Haber Detayı
Mersin bakliyat kapasitesini büyütmeye hazırlanıyor
Dünya Bakliyat Günü’nde konuşan sektör temsilcileri, Mersin’in Türkiye bakliyat ticaretinin yaklaşık yüzde 80’ini yönettiğini ve mevcut üretimin dört katını işleyecek altyapıya sahip olduğunu vurguladı. Destekleme katsayılarının güçlendirilmesi halinde kentin küresel rekabette daha güçlü konuma ulaşabileceği belirtildi.
Mersin Ticaret Borsası (MTB) ve Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) tarafından, 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü’ne özel bir toplantı gerçekleştirildi.
Organizasyona Vali Atilla Toros, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hakan Sefa Çakır, Ulusal Baklagil Konseyi Başkanı Selami Dervişoğlu başta olmak üzere STK başkanları, askerî erkan ve bakliyat sektörünün temsilcileri katıldı.Etkinlikte bir sunum gerçekleştiren MTB Başkanı Abdullah Özdemir, Türkiye’deki bakliyat dış ticaret hacminin 2,7 milyon ton düzeyinde olduğunu dile getirdi.
Abdullah Özdemir, bu hacmin yaklaşık yüzde 80’inin Mersin üzerinden yapıldığını aktardı.
Türkiye’de bakliyat ürünlerinin işlenmesine dayalı sanayinin yüzde 70’inden fazlasının yine Mersin’de bulunduğuna dikkat çeken Özdemir, “40 mercimek işleme tesisinde yıllık 2 milyon ton kapasite var.111 eleme, tasnifleme ve paketleme tesisinde yılda 2 milyon ton nohut, kuru fasulye, yeşil mercimek ve bezelye işleniyor.
Bu kapasiteyle Mersin, ülkemizin mevcut üretim hacmi olan 1 milyon tonun 4 katını işleyebilecek güce sahip.
İlimizde 250’yi aşkın firma bu sektörde faaliyet gösteriyor.
Öte yandan 1980’li yıllardaki konuma yeniden ulaşmanın yolu, üretimi ve tüketimi istikrarlı biçimde artırmaktan geçiyor.Ancak mevcut destekleme sisteminde bakliyat, diğer stratejik ürün grupları olan hububat ve yağlı tohumlara kıyasla oldukça dezavantajlı.
Destek katsayıları, üreticilerimiz için bakliyat ekimini cazip kılmaktan uzak.
Beklentimiz, bakliyat destekleme katsayılarının bu dezavantajı giderecek şekilde yeniden düzenlenmesidir.
Çünkü bakliyat, yalnızca bugünün değil, geleceğin de gıdasıdır” dedi.Dünya gıda tüketim alışkanlıklarının hızla değiştiği ortamda, ülkelerin sürdürülebilir gıda tedariği için stratejik tedbirler aldığını dile getiren AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş ise özellikle pandemi ve Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında ülkelerin, gıdada dışa bağımlılığını azaltmak amacıyla iç üretimi güçlendirmeye yöneldiğini vurguladı.Bu süreçte tahıl ile bakliyatın uzun raf ömrü ve desen değeri avantajıyla, küresel gıda güvenliğinin temel unsurları arasına girdiğini söyleyen Memiş, “Son yıllarda ülkeler tahıl ve bakliyatta üretim alanlarını, rekoltelerini ve stok stoklarını arttırmaya çalışıyor.Bugün birçok ülkede öğünlerin en az yü zde 20’sinin protein ağırlıklı olması devlet politikaları arasına girdi.
Hayvansal proteinle bu ihtiyacın karşılanması ekonomik olmadığı için çözüm bakliyatta bulundu.
Bu nedenle dünyada bakliyata yönelik tarımsal gerekli biçimde artıyor.
Türkiye bakliyatla üretici, işleyici ve küresel ticaret merkezi konumunda.
Bu üstünlüğü korurken, bakliyatın ana vatanı olarak bereketli topraklarımızda bakliyat üretiminin daha fazla teşvik edilmesi stratejik bir zorunluluk” diye konuştu.Hal katlı kavşağı nisanda açılıyorKentte bakliyat sektöründe faaliyet gösteren firmaların genellikle doğu kesimde yoğunlaştığını anımsatan Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer de bölgedeki tesislere ulaşımı kolaylaştırmak adına hayata geçirdikleri çalışmaları anlattı.
Söz konusu bölgede ve D-400 karayolunda trafiğin her geçen gün daha da attığını belirten Seçer, “Mersin’in resmi nüfusundan yüzde 30 fazla fiili nüfusu var.Resmi araç sayısında, kayıtlarda görünmeyen yüzde 20 daha fazla araç var.
Bu da trafiği pekâlâ zorluyor, sorun haline getiriyor.
Bu konuda tedbirler almaya gayret ediyoruz.
D-400 karayolunda hızlı bir aksiyon alındı.
İkinci çevre yolu ve hal bölgesinde yol genişletme ve köprülü kavşak çalışmaları var.
Hal katlı kavşağını nisan başında açacağız” ifadelerini kullandı.Dünya Bakliyat Federasyonu Daimî Üyesi Hüseyin Arslan da bakliyatın Türkiye’den dünyaya yayılan bir değer olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: “Bundan 50 sene sonraki yeni nesiller, bakliyatın Türkiye’den çıktığını bilmeyecek.
Bunun çalışmalarınızı yapmalıyız.
Mersin; nakliye, bakliyat ve narenciye üzerinde duruyor.
Yumuktepe’de bunun izlerini bulduk.
Yumuktepe’de 6 bin yıllık mercimek ve bakliyat tohumlarına rastlandı.
Bu da gösteriyor ki Mersin’in bakliyattaki gelişimi 6 bin yıldan öncelere gidiyor.”