Haber Detayı

Ardıç: Ham madde artık stratejik rekabet meselesi
Ekonomi aydinlik.com.tr
12/02/2026 13:12 (2 saat önce)

Ardıç: Ham madde artık stratejik rekabet meselesi

ASO Başkanı Seyit Ardıç, enerji dönüşümü ve yüksek teknolojideki ivmenin ham maddeyi ekonomik bir girdinin ötesine taşıdığını belirterek, “Ham madde, ekonomik bir girdi olmaktan çıkıp güvenlik ve stratejik rekabet meselesine dönüştü.” dedi.

ASO Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda düzenlenen zirveye ASO Başkanı Seyit Ardıç, ATO Başkanı Gürsel Baran, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdür Yardımcısı Ömer Albayrak, MAPEG Genel Müdür Yardımcısı Fatih Pekdemir, TOBB Türkiye Madencilik Meclis Başkanı Halil İbrahim Kırşan ile sektör temsilcileri katıldı. ‘ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ VE KRİTİK MİNERALLER’ Zirvenin açılışında konuşan Ardıç şunları söyledi: “Madencilik artık yalnızca yer altı kaynaklarını üretime kazandıran bir faaliyet değil.

Enerji dönüşümü, savunma sanayii, ileri imalat, elektronik ve batarya teknolojilerindeki ivme ham maddeyi stratejik bir başlık haline getirdi.

Veri merkezlerinin hızla artan enerji ihtiyacı da bu tabloyu daha da keskinleştiriyor.” ‘TEKNOLOJİ TOPRAKTAN BAĞIMSIZ DEĞİL’ Yüksek teknoloji ve dijital dönüşüm tartışmalarına değinen Ardıç şunları kaydetti: “Teknolojiyi konuşurken, ayağımızın bastığı toprağı unutmamamız gerekiyor.

Teknoloji sadece yazılımla üretilmiyor.

O yazılımların çalışması için madenlere, metallere ve bu ham maddeleri işleyebilecek sanayi altyapısına ihtiyaç var.

Sanayinin geleceği bulutta olabilir; ancak kökleri hâlâ topraktadır.” ‘YEŞİL DÖNÜŞÜM DAHA FAZLA ÜRETİM GEREKTİRİYOR’ Uluslararası Enerji Ajansı verilerine işaret eden Ardıç şunları aktardı: “Net Sıfır senaryosunda 2040’a kadar bakır talebi yüzde 50 artarken; nikel, kobalt ve nadir toprak elementleri talebi yaklaşık iki katına, grafit talebi dört katına yükseliyor.

Lityum ise sekiz kat büyüme ile öne çıkıyor.

Enerji dönüşümü minerallerinin toplam pazar değeri iki kattan fazla artarak yüz milyarlarca dolarlık bir ölçeğe taşınıyor.

Yani yeşil dönüşüm için daha fazla madenciliğe, daha fazla işlemeye ve daha güçlü bir sanayi altyapısına ihtiyaç var.” ‘HAM MADDE SAT, BİTMİŞ ÜRÜNÜ AL YAKLAŞIMIYLA BU YARIŞ KAZANILMAZ’ Madencilikte rekabetin yalnızca rezerv büyüklüğüyle ölçülmediğini vurgulayan Ardıç şunları dile getirdi: “İzin süreçleri, çevre performansı, iş sağlığı ve güvenliği, şeffaflık, izlenebilirlik, zenginleştirme ve rafinasyon kapasitesi rekabetidir.

Avrupa 2030 için yerli üretim, geri dönüşüm ve işleme kapasitesine yönelik hedefler koyuyor.

Türkiye bu yeniden yapılanmanın eşiğinde duruyor.

Fakat ‘ham madde sat, bitmiş ürünü al’ yaklaşımıyla bu yarış kazanılamaz.

Asıl değer, madenin ara ürün ve nihai ürüne dönüşmesiyle oluşur.” Türkiye’nin dünya bor rezervlerinin yüzde 73’üne sahip olduğunu hatırlatan Ardıç, 2024’te 6 milyar dolar olan maden ihracatının 2025’te yüzde 3,4 artışla 6,2 milyar dolara yükseldiğini belirtti.

ATO Başkanı Gürsel Baran da madenciliğin ekonomi ve milli güvenlik açısından stratejik bir sektör olduğuna dikkat çekti.

Açılış konuşmalarının ardından, TOBB Madencilik Meclis Başkanı Halil İbrahim Kırşan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde kamu politikaları, mevzuat ve uygulamalar ele alındı, katılımcıların soruları yanıtlandı.

İlgili Sitenin Haberleri