Haber Detayı
Rojava için Avrupa’da diplomatik hareketlilik; AP’de önerge, Portekiz’de karar tasarısı
Avrupa Parlamentosu’nda Rojava’ya saldırılar gündeme alınarak AB yardımlarının koşullandırılması talep edilirken, Portekiz Parlamentosu’nda da Kürt bölgelerindeki insani krize ilişkin karar tasarısı Genel Kurul’a geliyor. Her iki girişimde de azınlık hakları ve özerkliğe saygı vurgusu öne çıktı
Rojava için Avrupa’da diplomatik hareketlilik: AP’de önerge, Portekiz’de karar tasarısı Spot: Avrupa Parlamentosu’nda Rojava’ya yönelik saldırılar gündeme alınarak AB yardımlarının koşullandırılması talep edilirken, Portekiz Parlamentosu’nda da Kürt bölgelerindeki insani krize ilişkin karar tasarısı Genel Kurul’a geliyor.
Her iki girişimde de ateşkes, azınlık hakları ve özerkliğe saygı vurgusu öne çıktı.
Artı Gerçek - Kuzey ve Doğu Suriye'ye (Rojava) yönelik saldırılar Avrupa siyasetinde art arda gündeme taşınıyor.
Avrupa Parlamentosu’nda (AP) yapılan oturumun ardından, Portekiz Parlamentosu’nda da Kürt bölgelerindeki gelişmelere ilişkin bir karar tasarısı Genel Kurul gündemine alındı.
AP, 10 Şubat’ta Suriye’deki gelişmeleri ve Şam geçici hükümetine bağlı grupların Rojava’ya dönük saldırılarını ele aldı. 6 Ocak’tan bu yana süren saldırıların değerlendirildiği oturumda, Avrupa Birliği yetkililerine yönelik eleştiriler dile getirildi.
Parlamenterler, Kobani üzerindeki kuşatmanın derhal kaldırılmasını, Kürtlerin ve diğer azınlıkların anayasal haklarının güvence altına alınmasını talep etti. *AP’de Rojava oturumu: 'Şam’la ilişki koşulsuz olamaz' Oturumun ardından sunulan önergede, AB’nin Suriye geçici hükümetine sağlayacağı tüm yardımların; Kürtlerin ve azınlıkların haklarının tanınması, kalıcı ateşkesin sağlanması ve barış sürecinin ilerletilmesi şartına bağlanması istendi.
Önerge bugün oylanacak.
PORTEKİZ’DE GENEL KURUL GÜNDEMİ Benzer bir girişim Portekiz’de de gündeme geldi.
LIVRE (Özgür Parti) milletvekillerinin sunduğu ve Rojava’daki gelişmelere ilişkin hükümete çağrılar içeren 511/XVII/1.ª numaralı karar tasarısı, 13 Şubat Cuma günü Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülecek. 21 Ocak 2026’da Meclis Başkanlığı’na sunulan tasarıda, özellikle Halep’te Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı Şeyhmaksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşanan çatışmalar sonucu ortaya çıkan ağır insani krize dikkat çekildi.
Tasarı metninde, HTŞ’nin radikal İslamcı gruplarla birlikte ve Türkiye'nindolaylı desteğiyle Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) yönelik saldırılar yürüttüğü belirtilerek, çok sayıda sivilin yaşamını yitirdiği, yüzlerce kişinin yaralandığı, kaybolduğu, keyfi gözaltılar yaşandığı ve on binlerce kişinin yerinden edildiği vurgulandı.
Gerekçe bölümünde sağlık kurumlarının hedef alındığı, 82 kişinin hayatını kaybettiği (43’ü sivil), 133 kişinin yaralandığı, 278 kişinin kayıp olduğu ve 150 binden fazla kişinin yerinden edildiği ifade edildi.
Ayrıca 3 bin 500 cihatçının serbest bırakıldığı, El-Şeddadi hapishanesinden bin 500 IŞİD mensubunun kaçtığı, bunlardan 130’unun yeniden yakalandığı bilgisine yer verildi.
Tasarıda, son on yılda özgürlük, demokrasi ve eşit temsiliyet temelinde inşa edilen yapının tehdit altında olduğu belirtilerek, Kürtlerin yanı sıra Aleviler, Dürziler ve Hristiyanların da ciddi insan hakları ihlalleri riskiyle karşı karşıya olduğu kaydedildi. 'DİYALOĞUN ÖN KOŞULU HAKLARA SAYGI' LIVRE, Portekiz’in AB ve BM üyesi olarak insan hakları ihlallerine karşı açık tutum alması gerektiğini belirtti.
Tasarıda, birçok Avrupa ülkesinin Şam yönetimiyle diplomatik ilişkileri yeniden tesis etmeye çalıştığı bir dönemde, ülkedeki tüm azınlıkların haklarına ve özerkliğine saygının her türlü diyaloğun ön koşulu olması gerektiği ifade edildi.
Karar tasarısında, Portekiz hükümetine; AB ve BM ile koordinasyon içinde Rojava’daki insani durumu yakından takip etmesi, BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararına bağlı kalması, Kürt nüfusun korunması için diplomatik ve insani mekanizmaları devreye sokması ve uluslararası gözlemci heyetlerinin kurulmasını teşvik etmesi çağrısında bulunuldu.
Avrupa Parlamentosu’ndaki önerge ile Portekiz’deki karar tasarısı, Rojava’daki gelişmelerin Avrupa gündeminde daha güçlü bir diplomatik tartışma başlığına dönüştüğünü ortaya koyuyor. (DIŞ HABERLER-MA)