıkla mücadelede elbette ki teknik tedbirleri, platformları, içerik denetimini, hukuki sorumlulukları ciddiyetle ele alacağız.

Ancak bununla birlikte eğitim politikalarımızda yıllardır inşa etmeye çalıştığımız o değerler çerçevesini, dijital dünyanın şartları karşısında daha da güçlendirmek zorundayız." dedi.Bakan Tekin, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunca (RTÜK) medya içeriklerinde siber zorbalıkla mücadeleye yönelik farkındalığın artırılması amacıyla yürütülen "Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım Çalıştayı"nın kapanış programına katıldı.Ankara'da bir otelde gerçekleştirilen programda konuşan Tekin, Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) toplumda karşı karşıya kalınan bütün sorunları çözüm noktasında rol üstlenmek zorunda olan bir Bakanlık olduğunu belirtti.Bu eğitim öğretim yılının ikinci döneminin geçen hafta başladığını anımsatan Tekin, bahar yarıyılının hayırlı olmasını diledi.Milli birliğin ve beraberliğin temini için sağlıklı ve huzurlu bir toplum inşa etmeye yoğun çaba gösterdiklerini, bu kapsamda ikinci dönemin ilk haftasında Türk bayrağının birleştirici gücüne yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla "Bayrak Sevgisi" temalı yüz binlerce etkinlik yapıldığını ifade eden Tekin, ramazan ayında da okullarda etkinlikler yapılacağını söyledi.Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamındaki yeni müfredatla 9 farklı okuryazarlık türünü öğretim programlarına entegre ettiklerinin altını çizen Tekin, "Bunlardan bir tanesi RTÜK ile yürüttüğümüz medya okuryazarlığı.

SPK ile finans okuryazarlığı, BTK ile yapay zeka okuryazarlığı, Kişisel Verileri Koruma Kurumuyla da kişisel veriler konularında yine bu anlamda farkındalık oluşturacak işbirliklerini birlikte yürütüyoruz." dedi."Çocuğun haysiyetini hedef alan toplu bir saldırı halini alabiliyor"Bakan Tekin, son yıllarda sınırla kurulan ilişkiyi sürekli olarak olumsuzlayan, ölçüyü sıradanlık gibi gösteren, itidali zayıflık diye yaftalayan bir dilin egemen olduğunu dile getirdi.Ekranların ilişkileri yüz yüze olmaktan çıkarıp uzaktan bir temasa dönüştürdüğünü kaydeden Tekin, şöyle devam etti: "Karşımızdakinin yüzünü görmediğimizde, sesindeki titremeye, gözündeki doluluğa tanık olmadığımızda kullandığımız kelimelerin ağırlığını daha az hissediyoruz.

Anonimlik, hesap verme duygusunu zayıflatıyor.

Hız kültürü ise düşünmeye, tartmaya, geri adım atmaya fırsat bırakmıyor maalesef.

Böyle bir zeminde kuracağımız her bir cümle, paylaşacağımız her bir görüntü, saniyeler içerisinde büyüyüp bir çocuğun haysiyetini hedef alan toplu bir saldırı halini alabiliyor.

Bu yüzden siber zorbalıkla mücadelede elbette ki teknik tedbirleri, platformları, içerik denetimini, hukuki sorumlulukları ciddiyetle ele alacağız.

Ancak bununla birlikte eğitim politikalarımızda yıllardır inşa etmeye çalıştığımız o değerler çerçevesini dijital dünyanın şartları karşısında daha da güçlendirmek zorundayız."Toplumda rol model olan kişilerin paylaşımlarında bunun bilinciyle hareket etmeleri gerektiğine dikkati çeken Tekin, "Yaptığımız her paylaşımın, ekranlarda söylediğimiz her bir cümlenin, toplumda, çocuklarımızda, bu anlamda mahremiyet, değerler ve siber zorbalığın ikliminin oluşturulması anlamında yaratacağı travmayı hep beraber görmek durumundayız.

Bu konularda yapılan paylaşımlar sonrasında, hata ya da yanlışlıkla yapılan paylaşımlar sonrasında kamuoyunda dilenecek bir özür, açık yüreklilikle ifade edilebilecek bir özür dileme sürecinin de bu eğitimin bir parçası olduğunu görmemiz gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu."Çocuklarımızın dijital dünyada karşılaştığı riskleri konuşabildiği bir öğrenme alanı inşa ettik"Tekin, Bakanlık olarak bu meseleyi sahada karşılığı olan, öğretmen, öğrenci ve aileyle birlikte yürünecek bir süreç olarak ele almaya çaba gösterdiklerini bildirdi.Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini kurgulamada, öğrencileri akademik başarı üzerinden tanımlayan bakışı geride bıraktıklarının altını çizen Tekin, onların şahsiyetini, değer dünyasını, toplumsal sorumluluk duygusunu ve dijital alandaki davranışlarını aynı bütünlük içerisinde ele almak istediklerini söyledi.Çocukların dijital alandaki davranışlarını okulun dışında kalan ikincil bir alan olarak görmediklerini vurgulayan Tekin, bilginin kanalını, dilini, hızını ve bağlamını ciddiyetle ele aldıklarını ifade etti.Tekin, bilginin hangi ahlaki iklim içerisinde kullanıldığını eğitimin asli bir meselesi olarak öngördüklerini belirterek, "Bu nedenle önce müfredata dokunarak kazanımları, içerikleri ve öğrenme yaşantılarını çocuğun karakter inşasıyla, toplumsal sorumluluk ufkuyla ve dijital dünyadaki duruşuyla aynı bütünlük içerisinde yeniden kurmaya çaba sarf ettik." dedi.Ortaokul 6, 7 ve 8'inci sınıflarında yürütülen "Okul Temelli Sorumluluk Çalışmaları" dersinin bu yaklaşımın önemli zeminlerinden biri olduğuna dikkati çeken Tekin, şunları söyledi: "Çocuklarımızın dijital dünyada karşılaştığı riskleri konuşabildiği, akran zorbalığıyla siber zorbalık arasındaki ilişkiyi kavrayabildiği, mahremiyetin, saygının ve sorumluluğun ne anlama geldiğini örnekler üzerinden tartışabildiği bir öğrenme alanı inşa ettik.

Evlatlarımızın diliyle konuşan, onu suçlamayan, düşünmeye, empati kurmaya, hak arama ve yardım isteme yollarını öğrenmeye çağıran bir yaklaşımı önceledik.""Uygulamalarımızı sürekli güncellemeye çaba sarf ediyoruz"Bakan Tekin, öğretmenleri bu süreçte yalnız bırakmadıklarını vurguladı.Öğretmenlerin siber zorbalıkla mücadeledeki önemine değinen Tekin, "Öğretmenlerimizin durumu fark etmenin ötesinde bir donanıma sahip olmasını, öğrencideki en küçük bir işareti okuyabilmesini, ne zaman ve nasıl müdahale edeceğini, hangi aşamada rehberlik biriminden destek isteyeceğini ve bütün bu tabloyu aileyle hangi üslupla paylaşacağını bilmesi gerekir.

Bu sebeple rehberlik hizmetlerimizi güçlendirirken, öğretmenlere dönük, çevrim içi ve yüz yüze eğitimlerde dijital güvenlik, mahremiyet, siber zorbalık, akran nezaketi, çevrim içi bağımlılık gibi başlıklarda farkındalık ve müdahale becerilerini destekleyen içeriklere yer verdik." dedi.Çocukların ekranla kurduğu ilişkinin evde yaşananlarla birlikte anlam kazandığını dile getiren Tekin, Aile Okulu gibi programlarda ebeveynlerle bir araya geldikleri her oturumda, dijital mahremiyeti, ekran süresinin ayarını, dijital bağımlılık riskini, güvenli interneti ve çocukla kurulan sağlıklı iletişimi etraflıca konuşmaya çaba sarf ettiklerini belirtti.Tekin, "'Okul İklimi' çalışmalarımız, rehberlik birimlerimizin kayıtları ve Aile Okulu programlarımızdan gelen geri bildirimler, siber zorbalık karşısında yardım isteme davranışının güçlendiğini, öğretmen ve veli duyarlılığının arttığını, dijital mahremiyet bilincinin daha erken yaşlara indiğini gösteriyor bize çok şükür.

Bu işaretleri düzenli saha izlemeleriyle de destekliyor, öğretmen gözlemleriyle, öğrenci-veli değerlendirmelerini bir arada okuyarak uygulamalarımızı sürekli güncellemeye çaba sarf ediyoruz.

Nerede etkisi artıyor, nerede etkisiz kalıyor, bunu sahadan öğrenip adımlarımızı ona göre güçlendiriyoruz." diye konuştu.Bakan Tekin, ayrıca Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin vizyonu doğrultusunda öğrencilerin aktif katılımıyla hazırlanan ve haftada 3 gün yayınlanan "Haberimiz Olsun" projesini başlattıklarını hatırlattı.Çalıştay kapsamında kamuoyuna açıklanacak sonuç bildirgesine değinen Tekin, bildirgenin her bir kurumun ve paydaşın kendi payına düşen sorumluluğu daha net görmesine yardımcı olarak bir yol haritası olarak gördüğünü sözlerine ekledi.Programda, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan da birer konuşma yaptı.

İlgili Sitenin Haberleri