Haber Detayı

Hakan Fidan’ın Tavrı Rahatsız Edici
Tülin türkoğlu internethaber.com
12/02/2026 06:50 (7 saat önce)

Hakan Fidan’ın Tavrı Rahatsız Edici

Hakan Fidan’ın Tavrı Rahatsız Edici Hakan Fidan, CNN Türk ekranında Ahmet Hakan’ın sorularını yanıtlarken aslında sadece İran’ı değil, bütün bölgeyi tarif etti.

Soru basitti ama cevabı ağırdı:“İran nükleer silah sahibi olursa Türkiye için tehdit midir?” Fidan’ın cevabı diplomatik cümlelerle örülmüş olsa da özeti şuydu:Orta Doğu zaten barut fıçısı.

Bir de nükleer başlık eklerseniz, kimse kibriti kimin çaktığını konuşmaz; herkes yangının nereye sıçrayacağını hesaplar.

İran nükleer olursa mesele İran’ın gücü değildir.

Mesele, Suudi Arabistan’ın ne yapacağıdır.

İsrail’in nasıl pozisyon alacağıdır.

Körfez’in hangi kapıyı çalacağıdır.

Nükleer silah bir ülkenin kasasında durmaz; bölgenin psikolojisini değiştirir.

Ve sonra o soru geldi:“Türkiye’nin nükleer silaha sahip olması gerekir mi?” Fidan gülümsedi.

O gülümseme “evet” değildi.Ama kesinlikle “asla” da değildi.

Devlet aklı bazen cümle kurmaz.

İhtimali masada tutar.

Türkiye bugün nükleer silah peşinde değil.

Ama nükleerleşen bir coğrafyada tek taraflı safiyet de beklenmez.

Bu yayın bize şunu gösterdi:Türkiye savaş istemiyor.Ama denge bozulursa seyirci de olmayacak.

Diplomasinin dili yumuşaktır.Ama alt metni çeliktir.

O nedenle Sayın Fidan’ın tavrı Yunanistan ve İsrail’i rahatsız etti.

Fidan en sert mesajı, en sakin dille hatta gülümsemeyle verdi.

Gazi Meclis’te Kimin Tavrı Devlet Ciddiyetine Yakıştı?

İçişleri Bakanlığı’na Mustafa Çiftçi, Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek atandı.

Yemin töreni yapılacak.

Devlet prosedürü işliyor.

Anayasa’nın 106. maddesi gereği süreç tamamlanıyor.

Ama ne oluyor?

Kürsü işgali.

Bağırış çağırış.

Ve ardından fiziki arbede… Mahmut Tanal ile Ali Mahir Başarır’ın sergilediği tavır, muhalefet etmenin ötesine geçen, Meclis vakarını zorlayan bir görüntü verdi.

İtiraz edilir, eleştirilir, hatta sert konuşulur.

Ama kürsüyü işgal ederek, tansiyonu bilinçli şekilde yükselterek siyaset yapılmaz.

Bu, demokratik muhalefet değil; provokasyon sınırında bir gösteridir.

Ve sonra… Osman Gökçek ile Mustafa Varank’ın fiziki karşılık vermesi… Kimse Meclis’te yumruk görmek istemez.

Orası boks ringi değil.

Ancak şu gerçeği de teslim etmek gerekir: Sürekli tahrik edilen, kürsü işgaline maruz kalan, fiziki temasla karşı karşıya bırakılan bir ortamda tansiyonun yükselmesi kaçınılmazdır.

Osman Gökçek’in o anki refleksi, geri adım atmayan bir duruş olarak okundu.

En azından şunu gösterdi: “Devletin işleyişini zorla durduramazsınız.” Mesaj buydu.

Karşısındaki agresif tutuma boyun eğmeyen bir tavır sergiledi.

Ama asıl mesele şu: Gazi Meclis’in çatısı altında bu görüntülerin hiçbiri olmamalıydı.

Bu ülkenin Meclisi savaş yönetmiş bir Meclis’tir.

Bombalanırken bile sükûnetini korumuş bir Meclis’tir.

Bugün ise kameralar önünde yumruklaşan milletvekilleri görüyoruz.

Muhalefet sorumluluk bilinciyle hareket etmeli.

İktidar ise vakarını korumalı.

Çünkü Meclis’te verilen her görüntü, sadece partileri değil; Türkiye Cumhuriyeti devletinin ciddiyetini temsil eder.

Ve devlet ciddiyeti, öfkeyle değil; akılla korunur.

Devlet Ciddiyeti WhatsApp’ta Aranmaz Bizim siyaset geleneğimizde liderlik bir “pozisyon” değil, bir ağırlıktır.Klavyeyle değil, iradeyle taşınır.

Ana muhalefetin başındaki Özgür Özel, belli ki bu farkın bilincinde değil.Genel başkanlığı, gece yarısı WhatsApp mesajıyla yürütülecek bir sosyal medya görevi zannediyor.

Oysa devlet aklı öfkeyle yazmaz.Lider dediğin, sinirlendiğinde susmasını bilir.Özel ise öfkelendiğinde özelden mesaj atıyor.

Aksiyon yok, reaksiyon çok.Plan yok, pusula yok.Sabah ekonomi, öğlen Ekrem, akşam başka bir gündem…Siyaset değil, anlık ruh hâli.

Bir genel başkanın, ilçe belediye başkanına hakaret içeren mesaj atması şahsi değil, kurumsal bir meseledir.Bizim siyasi geleneğimizde lider, kapıyı çağırır.Makamda konuşur.Ağırlığını hissettirir.Dışarı tek kelime sızmaz.

Şimdi bir simülasyon yapalım.Aynı tablo Sayın Recep Tayyip Erdoğan için düşünülseydi…O başkan o mesajı atamazdı.Atmayı aklından bile geçiremezdi.Çünkü bazı liderlerle kavga edilmez; ezilirsin.

Kaldı ki Devlet adamlığı kelime seçme sanatıdır.Öfkesini yönetemeyen, devleti yönetemez.

Çünkü bizde liderlik;Mesaj atmak değil, mesaj vermektir.

İlgili Sitenin Haberleri