Haber Detayı

Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
12/02/2026 04:00 (1 saat önce)

Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek ’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Akın Gürlek, tüm muhalefet tarafından İstanbul Başsavcılığı’nda büyükşehir ve CHP’li ilçe belediyelerine karşı pek çok hukuksuz operasyonları ve muhalif davalardaki yer yer yüksek mahkeme kararlarını uygulamaması ile şiddetli tepkileri üzerine çekti.

Merak eden şu adresteki “icraatlarına” bakabilir: www. cumhuriyet.com.tr/turkiye/ cumhuriyet-ayrintilari-yazdi-akingurlek-nasil-bakan-oldu-2478016 Bunlar biliniyor.

Mesele, yargıç iken verdiği kararlarla Saray’ın tartışmasız desteğini, sevgisini ve güvenini kazanarak bakan yardımcılığı gibi siyasi bir göreve atanmasından sonra, bu kez açık ve seçik olarak CHP parti ve belediyelerine karşı planlanan operasyonları yerine getirmek için bu kez adeta siyasi bir yargıç figürü benzetmesiyle, İstanbul Başsavcılığı’na atanmasıdır.

HAKKINI VERMEK GEREKİR Geçen yıldan bugüne kadar yaptığı görevleri olağanüstü bir sadakat ve anlayışla yerine getirmiş olmasıdır.

Eleştiriler karşısında kılı bile kıpırdamamıştır.

Aslında Adalet Bakanlığı’na getirilen özellikle üç bakan gülmeyen ve kararlı yüz ifadeleriyle birbirine çok benzerdir.

Bekir Bozdağ, Yılmaz Tunç ve Akın Gürlek...

Bekir Bozdağ ve Yılmaz Tunç her an ve durumda ülkenin nasıl bir tarafsız ve bağımsız hukuk devleti olduğunu vurgulamak zorunda kalmışlardır.

Bekir Bozdağ en gözde bakandı, üç kez bakanlığa getirildi.

Aslında 4. kez de getirilebilirdi, kimse şaşırmazdı ve seçim süreci içinde adalet bakanı olarak da siyasi açıdan iktidarın tüm politikalarını mükemmel yerine getirirdi.

YILMAZ TUNÇ NEDEN GÖREVDEN ALINDI?

Ne hatası vardı, her türlü kararlılığını mükemmel yerine getirmedi mi?

Bence getirdi.

Seçim sürecinde görevden alınmasını ben onun yerinde olsam “siyasi güvensizlik” olarak görür, incinir ve üzülürdüm.

İçinde bir kırılganlık hissetmiyor mudur?

Meraktan soruyorum.

Umarım hissine tercüman oluyorumdur!

Cumhurbaşkanı hizmetinden yeterince memnun değil miydi, önümüzdeki süreçte daha büyük siyasi kararlılık göstereceğinden şüphe mi ediyordu...

Bunlar siyasi sorular.

NEDEN GÜRLEK?

Peki cumhurbaşkanı neden Akın Gürlek’i Adalet Bakanlığı’na getirdi?

İstanbul’daki görevinde hiç şüpheye yer olmayan ve tartışılmaz, şaşmaz bir kararlılık gösterdiği için mi?

Önümüzdeki dönemde nasıl bir adalet bakanı olunması gerektiği konusundaki beklentileri, en iyi bir şekilde Gürlek’in kişiliğinde mi gördü?

Veya bunların yanı sıra, ağırlıklı olarak Gürlek’in İstanbul’daki büyük başarısına duyulan acil bir vefa ve teşekkür borcu mu?

İstanbul’daki soruşturmalar ve kararlar, incelikli bir hukuk ve yargı felsefesinden, uygulamalarından, demokrasi, hak ve özgürlüklerden çok uzakta, züccaciye dükkânına dalan bir fil benzeri izlenimleriyle doluydu. *** Muhalefetin endişesi, önümüzdeki seçim sürecinde, İstanbul’da muhalefete karşı kesin ve kararlı ve hukuku yer yer askıya alan uygulamaların bu kez ülke çapında manzaralara sahne olacağıdır.

Gürlek, X hesabında, “insan hakları standartlarını daha da yükseltmek” ten bahsediyor.

Ayrıca diyor ki: “Yargı mensuplarımız, akademi, barolar, sivil toplum kuruluşları ve milletimizle istişare içinde, adalete duyulan güveni daha da pekiştirmek için gayret göstereceğiz...” Geçmişe bakıyoruz, gelecekte böyle bir umut vermiyor.

Cumhurbaşkanı bu atamasıyla, yargının bağımsızmış gibi bir görüntü vermesini bile önemsemedi.

İlgili Sitenin Haberleri