Haber Detayı
"Kurgu ve Gerçek-Maraşlı Şeyhoğlu" belgeselinin ön gösterimi AKM'de gerçekleştirildi
Yönetmenliğini ve senaristliğini Coşkun Çokyiğit'in üstlendiği "Kurgu ve Gerçek-Maraşlı Şeyhoğlu" belgeselinin ön gösterimi, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Yeşilçam Sineması'nda gerçekleştirildi.
Yönetmenliğini ve senaristliğini Coşkun Çokyiğit'in üstlendiği "Kurgu ve Gerçek-Maraşlı Şeyhoğlu" belgeselinin ön gösterimi, Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Yeşilçam Sineması'nda gerçekleştirildi.Belgesel, Türk edebiyatının usta şairlerinden Faruk Nafiz Çamlıbel'in "Han Duvarları" şiirinde öldüğü tasvir edilen Şeyhoğlu Satılmış'ın aslında şairin hayal gücünden doğmuş bir karakter olmadığını anlatıyor.AA muhabirine açıklamalarda bulunan Çokyiğit, Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış ile ilgili bir belgesel yapma fikrinin 1970'li yıllarda ortaya çıktığını söyledi.Çamlıbel'in şiiriyle ilk defa, Prof.
Dr.
Mehmet Kaplan'ın Cumhuriyet'in kuruluşunun 50. yıl dönümü münasebetiyle hazırladığı armağan kitap vesilesiyle karşılaştığını belirten Çokyiğit, "O kitaptaki ilk şiir 'Han Duvarları'ydı.
Ben o zaman lise öğrencisiydim ve bu şiirden çok etkilenmiştim.
Şiirde geçen 'Maraşlı Şeyhoğlu' ise fazlasıyla dikkatimi çekmiş ve hafızamda yer etmişti." dedi.Çokyiğit, kendisinin de Kahramanmaraşlı olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti:"Anneannemin dedesi Mevlevi şeyhiydi.
Evimizde başta külah olmak üzere Mevlevilikle ilgili çeşitli objeler vardı.
Bu meseleyle ilgili de evimizde kulaktan kulağa aktarılan bir hikaye söz konusuydu.
Ben de o heyecanla bu şiirden büyüklerime bahsettim ve onlar bunun üzerine ağlamaya başlayarak, 'Burada anlatılan, bizim üvey ağabeyimizdir.' dediler.
Bu durum, benim için çok etkileyici bir andı.""Meselenin peşine düştüm ve bir sürü belgeye ulaştım"Konuyla ilgili çalışmalarının zaman içinde arttığına işaret eden Çokyiğit, "Meselenin peşine düştüm ve bir sürü belgeye ulaştım.
Maraşlı Şeyhoğlu'yla ilgili benim kan değil, kültürel bir bağım var.
Konuyla ilgili birkaç yazı yazdım, araştırmalarda bulundum.
Gördüm ki kahramanımızla ilgili büyük bir efsane yahut tevatür var.
Ben de Şeyhoğlu'nun gerçek hikayesini ortaya koymak adına bu belgeseli yapmaya karar verdim." diye konuştu.Coşkun Çokyiğit, belgeselle ilgili destek almak adına Kültür ve Turizm Bakanlığına müracaat ettiğini dile getirerek, şunları kaydetti:"Bakanlık belgeselle ilgili hazırladığım projeyi onaylayarak bana destek verdi.
Bunun üzerine önce Maraş'taki Mevlevi kültürü ve adabıyla ilgilenen Kahramanmaraş Musiki Derneği Başkanı Bahattin Bilginer, Maraşlı mahalli yazar Ali Agun gibi isimlerden destek aldım.
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi gibi kurumlarımızın da bana önemli katkıları oldu.
Bunun dışında önemli akademisyenlerin de kapısını çaldık, onların tanıklığına başvurduk.
Şeyhoğlu'nun doğup büyüdüğü yerleri ziyaret edip belgesel için çekimlerimizi gerçekleştirdik."Çamlıbel'in "Han Duvarları" şiirinin sinematografik ve görsel açıdan oldukça güçlü bir anlam ve yapıya sahip olduğuna dikkati çeken Çokyiğit, "Han Duvarları"nın dönemi için ifade ettiği anlama dair, "Han Duvarları, Cumhuriyet döneminin, Türk insanı ve kültürünü nasıl algıladığına dair önemli ipuçları içeriyor.
Çamlıbel'in bu metni, milli şiir cereyanını başlatan bir anlama ve değere sahip.
Daha önce bu şiirle ilgili yapılmış çalışmaların odağında ise Faruk Nafiz'in anlatım ve tasviri vardı.
Biz bunu yapmadık, çünkü bu zaten yapılmıştı ve kolay bir yol olurdu." görüşlerini paylaştı."Karacaoğlan'ın şiirlerindeki imgelerden hareket ederek o şiirin resmini, filmini yapan kimse yok"Çokyiğit, belgeselle Şeyhoğlu'nun kurmaca değil, gerçek bir karakter olduğunu göstermek istediklerini vurgulayarak, "Derdimiz Faruk Nafiz'in 'Han Duvarları' şiirinin belgeselini yapmak değildi.
Maraşlı Şeyhoğlu karakteri, edebiyat eleştirmenleri tarafından bugüne kadar Faruk Nafiz'in kurmaca bir karakteri olarak değerlendiriliyordu.
Biz belgeselle Şeyhoğlu'nun kurmaca değil gerçek bir karakter olduğunu göstermek istedik." dedi.Şiirin hikayesine dair de Çokyiğit, şunları anlattı:"Han Duvarları şiiri, Cumhuriyet döneminin hemen başında kaleme alınıyor.
Çamlıbel, Kayseri'ye öğretmen olarak atanıyor.
Böylece dönemin bir Türk aydını savaş sonrasında Anadolu'yu ilk defa görüyor ve bu gerçeklikle yüzleşmiş oluyor.
Anadolu'da ne var, Anadolu mirası nedir, savaştan arta kalan nedir?
Cumhuriyet döneminin şiiri için çok önemli bir anlama sahip olan bu metindeki ana karakterlerden birisinin şairin muhayyelesinden çıkıp çıkmadığı hem edebiyat tarihi hem de estetik tarihimiz açısından önem arz eden bir meseledir."Cumhuriyet döneminde Anadolu'daki kültürel birikimin yeterince ele alınmadığını belirten Çokyiğit, "100 yıllık Cumhuriyet tarihi hayatımızda maalesef ciddi bir kültürel beslenme yok.
Karacaoğlan'ın bir şiirindeki imgelerden hareket ederek o şiirin resmini, filmini yapan kimse yok.
Ne yazık ki bizim entelektüellerimiz kendi kültürünü, kültürün gerçekliğini bilmiyorlar.
Faruk Nafiz, kendi kültürünün içindeki önemli bir şahsiyeti şiirin odağına almış. 'Kurgu ve Gerçek' belgeseli de kültürel değerlerine yaslanan bu ismi ve onun karakterinin hikayesini seyirciye aktararak kendi gerçekliğimizi gözler önüne sermeye çalışıyor." değerlendirmesinde bulundu.Şair Hilmi Yavuz, tarihçi Dr.
Nazif Öztürk ve Şeyh Selim Dede'nin torunu Abdi Tekerek'in yer aldığı ve müziklerini Ferhat Göçer'in üstlendiği belgeselde, Şeyhoğlu'nun gençliğini ise Ahmet Alper Büyükçelik canlandırıyor.