Haber Detayı

Yerli tekne üreticisi küresel rekabet için vitrine çıkıyor
Sektör haberleri ekonomim.com
12/02/2026 13:01 (9 saat önce)

Yerli tekne üreticisi küresel rekabet için vitrine çıkıyor

Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) organizasyonuyla düzenlenen Bosphorus Boat Show’da, yerli üreticilere özel destekler sağlanırken 50 binden fazla ziyaretçiyle önemli bir ticari hacim oluşturulması bekleniyor. Sektör temsilcileri, fuarın ihracat, turizm geliri ve marina yatırımları açısından kritik bir platform olacağına dikkat çekiyor. Fuarın, 21–28 Şubat’ta İstanbul Fuar Merkezi’nde 500’ün üzerinde marka ve 200’ü aşkın katılımcıyı buluşturacağını kaydeden YATED Başkanı Murat Bekiroğlu sektördeki zorluklara rağmen önemli bir ticari hacim yaratılmasının hedeflendiğini söyledi.

Cem Ali ÇİNKILIÇ Yat ve tekne endüstrisi, 21–28 Şubat tarihleri arasında Yat ve Tekne Endüstrisi Derneği (YATED) organizasyonu ve ED Fuarcılık desteğiyle düzenlenen Can-Am Bosphorus Boat Show’da buluşmaya hazırlanıyor.

İstanbul Fuar Merkezi’nde ‘Dünyanın en büyük ikinci kara fuarı’ unvanıyla Can-Am Ana Sponsorluğu’nda düzenlenecek olan Can-Am Bosphorus Boat Show’da 500’ün üzerinde marka, 500’den fazla tekne ve 200’ü aşkın katılımcı tek çatı altında buluşacak.

Sektörün küresel pazardaki rekabet gücünü artırmayı hedefleyen organizasyonda, 50 binden fazla ziyaretçiyle önemli bir ticari hacim yaratılması bekleniyor.

Yat, tekne, tekne ekipmanları ve aksesuarlarının sergileneceği fuar öncesinde YATED Başkanı Murat Bekiroğlu açıklamalarda bulundu.

Düzenlenen toplantıya YATED Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Aksan, YATED Genel Sekreteri Orhun Şentürk, YATED Genel Müdürü Kadir Karakaya, ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Soydan, ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Emel Yılmaz ve Ataköy Marina Genel Müdürü Artun Ertem katıldı.

Fuar, 27 bin metrekarelik alanda sektörün ticaret vitrini olacak Motoryatlardan deniz motorlarına, katamaranlardan tekne ekipmanları ve aksesuarlarına kadar 2.500’den fazla ürün çeşidinin deniz severlerle Can-Am Bosphorus Boat Show’da buluşacağını dile getiren Murat Bekiroğlu, “Tekneye dair her şeyin bir arada bulunacağı, sezon öncesi ihtiyaçların karşılanıp insanların hayallerindeki tekneyi alabileceği büyük bir buluşma gerçekleşecek.

Fuarımızda 8 gün boyunca ziyaretçilerimizi ağırlayacağız.” dedi.

Fuarın her yıl üzerine koyarak devam ettiğini ifade eden Murat Bekiroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fuarımızda Ataköy Marina ile de iş birliği yapıyoruz.

Hem deniz fuarımızı orada düzenliyoruz hem de kara fuarında teknelerin transfer işlemlerini birlikte gerçekleştiriyoruz.

Ayrıca Ataköy Marina’da karada sergilenemeyen teknelerimizi sergiliyoruz.

Bu yıl, fuarımız 6 holde yaklaşık 27 bin metrekarelik bir alanda gerçekleşecek.

Zor ekonomik koşulların olduğu bir dönemde gerçekten başarılı bir fuar düzenliyoruz.

İstanbul Fuar Merkezi ile yapılan uzun süreli anlaşmalar sayesinde, fuar katılımcılarına önemli fiyat avantajları sağlandı.

Bu yıl, enflasyon oranındaki artışa rağmen fiyatlar yalnızca yüzde 12 artırıldı, böylece katılımcılar enflasyon farkını minimum seviyede hissetti.

Ayrıca, peşin ödeme yapan üyeler için ek yüzde 10 indirim sunuldu, böylece geçen yılki fiyatlarla fuara katılım sağlanma imkânı oluşturuldu.

Dernek, fuara katılan firmalar için ilave destekler de sağlıyor; belirli bir kilowatt saate kadar fuar harcamaları üstleniliyor ve elleçleme maliyetlerinin yarısı dernek tarafından karşılanıyor.

Bu desteklerle, katılımcılara bu zor dönemde fırsat sunmaya çalışıyoruz.” Hedef: Yerli üreticiye yeni pazar ve ihracat kanalı açmak Bu fuarda özellikle yerli üreticilere dernek olarak büyük destek verdiklerine vurgu yapan Murat Bekiroğlu, “Yerli üreticilere ciddi imtiyazlar sunduk.

İlave olarak 4-5 bin metrekarelik bir alanı yerli üreticilere sunduk.

Bu alanda yerli üreticilerimizin daha fazla yer almasını sağladık.

Dünyaca ünlü markalar da her zamanki fuarımızda yerini alacak.

Avrupa Teknecilik Endüstrisi Derneği (EBI) ve Uluslararası Denizcilik Endüstrisi Dernekleri Konseyi (ICOMIA) gibi uluslararası kuruluşların temsilcileri de fuarımıza katılacak.

Fuarda ayrıca 20’ye yakın da sektörümüzle ilgili etkinlik düzenleyeceğiz.

Amacımız, her geçen gün zorlaşan piyasalarda sektörümüzün sesini duyurmak ve fuarımız sayesinde deniz severlere coşkulu bir hafta yaşatmak.” diye konuştu.

Yerli üretici küresel alıcıyla doğrudan temas kuracak Bu yılki hedefin, katılımcı sayısını artırmaktan ziyade yabancı ziyaretçilerin sayısını yükseltmek olduğunun altını çizen Orhun Şentürk, “Özellikle, yabancı alıcıların çoğunluğu oluşturmasıyla, en büyük amacımız yerli üreticilerin yabancı müşterilerle buluşturulacağı bir platform yaratmak.

Bosphorus Boat Show’daki deniz ve kara organizasyonları, yerli üreticilere önemli bir teşhir imkânı sunuyor.

Bu platform sayesinde yerli üreticiler potansiyel alıcılarla doğrudan iletişim kurma fırsatı elde ediyor.

Ancak, sektördeki belirsizlikler ve ekonomik dalgalanmalar nedeniyle, hedeflere ilişkin kesin bir rakam veremiyoruz.

Çünkü döviz kurları, global piyasa değişimleri ve diğer faktörler hızla değişebiliyor.

Bu nedenle, odaklanılan en büyük amaç, yerli üreticilere bu zorlu dönemde alıcılarla buluşma fırsatı sunmak.” dedi.

Lojistik organizasyonla büyük tekneler Ataköy Marina’ya taşınıyor Sergilenen teknelerin boylarının 3 metreden 30 metreye kadar geniş bir aralıkta olacağını söyleyen Dilek Soydan, “Bu sene yüksek teknoloji kullanan tekneler, ekipmanlar ve aksesuarlar da fuarda yer alacak.

Karaya çıkaramadığımız veya İstanbul Fuar Merkezi’ne giremeyen tekneler de Ataköy Marina’da ziyaretçileriyle buluşacak.

Kara fuarı, deniz fuarından daha zorlu.

Denizden tekneler alınıp, büyük TIR’lara yüklenerek fuar alanına taşınıyor.

Bunun yanı sıra yurt dışından gelen teknelerimiz de bulunuyor.

Ayrıca bu yıl yerli üreticiye gerçekten büyük bir destek sunuldu.

YATED yerli üreticilere kucak açtı.

Yerli üreticilere olan bu destek, sektörün ihtiyacı olduğu bir dönemde çok önemli oldu.

Yerli üreticilere verilen bu değer aslında uzun bir yolun başlangıcı olarak da görülmeli.

Çünkü gelişen yerli üretimle sektörümüz daha da güçlenecek.” ifadelerini kullandı. “Artan maliyetler küresel rekabeti zorluyor” Gemi, tekne ve yat sektörü hakkında da değerlendirmelerde bulunan Murat Bekiroğlu, şunları söyledi: “Gemi Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılına ait açıklanan verilerine göre, toplam ihracat 2 milyar doların üzerinde gerçekleşti.

Bu rakam, tekne refit hizmetleri ve bakım-onarım çalışmalarını kapsayan ‘refit’ projelerinden elde edilen gelirle desteklendi. 2025 yılında yapılan refit işlemleri yaklaşık 2 milyar dolara ulaşırken, 2026 için beklentilerde bir düşüş öngörülüyor.

Özellikle ABD’ye yönelik yeni vergi düzenlemeleri ve Kuzey Avrupa’daki artan rekabet, sektörün karşılaştığı zorlukları artırdı.

Avrupa pazarında, en büyük rakipler Polonya ve Norveç olarak öne çıkarken, işçilik maliyetlerinin Polonya’da Türkiye’ye kıyasla daha düşük olması, bu ülkelerin rekabet gücünü artırıyor.

Sektörde 2025 yılına kıyasla genel pazarda bir miktar düşüş beklentisi var.

Ancak spesifik olarak kaybedilen bir pazar olmadığını söyleyebiliriz.

Bu durumun, küresel talep azalmasının tetiklediğini ifade edebiliriz.

Türkiye, yat sektöründe Avrupa’da önemli bir oyuncu olmasına rağmen, işçilik maliyetlerinin artması ve rekabetin yoğunlaşması nedeniyle zorluklarla karşılaşıyor.” “Vergi ve finansman baskısı küçük tekne pazarını daralttı” Özellikle 50 bin Euro ile 150 bin Euro arasındaki teknelerin, önceki yıllarda banka kredileriyle ve leasing seçenekleriyle alınabildiğine dikkat çeken Murat Bekiroğlu, ancak, son yıllarda artan vergiler ve marina bağlama maliyetlerinin yükselmesiyle zorlaştığını vurguladı. 100 bin Euro’luk bir teknenin fiyatının 130 bin Euro’ya kadar çıktığını kaydeden Bekiroğlu, şunları söyledi: “Ayrıca, finansmana erişim zorlukları da yerli üreticiyi olumsuz etkiledi.

Özellikle küçük teknelerin satışında düşüş yaşandı; Türkiye’de bu segmentte sorun yaşanması, yerli üreticinin karşılaştığı en büyük sorunlardan biri.

Yüksek vergiler ve artan maliyetler nedeniyle yerli tüketici de geri çekilmeye başladı.

Yerlilikten global pazara yönelen, altyapı yatırımları yaparak büyümeye devam eden üreticiler olsa da küçük teknelerdeki düşüş ve yerli üreticilerin zayıf finansal yapısı durumu zorlaştırıyor.” “Yat turizmi ekonomiye yüksek katma değer sağlıyor” Sektörün en büyük problemleri arasında yer alan marinalar konusunu da değinen Murat Bekiroğlu, “Türkiye’deki marina yetersizliği, özellikle yat turizminin gelişimi açısından büyük bir engel oluşturuyor.

Marina yatırımları, ülke ekonomisine hem doğrudan hem de dolaylı olarak ciddi katkılar sağlıyor.

Orta ölçekli bir marina yatırımının maliyeti 100 milyon doların üzerinde ve bu yatırımlar büyük altyapı çalışmaları gerektiriyor.” dedi.

Marinaların Türkiye ekonomisine büyük katkı sağladığının altını çizen Bekiroğlu, özellikle yabancı teke ve yat turistlerinin Türkiye’ye gelmesinin, ülkede daha fazla vakit geçirmesinin çok önemli olduğunu vurguladı.

Bekiroğlu, “Kitle turizmine kıyasla, yat turizmiyle gelen turistlerin harcamaları 8-10 kat daha fazla oluyor.

Mega yatlarla gelen turistlerin harcamaları ise çok daha yüksek.

Ayrıca, uygun marina fiyatları ve altyapı ile yatçılar, Türkiye’de kış aylarını geçirebilir, bu da refit (bakım-onarım) işlerinin artmasına ve yerli ekonominin farklı sektörlerinde olumlu etkiler yaratılmasına olanak tanıyor.

Türkiye’deki marinalarda yapılan yatırımlar, tüm ekonomi ekosistemine dokunarak berber, manav ve kasap gibi sektörel alanlara kadar yayılıyor.” diye konuştu. “Marina yatırımları deniz turizminde stratejik rol oynuyor” Türkiye’deki deniz turizminin gelişmesinde marinaların kritik bir rol oynadığını belirten Artun Ertem de, özellikle son dönemde iklim değişikliklerinin etkisiyle, tropik fırtınaların ve kasırga gibi olağanüstü hava koşullarının daha sık görülmeye başlandığını söyledi.

Bu hava olaylarının, denizcilerin güvenliği açısından ciddi tehditler oluşturduğunun altını çizen Ertem, “Bu bağlamda, güvenli yat limanları ve yat yanaşma yerleri büyük bir önem taşıyor.

Devletin ilgili kurumları tarafından belgelendirilen ve sigorta güvencesi sağlayan bu limanlar, tekne sahiplerinin teknelerini güvenle bağlayabilecekleri en emniyetli alanlar olarak öne çıkıyor.

Özellikle beklenmedik ve sert geçen fırtınalar sırasında marinaların önemi daha net bir şekilde görülüyor.

Türkiye’nin sahip olduğu marinalar da, deniz turizminin sürdürülebilirliği ve güvenliği açısından oldukça önemli bir yer tutuyor.

Bu altyapı yatırımları, sadece denizcilerin güvenliğini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin deniz turizmi pazarındaki rekabet gücünü de artırıyor.” dedi.

Can-Am Bosphorus Boat Show’da dikkat çekenler: -Helikopter Sergisi: İlk defa bu yılki kara fuarında bir helikopter sergilenecek.-Çocuk Etkinlik Alanları: Çocuklarıyla gelen ziyaretçiler için etkinlik alanları kuruldu.

Böylece ebeveynler, çocuklarını etkinliklerde bırakıp tekneleri gezebilecek.-Büyük Tekneler Sergisi: 30 metre üzeri tekneler, Ataköy Marina’da sergilenecek.

Bu yıl daha fazla büyük tekne yer alacak.-Fuar Saatlerinde Değişiklik: Fuara ziyaret saatleri, Ramazan sebebiyle 11:00 ile 18:00 arasında olacak.

Ayrıca, firmalar 16:00’dan sonra test sürüşleri için Ataköy Marina’da rezervasyon yapabilecek.-Karadan Denize Geçiş Yapabilen Tekne: Hem karada hem denizde gidebilen tekne bu yılki fuarda sergilenecek.

İlgili Sitenin Haberleri