Haber Detayı

İşçi işveren uyuşmazlığı şirket kapattırmaya başladı
Yazarlar hurriyet.com.tr
12/02/2026 05:48 (11 saat önce)

İşçi işveren uyuşmazlığı şirket kapattırmaya başladı

Pazartesi günü, ‘Trafik bilgilerini kim satıyor?’ başlıklı yazımda, trafik kazalarında sigortadan daha fazla para almak için hasar aracısı adı altındaki kişilerin; araç sahiplerine ulaşarak, vekalet talep ettiklerini, bu vekaletlerle hukuk yoluna başvurduklarını yazmıştım. Sonrasında okuyuculardan çokça soru aldım ama bu sefer durum farklı.

Hani derlerler ya konu konuyu açtı; öyle de oldu.

Okuyuculardan gelenlerden birini özetleyerek paylaşayım: “Trafik kaza bilgilerini kim satıyor başlıklı yazınızı okudum.

Bu konunun aynısı SGK için de geçerli.

Küçük çaplı bir işletmemiz var, 12 kişi çalışıyor.

Çalışanlardan biri işten çıkar ya da çıkarılırsa hemen o çalışan, bir avukatlık bürosu tarafından aranılıyor.

Çalışana, sizin fazla mesai, yıllık izin, sigorta pirimi gibi konulardaki eksikliklerden ötürü çalıştığınız şirkete dava açabiliriz deniyor.

Bu dava için de ücret talep etmiyorlar.

Kazanılan tutarın belli yüzdesini alırız diyerek işten çıkmış kişiyi hemen arayıp aklını çeliyorlar.

Hüsnüniyetle ayrılmış insanı bile kandırıp işverenleri zor duruma düşürüyorlar.

Çok işletme bu tip konulardan dolayı özellikle küçük imalatçılar imalatı bırakıyor.”ŞİRKETLERİN ÖNÜNDE KART DAĞITIYORLARDiğer okuyuculardan, özellikle de küçük işyeri sahiplerinden gelen şikâyetler hemen hemen aynı.

Bazıları da ‘ne yapmamız lazım, önerin nedir?’ diye soruyor.

Tabi konunun hukuki boyutu olduğu için işçi işveren uyuşmazlıklarında uzman bir iki avukat dostumla konuştum.

Durum söylendiğinden de vahim boyutta.

Hatta öyle ki, restoran, atölye gibi küçük ölçekli işletmeler bu sebepten dolayı ya işi bırakma boyutuna geliyor ya da bırakıyor.Öğrendiklerimi, hukuki boyutuna çok da girmeden paylaşayım.

Küçük işletmeler her ne kadar, ‘tüm işi kurallarına uygun yapıyoruz’ deseler de tazminattan, ihbar süresinden, fazla mesaiden, hizmet tespitten dolayı illa bir açıkları oluyor.

Bu durumu kendine iş edinmiş kişiler bir şekilde işten ayrılan çalışanlara ulaşıyor.

Öğrendiğime göre fabrika, işletme gibi çalışanların yoğun olduğu bölgelerde bu kişiler, ‘işten ayrılırsanız biz ilgileniriz, işverenin verdiğinden daha fazla alırız’ diye kart bile dağıtıyorlarmış.

Öyle ki, kimileri, sırf işçi onlarla çalışsın diye hiçbir ücret almıyor, dava masraflarını bile kendi ceplerinden karşılıyorlarmış.DAVALAR İŞÇİ LEHİNE SONUÇLANIYORMalum, işçi ve işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuk zorunlu ama anlaşılamazsa dava yolu açık.

İşte bu kişiler işçiyi, anlaşmaması, davaya gitmesi konusunda ikna ediyorlarmış.

Avukat dostum, “Kesin kazanacaklarını biliyorlar” diyor.

Çünkü genelde davalar işçi lehine sonuçlanıyor da ondan.

Dava sonuçlandığında da bu kişiler alınan paranın içinden kendi paylarını alıyor.

Bu arada işçinin hakları üzerinden yüzde 25’e kadar alma hakları bulunuyor ama kimileri bu tutarın çok daha üzerini kendilerine ayırıyormuş.Bu arada en çok dava konusu ise, işverenin fazla mesaileri ödemediğinde kaynaklanıyormuş.

Peki, ispatı nasıl oluyor?

İşçi, ya o işletmede daha önce çalışıp ayrılmış ya da civardaki bir başka işletmede çalışan birkaç kişiyi şahit olarak gösteriyor.

Şunu da öğrendim ki, illa şahit bulunuyormuş.İstatistiklere de baktım.

Bugüne kadar arabuluculuk sisteminde iş uyuşmazlıklarından müzakeresi tamamlanan dosya sayısı 2.3 milyon ve bunun 1 milyonu işçi ile işverenin anlaşması ile tamamlanmış.Buraya kadar yazdıklarımda bir sorun yok.

İşveren, çalışanın tazminat, mesai, ihbar gibi haklarını vermiyorsa; işçi, elbette ister arabuluculuk, ister dava yoluyla hakkını talep edecek ve buna da birileri aracılık edecek.

Ancak işveren haklarının tamamını vermişse, işverenden daha fazla para almak için işçiyi ikna etmek ve buradan da kendine pay çıkarmak doğru bir yol değil.İŞVEREN ARTIK HİÇBİR ÖDEME YAPMIYORBu yaşananlar nedeniyle son birkaç yılda işçi, işveren uyuşmazlıklarından yaşanan durum şu: Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer misali, işverenler, ‘ben haklarını versem de nasıl olsa birileri ikna edip, dava yoluna gidiyor, hiçbir şey ödemiyorum, direkt dava açsın’ diyerek, çalışana ödeme yapmıyor.

Kimi işveren de ihtiyari arabuluculuk yöntemini tercih edip, işçiyle anlaşıp, aradaki kişiyi devre dışı bırakıyor.

Öğrendiğime göre, işçi ile işveren ihtiyari arabuluculukta anlaşsa bile aracı dava açılması için iknaya uğraşıyor; bu sefer aracı ile işçi ters düşüyor.

İşte, bugün gelinen nokta budur.

İlgili Sitenin Haberleri