Haber Detayı

Merkez Bankası'nın Enflasyon Raporuna Göre 2026 Enflasyon Hedefi Revize Edildi: Enflasyon Tahmini Yüzde 15...
Ekonomi haberler.com
12/02/2026 12:16 (8 saat önce)

Merkez Bankası'nın Enflasyon Raporuna Göre 2026 Enflasyon Hedefi Revize Edildi: Enflasyon Tahmini Yüzde 15...

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın ilk Enflasyon Raporunu açıkladı. Rapora göre, 2026 yılı enflasyon tahmini revize edilerek, tahmin aralığı yüzde 15-21'e çıkarıldı. 2026 yılı tahmin aralığındaki güncellemeye ilişkin olarak Karahan, "2026 yılı tahmin aralığının güncellenmesinde belli başlı risklerin belirginleşmesi ve varsayım revizyonlarının yanı sıra TÜFE hesaplama yönteminde yapılan değişiklikler kapsamında hizmet grubunun sepet içindeki payının artması da rol oynadı" ifadelerini kullandı.

(İSTANBUL) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın ilk Enflasyon Raporunu açıkladı.

Rapora göre, 2026 yılı enflasyon tahmini revize edilerek, tahmin aralığı yüzde 15-21'e çıkarıldı. 2026 yılı tahmin aralığındaki güncellemeye ilişkin olarak Karahan, "2026 yılı tahmin aralığının güncellenmesinde belli başlı risklerin belirginleşmesi ve varsayım revizyonlarının yanı sıra TÜFE hesaplama yönteminde yapılan değişiklikler kapsamında hizmet grubunun sepet içindeki payının artması da rol oynadı" ifadelerini kullandı.TCMB Başkanı Fatih Karahan, İstanbul Finans Merkezi'nde "Enflasyon Raporu 2026-I" bilgilendirme toplantısında küresel görünüm, yurt içi makroekonomik gelişmeler ve enflasyon sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Küresel ekonomide belirsizliklerin sürdüğünü belirten Karahan, "Dış ticarette korumacılık politikalarına bağlı olarak geçen yıl tırmanan belirsizliklerin varlığını koruduğu ve dalgalanmalar gösterdiği bir süreçten geçiyoruz.

Bununla birlikte ticari belirsizlikler bu rapor döneminde de azalış eğilimini korudu" dedi.Ticari gerilimlerin kademeli olarak yatıştığını ifade eden Karahan, "Ticari gerilimlerin kademeli olarak yatışmasıyla birlikte küresel büyüme görünümünün de toparlandığına şahit olduk.

Türkiye'nin dış talebi için gösterge niteliği taşıyan ihracat ağırlıklı küresel büyüme endeksi de benzer bir toparlanmaya işaret ediyor" diye konuştu.Karahan, 2025 ve 2026 tahminlerine ilişkin olarak, "Endeksin 2025 ve 2026 yılları için tahmin edilen büyüme patikası, 2025 yılının ikinci Enflasyon Raporu'nda en düşük düzeyine gerilemişti.

Sonrasında ise görünümün tedricen iyileştiğini ve son veriler ışığında 2025 Nisan öncesi döneme yakınsadığını görüyoruz" ifadelerini kullandı.Buna karşın büyümenin 2024'ün son çeyreğine kıyasla daha yavaş seyrettiğini belirten Karahan, "Halen, tarife adımlarının gündemde olmadığı 2024'ün son çeyreğine kıyasla daha yavaş bir büyüme patikasında ilerliyoruz.

Diğer taraftan son dönemde artan jeopolitik riskler küresel belirsizliği yukarı yönlü etkiliyor" dedi.

Karahan, "Dolayısıyla son dönemde gözlenen görece toparlanmaya rağmen küresel büyüme görünümü üzerindeki risklerin aşağı yönlü ağırlık kazandığını değerlendiriyoruz" diye konuştu. "FED'in 2026 yılında faiz indirimlerine devam etmesi bekleniyor" Emtia fiyatlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Karahan, "Bu ortamda güvenli finansal varlık arayışının değerli metal fiyatlarına, sektörel tarife oranlarındaki yükselişin ise endüstriyel metal fiyatlarına yukarı yönlü etkilerini izlemeye devam ettik.

Nitekim enerji dışı emtia fiyatları son dönemde gözlenen oynaklığa rağmen artış eğilimini korudu.

Enerji fiyatlarında da jeopolitik riskler nedeniyle oynaklığın arttığını görüyoruz" dedi.Para politikalarına ilişkin küresel görünümün farklılaştığını belirten Karahan, "Faiz indirimlerine devam eden merkez bankaları olduğu gibi süreci tamamlayanlar ve az sayıda da olsa artırım sürecine girenler de bulunuyor.

Gelişmiş ülke para politikaları ise geniş etkileri nedeniyle yakından takip ediliyor" ifadelerini kullandı.Karahan, "FED'in 2026 yılında faiz indirimlerine devam etmesi beklenirken, indirimlerin büyüklüğü ve zamanlaması belirsizliğini koruyor.

Diğer taraftan Japonya Merkez Bankası'nın daha sıkı bir para politikası izleyeceği fiyatlanıyor.

Söz konusu politikaların küresel finansal koşulları her iki yönde de etkilemesi mümkün.

İlgili gelişmeler küresel risk iştahında ve portföy akımlarında dalgalanmalara neden olabileceğinden izlenmesi gerekiyor" dedi. "Talep kompozisyonunda dengeli seyir sürüyor" Yurt içi gelişmelere değinen Karahan, "Sıkı para politikamızın hedeflenen bir sonucu olarak talep kompozisyonunda dengeli seyir devam etmekte.

Nitekim 2025 yılının ilk üç çeyreğinde 2023 yılına kıyasla tüketimin büyümeye katkısının belirgin olarak gerilediğini, yatırımların katkısının ise arttığını görüyoruz" diye konuştu.Net ihracatın katkısının 2025 yılında negatife döndüğünü belirten Karahan, "2025 yılında küresel ticaret belirsizliklerinin etkisiyle bu dönemde net ihracatın katkısı negatife dönse de sıkılaştırma öncesine göre daha dengeli bir resim mevcut" dedi.Sanayi üretimi ve hizmet sektörüne ilişkin göstergelere değinen Karahan, "Sanayi üretimi son çeyrekte yatay bir seyir izledi.

Hizmet üretim endeksi de ikinci çeyrekte başlayan yatay seyrini son çeyrekte sürdürdü.

İmalat sanayi kapasite kullanım oranına baktığımızda ise son çeyrek ve ocak ayında sınırlı artışlar olmakla birlikte tarihsel ortalamanın altındaki seyrin halen devam ettiğini görüyoruz" ifadelerini kullandı.İşgücü piyasasında manşet işsizlik oranının gerilediğini belirten Karahan, "Öte yandan geniş tanımlı göstergeler son iki çeyrektir düşüş kaydetmekle birlikte yüksek seviyesini koruyor" dedi. "Cari açığın milli gelire oranı yüzde 1,3 seviyesinde gerçekleşti" Karahan, talep göstergelerini değerlindirriken, "Göstergeler dördüncü çeyrekte yurt içi talebin bir miktar toparlanmakla birlikte halen ılımlı seviyelerde olduğuna işaret ediyor.

Perakende satışlar çeyreklik bazda önceki çeyreğin bir miktar üzerinde artış kaydetti.

Altın hariç tutulduğunda ise satışlar daha ılımlı seyrediyor" diye konuştu.Çıktı açığına ilişkin değerlendirmesinde Karahan, "Farklı yöntemlerle hesapladığımız çıktı açığı göstergelerinin ortalaması önceki rapor dönemine kıyasla bir miktar yukarı kaymakla birlikte son çeyrekte halen negatif düzeye işaret ediyor.

Talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalmasına karşın sürdüğünü değerlendiriyoruz. 2026 yılında da dezenflasyonist görünümün korunacağını öngörüyoruz" dedi.Cari işlemler dengesine ilişkin olarak Karahan, "Cari açık üçüncü çeyrekte bir miktar artmakla birlikte iç talep görünümüyle uyumlu şekilde ılımlı seyretti.

Cari açığın milli gelire oranı yüzde 1,3 seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılında cari açığın bir miktar yükselmekle birlikte ılımlı seyrini sürdüreceğini öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. "2024 Haziran ayında başlayan dezenflasyon süreci devam ediyor" Enflasyonun seyrine ilişkin konuşan Karahan, "2024 Haziran ayında başlayan dezenflasyon süreci devam ediyor.

Tüketici enflasyonu Ocak ayında yüzde 30,7'ye geriledi.

Çekirdek enflasyon göstergeleri de düşüş sergiledi" dedi.

Ocak ayı gelişmelerine dikkat çeken Karahan, "Ocak ayında gıda fiyatları kaynaklı etkiler ön plandaydı.

Özellikle sebze fiyatlarındaki oynaklık dikkat çekti" ifadelerini kullandı.Ana eğilim göstergelerine ilişkin değerlendirmesinde Karahan, "Ana eğilim göstergelerine baktığımızda ocak ayında döneme özgü unsurlarla bir artış görüyoruz.

Zamana bağlı fiyat belirleme ve geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi yüksek olan hizmet kalemleri etkili oldu.

Ücret, yönetilen ve yönlendirilen fiyat ile vergi ayarlamalarının yansımaları da görüldü" diye konuştu.

Hizmet enflasyonunda kira ve eğitim belirleyici oldu Hizmet grubundaki gelişmelere değinen Karahan, "Hizmet enflasyonunda kira ve eğitim kalemleri belirleyici olmaya devam ediyor.

Bununla birlikte her iki kalemde de kayda değer enflasyon düşüşleri yaşandığını görüyoruz" dedi.Kira enflasyonundaki seyri ayrıca vurgulayan Karahan, "Kira enflasyonunda aylık bazda net bir yavaşlama söz konusu" ifadelerini kullandı.

Eğitim kalemindeki düzenlemelere ilişkin olarak ise Karahan, "Eğitim tarafında yapılan düzenlemelerin geçmiş enflasyona endeksleme mekanizmasını zayıflatarak dezenflasyon sürecini desteklemesini bekliyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Temel mallarda enflasyon daha ılımlı" Temel mallarda enflasyonun daha ılımlı seyrettiğini belirten Karahan, "Temel mallarda ise döviz kuru kanalının etkisinin zayıflamasıyla birlikte enflasyon daha ılımlı seyrediyor.

Enflasyon beklentilerinde sektörler genelinde iyileşme eğilimi sürmekle birlikte beklentilerin tahminlerimizin üzerinde seyretmesi risklerin canlı olduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı. "Talep koşullarının dezenflasyon sürecine desteği sürüyor" Talep ve çıktı açığı göstergelerinin enflasyon üzerindeki etkisine ilişkin olarak Karahan, "Farklı yöntemlerle hesapladığımız çıktı açığı göstergelerinin ortalaması önceki rapor dönemine kıyasla bir miktar yukarı kaymakla birlikte son çeyrekte halen negatif düzeye işaret ediyor.

Bir başka ifadeyle talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalmasına karşın sürdüğünü değerlendiriyoruz. 2026 yılında da dezenflasyonist görünümün korunacağını öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. "Sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz" Para politikası çerçevesine ilişkin değerlendirmesinde Karahan, "Bu çerçevede para politikası duruşumuzu sıkı tutmaya devam ediyoruz.

Aralık ayında politika faizini yüzde 38'e, ocak ayında ise yüzde 37'ye indirdik.

Ancak dezenflasyon sürecinin hedeflerle uyumlu şekilde devamı için sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi.

Karahan, likidite ve rezervlere ilişkin ise şunları söyledi:"Likidite yönetiminde fazla likiditeyi sterilize ediyor, kredi büyümesini dezenflasyon süreciyle uyumlu tutmak için makroihtiyati adımlar atıyoruz.

TL mevduat payı tarihsel ortalamasına yakın seyrediyor.

KKM bakiyesi önemli ölçüde azalmış durumda.

Rezervler tarafında da olumlu görünüm sürüyor.

Brüt rezervler 208 milyar dolara, swap hariç net rezervler ise 78 milyar dolara yükseldi.

Özetle, küresel belirsizliklerin devam ettiği bir ortamda fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda sıkı ve kararlı para politikası duruşumuzu sürdürüyoruz.

Enflasyon düştükçe ve belirsizlikler azaldıkça finansal göstergelerdeki iyileşmenin kalıcı hale gelmesini bekliyoruz." "Enflasyon ara hedefi 6,9 puan üzerinde gerçekleşti" Karahan, enflasyon ara hedefi olan yüzde 24'ün 6,9 puan üzerinde gerçekleştiğini kaydederek, sapmada beş ana unsurun etkili olduğunu söyledi.

Sapmaya yol açan ilk unsurun küresel gelişmeler olduğunu belirten Karahan, "Bunlardan ilki, küresel korumacılık eğilimi ve jeopolitik gelişmelerin etkisiyle MTA fiyatlarının öncülüğünde artan ithalat fiyatlarının enflasyon üzerindeki yansımaları" ifadelerini kullandı.İkinci unsurun gıda fiyatları olduğunu vurgulayan Karahan, "Bir diğeri ise kuraklık ve don hadiselerinin hem arz hem de beklenti kanalında gıda enflasyonu üzerindeki etkileri oldu" dedi.

Çıktı açığına ilişkin değerlendirmesinde Karahan, "Üçüncü olarak mevcut verilerle tahmin ettiğimiz çıktı açığı daha sınırlı bir dezenflasyonist etkiye işaret etti" diye konuştu.Yönetilen ve yönlendirilen fiyatların etkisine de değinen Karahan, "Dördüncü unsur, yönetilen ve yönlendirilen fiyatların ilgili varsayımlarımızdan yüksek gelmesi iken son olarak enflasyonun ana eğilimi ve ataletindeki öngörülenden yavaş seyir 2025 yılında enflasyonun ara hedeften sapmasında kısmen etkili oldu" dedi.

Varsayımlarda güncellemeler Geleceğe yönelik tahminlerin dayandığı varsayımlarda güncellemeler yaptıklarını belirten Karahan, "Küresel büyüme görünümü belirsizliklere rağmen dirençli bir seyir izlemeye devam ediyor.

Bu nedenle dış talebe ilişkin varsayımlarımızı bir miktar yukarı güncelledik" dedi.Petrol fiyatlarına ilişkin olarak Karahan, "OPEC ülkelerinin üretim seviyesi ile küresel büyüme ve para politikaları görünümünü birlikte değerlendirdiğimizde, jeopolitik belirsizliklerin azalmasıyla petrol fiyatlarının görece zayıf bir seyir izleyeceğini öngörüyoruz" ifadelerini kullandı.

Enerji dışı emtia fiyatlarına da değinen Karahan, "Endüstriyel metal fiyatlarındaki artışlar enerji dışı emtia fiyatlarını yukarı yönlü etkiliyor.

Bu kapsamda ithalat fiyatlarına dair varsayımımızı yükselttik" dedi.Gıda fiyatlarına ilişkin olarak ise Karahan, "Son dönemde yurt genelinde etkili olan yağışlar kuraklık kaynaklı riskleri sınırlarken Ramazan ayı ve arz şoklarının da etkisiyle gıda fiyatlarında gözlenen artışın geçici olabileceğini değerlendirerek gıda fiyatları varsayımımızda yukarı yönlü sınırlı bir güncelleme yaptık" diye konuştu. 2026 ve 2027 yılları enflasyon tahminleri güncellendi Merkez Bankası'nın 2025 yılı dördüncü rapor döneminde enflasyonun 2025'te yüzde 31 ile yüzde 33 aralığında, 2026'da yüzde 13 ile yüzde 19 aralığında olacağı tahmin edilmişti.Karahan, para politikasındaki sıkı duruşun süreceği varsayımıyla tahminleri oluşturduklarını belirterek, "2026 yılında enflasyonun yüzde 15 ila yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2027 sonu için ise tahminlerimiz enflasyonun yüzde 6 ila yüzde 12 aralığına gerileyeceğine işaret ediyor" ifadesini kullandı.Ara hedeflerin korunduğunu açıklayan Karahan, "Enflasyon ara hedefimizi ise 2026 ve 2027 yılları için sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak koruduk. 2028 yılı için ise ara hedefimizi yüzde 8 olarak belirledik.

Enflasyonun 2028 yılında yüzde 8'e geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanmasını öngörüyoruz" dedi.2026 yılı tahmin aralığındaki güncellemeye ilişkin olarak Karahan, "2026 yılı tahmin aralığının güncellenmesinde belli başlı risklerin belirginleşmesi ve varsayım revizyonlarının yanı sıra TÜFE hesaplama yönteminde yapılan değişiklikler kapsamında hizmet grubunun sepet içindeki payının artması da rol oynadı" ifadelerini kullandı. "Ara hedeflerden sapma olursa sıkılaştırmaya hazırız" Karahan, dezenflasyon sürecinde ara hedeflere ulaşmak için sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini vurgulayarak, "Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdüreceğimiz temkinli sıkı para politikası duruşumuz, talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecek" dedi.Makroihtiyati politikaların da sürece katkı vereceğini belirten Karahan, "Yurt içi talebin dezenflasyonist seviyelerde seyretmesi sürecin temel taşlarından olmaya devam edecek.

Beklentilerin iyileşme eğilimini ve hizmet enflasyonundaki ataletin kırılarak düşüşün devamı, enflasyonun ana eğilimindeki gerilemeye önümüzdeki dönemde de destek verecek.

Politika faizini ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun getirdiği parasal sıkılığı sağlayacak şekilde belirlemeye devam edeceğiz.

Bunu yaparken de enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulunduracağız.

Politika faizine ilişkin atılacak adımları ve bunların büyüklüğünü toplantı bazlı bir yaklaşımla enflasyon görünümünü temel alarak ihtiyatlı bir şekilde belirlemeyi sürdüreceğiz" diye konuştu.Fatih Karahan, "Fiyat istikrarı sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için bir ön koşul niteliğinde.

Enflasyonu belirlediğimiz ara hedeflerle uyumlu olacak şekilde düşürmek için ne gerekiyorsa yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri