Haber Detayı

Bilim siz misiniz, bilimsiz mi?
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
12/02/2026 11:18 (13 saat önce)

Bilim siz misiniz, bilimsiz mi?

Birleşmiş Milletler 2015 yılında 11 Şubat’ı Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü ilan etti. Amaç açıktı: Bilimde toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmek, kız çocuklarının bilimsel alanlara katılımını artırmak.

Birleşmiş Milletler 2015 yılında 11 Şubat’ı Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü ilan etti.

Amaç açıktı: Bilimde toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirmek, kız çocuklarının bilimsel alanlara katılımını artırmak.

Ancak bugün Türkiye’de konuşmamız gereken yalnızca kadınların bilimdeki temsili değil.

Asıl mesele, bilimin kendisinin ne kadar desteklendiği.

Bir kız çocuğu fen lisesini kazanıyor.

Alkışlıyoruz.

Mühendislik fakültesine giriyor.

Gururlanıyoruz.

Doktora yapıyor.

Mutlu oluyoruz.

Sonra?

Yapılan yurtdışı başvuruları, hazırlanan valizler...

İşte tam burada durmamız gerekiyor.

Türkiye’de Ar-Ge harcamalarının milli gelire oranı yaklaşık %1 düzeyinde.

OECD ortalaması %2,5’in üzerinde.

Almanya, Güney Kore ve İsrail gibi ülkelerde bu oran %3–5 bandında.

Bu yalnızca bir istatistik değil, bu bir gelecek meselesi.

Bilimsel yayın sayısında belli bir nicelik yakalansa da yüksek etki değerli yayın ve patent üretiminde aynı tabloyu görmek zor.

Üniversite–sanayi işbirliği sınırlı.

Araştırma altyapıları eşitsiz.

Genç araştırmacı için sürdürülebilir ve güvenceli bir kariyer hattı ise hâlâ kırılgan.

Kadın akademisyen oranı kimi Avrupa ülkelerinden yüksek görünse de karar verici pozisyonlara ve büyük araştırma fonlarına bakıldığında tablo değişiyor.

STEM alanlarında kız çocuklarının lise sonrası devamlılığı belirgin biçimde azalıyor.

Sorun kapasite eksikliği değil, sorun sistem eksikliği.

Son yıllarda yüksek lisans ve doktora için yurtdışına giden genç sayısındaki artış, beyin göçünün artık münferit değil yapısal bir mesele olduğunu gösteriyor.

Gençler yalnızca ekonomik nedenlerle gitmiyor.

Bilimsel özgürlük, liyakat ve saygınlık arıyorlar.

Bilime bütçe ayırmamak; geleceğe yatırım yapmamak demektir.

İnovasyonu ithal etmek demektir.

Genç aklı ihraç etmek demektir.

Bilgiyi üretmek yerine satın almak demektir.

Bilim yalnızca laboratuvar değildir.

Bilim, eleştirel akıldır.

Bilim, özgür düşüncedir.

Bilim, Cumhuriyet’in kurucu iddiasıdır. 11 Şubat’ta başarı hikâyeleri paylaştık.

Peki bugün, 12 Şubat’ta ne yapacağız?

Araştırma bütçeleri artacak mı?

Şeffaf ve liyakate dayalı kadro sistemi kurulacak mı?

Genç bilim insanlarına güvenceli bir gelecek sunulacak mı?

Eğer yanıt belirsizse 11 Şubat yalnızca sembolik bir tarihtir.

Oysa 11 Şubatlar bir kutlama değil; bir muhasebe günü olmalıdır.

Genç zihinler bu cennet vatanda kalmak istemedikçe, ülkemizde ilimin önü açılmadıkça, geleceğimiz başka coğrafyalarda yazılacaktır.

İlgili Sitenin Haberleri