Haber Detayı

Türk Maden-İş: Madencinin canı ithal kömürden ucuz değil
Güncel odatv.com
12/02/2026 16:04 (9 saat önce)

Türk Maden-İş: Madencinin canı ithal kömürden ucuz değil

Türkiye Maden İşçileri Sendikası, ithal kömür politikalarının yerli üretimi daralttığını, iş güvencesini zayıflattığını ve artan stres nedeniyle iş kazası riskini büyüttüğünü belirterek, "'Yarın ne olacak' endişesi, madencinin üzerinde ciddi bir stres yükü oluşturmaktadır" açıklamasında bulundu.

Türkiye Maden İşçileri Sendikası, ithal kömür politikalarının yerli üretimi ve istihdamı zayıflatmanın ötesinde, madencilerin psikolojisini ve iş güvenliğini tehdit eden ciddi bir risk haline geldiğini belirterek yetkililere acil önlem çağrısında bulundu.Sendikadan yapılan açıklamada ithal kömür politikalarının tehlikeli boyutlara ulaştığı belirtilerek, "Türkiye Maden İşçileri Sendikası olarak ısrarla üzerinde durduğumuz ithal kömür politikalarının ne derece tehlikeli boyutlara ulaştığı , yeterince anlaşılamamıştır ya da anlaşılmak istenmemektedir.

İthal kömür uygulamaları, yalnızca yerli üretimi ve istihdamı zora sokmamıştır, aynı zamanda maden işçilerinin psikolojisini, çalışma barışını ve dolayısıyla iş güvenliğini doğrudan etkileyen ciddi bir soruna dönüşmüştür" ifadeleri yer aldı."YARIN NE OLACAK ENDİŞESİ MADENCİLERİN ÜZERİNDE STRES YÜKÜ OLUŞTURMAKTADIR"Gelecek belirsizliğinin maden işçileri üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu ifade eden sendika, "Madencilik, doğası gereği dünyanın en ağır ve en riskli işkollarından biridir.

Bu işte çalışan bir emekçinin en büyük ihtiyacı; kafasının rahat, geleceğinden emin ve işine odaklanabilir olmasıdır.

Çünkü yerin yüzlerce metre altında yapılan işte en küçük dalgınlık, en küçük konsantrasyon kaybı telafisi olmayan sonuçlar doğurabilir.

Bugün sahada gördüğümüz tablo maalesef kaygı vermenin çok ötesine geçmiş, ürkütücü boyutlara ulaşmıştır.

İthal kömür nedeniyle üretimin daralması, ocakların kapanma riski, vardiyaların azaltılması, üretici firmaların konkordato ilan etmesi, iş güvencesine dair belirsizlikler ve sürekli 'yarın ne olacak' endişesi, madencinin üzerinde ciddi bir stres yükü oluşturmaktadır.

Üretici firmalarla sözleşme dönemlerimiz başlamış ve işverenler ilk defa sıfır zam talebiyle masaya oturmaktadır" denildi."BU MESELE İŞ GÜVENLİĞİ AÇISINDAN BİR RİSK FAKTÖRÜDÜR" Türkiye Maden İşçileri Sendikası'ndan yapılan açıklamanın geri kalanı şu şekilde:Özellikle Soma’da, üretim yapamadıkları, yaptıklarını satamadıkları, sattıklarının da parasını Torku firmasından alamadıkları için ağır finansal sıkıntılar yaşayan şirketler, kendilerince haklı sebepler sunmaktadır.

İki ucu keskin bıçaklar ortasındayız, emekçimizin hakkını savunmak adına her türlü girişimi yapmaktayız fakat işsiz kalmakla da ayrıca sınanmaktayız.

Ayrıca, bütün bu stres kaynakları sadece ekonomik bir mesele değildir; iş sağlığı ve güvenliği açısından da doğrudan bir risk faktörüdür.

Bilimsel çalışmalar göstermektedir ki; yoğun stres ve kaygı, dikkat dağınıklığına, dikkat dağınıklığı refleks zayıflamasına ,refleks zayıflaması ise iş kazalarına zemin hazırlamaktadır.

Madencilikte hata payı yoktur.

Madencilik yüzde yüz dikkat ister.

Zihni geçim derdiyle, kalbi işsizlik korkusuyla dolu bir madenciden odaklanma beklenemez.

Stres, madendeki en tehlikeli gazdan daha zehirlidir.

Güvensiz çalışma ortamı sadece teknik eksiklikten değil, psikolojik baskıdan da doğar."BU SÖYLEYECEKLERİMİZ BÜTÜN YETKİLİLERE VE KAMUOYUNA BİR İHBAR NİTELİĞİNDEDİR"İş kazaları oranı her ne kadar düşüşe geçmiş olsa da, biz Soma’da asrın felaketini yaşamış bir ülkeyiz.

Acının, ihmallerin ve bu ihmallerin bedelini canla ödemenin ne demek olduğunu maalesef en iyi biz biliriz.

Kazaların azalmış olması riskin ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Bu nedenle açıkça söylüyoruz.

İthal kömür politikaları sadece yerli kömürü değil, madencinin moralini, motivasyonunu ve can güvenliğini de tehdit etmektedir.

İthal kömür sevdası, madencinin Azrail’i konumuna gelmiştir.

Bu kara sevda hem madenciye, hem yerli üreticiye, hem yöreye, hem de ülkemize pahalıya patlayacaktır.

Bu tespitlerimiz ve uyarılarımız felaket tellallığı değil, olası bir facianın önlenmesine ilişkin çağrımızdır.

Sadece Soma değil, bütün işyerlerinde durum aynıdır.

Biz bir daha Soma gibi bir felaket yaşamak istemiyoruz.

Bir daha ocaklardan siren sesleri yükselmesini, evlere ateş düşmesini istemiyoruz.Türkiye Maden İşçileri Sendikası olarak bir kez daha uyarıyoruz ve somut adımlar atılıncaya kadar uyarmaya devam edeceğiz.

Enerji politikaları maliyet hesabıyla değil, insan hayatı merkeze alınarak belirlenmelidir.

Yerli üretimi zayıflatan, işçiyi belirsizliğe iten her uygulama, dolaylı olarak iş kazası riskini artırmaktadır.

Bu sorumluluğu kimse görmezden gelemez ve bu çağrımıza kayıtsız kalamaz.

Ülkemizin enerjisi, bu ülkenin emekçisinin kanı ve canıyla yoğrulmuştur.

Madencinin canı, ithal kömürden ucuz değildir.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri