Haber Detayı
Geleceğin iş dünyası nasıl olacak? 2026 sonrası iş trendleri açıklandı
2026 ve sonrasında iş dünyasını şekillendirecek trendler neler? İşte yapay zekâ, hibrit çalışma, beceri odaklı işe alım ve çalışan refahı gibi öne çıkan çalışma hayatı dönüşümleri...
Dünya hızla dönüşürken çalışma biçimleri de bu değişimden doğrudan etkileniyor. 2026 ve sonrasında iş hayatında yapay zekâ, otomasyon, hibrit çalışma, beceri geliştirme ve çoklu çalışma modelleri gibi eğilimlerin daha da yaygınlaşması bekleniyor.
Geleceğin çalışma düzeni yalnızca ekonomik koşullar veya teknolojik gelişmelerle değil; çalışanların beklentileri ve işverenlerin stratejileriyle birlikte şekilleniyor.
İşte 2026 yılı ve sonrasında öne çıkması beklenen başlıca iş trendleri.
Gönüllü olarak işten ayrılma oranları düşüşte Çalışanlar esnek çalışma koşullarını giderek daha fazla önemsiyor.
Esneklik sunulmayan işlerden ayrılma eğilimi sürse de bu oran geçmiş yıllara göre azalmış durumda.
CIPD’nin 2025 raporuna göre çalışanların %3’ü esnek çalışma imkânı bulunmadığı için işten ayrıldı.
Oran küçük görünse de bu yaklaşık 1,1 milyon kişiye karşılık geliyor.
ABD’de 2025 yılı gönüllü işten ayrılma oranı %13 olarak ölçüldü.
Bu oran 2023’te %17,3 seviyesindeydi.
Sektörler arasında da önemli farklar bulunuyor.
Perakende ve toptan ticarette ayrılma oranı %26,7 ile en yüksek seviyede görülürken, sigorta ve reasürans sektöründe bu oran %8,2 ile oldukça düşük kaldı.
Bu veriler, çalışan memnuniyetini yakından takip etmenin ve işten ayrılmayı azaltacak stratejiler geliştirmenin önemini ortaya koyuyor.
Yetenek hareketliliği artıyor Şirketler işe alım politikalarını ve çalışma modellerini yeniden şekillendiriyor.
Uzaktan çalışma, şirketlerin daha önce erişemediği şehirlerden ve ülkelerden çalışanlara ulaşmasını mümkün kıldı.
Ancak yetenek hareketliliğinin tek nedeni uzaktan çalışma değil.
Küresel ölçekte yaşanan yetenek açığı da bu süreci hızlandırıyor.
ManpowerGroup’un 2025 raporuna göre işverenlerin %74’ü ihtiyaç duydukları yeteneği bulmakta zorlanıyor.
Bu sorun sağlık, teknoloji, enerji, lojistik ve finans dahil olmak üzere birçok sektörde yaygın şekilde görülüyor.
Bu nedenle şirketler, nitelikli çalışanları çekmek ve elde tutmak için esnek çalışma modellerini daha fazla benimsiyor.
Çalışanlar artık refahlarını öncelik haline getiriyor 2026 itibarıyla çalışanların iş yerinden beklentileri yalnızca maaşla sınırlı değil.
Fiziksel ve zihinsel iyi oluş, iş seçiminde belirleyici faktörlerden biri haline geldi.
Araştırmalara göre çalışanların %85’i işverenlerin refahlarını destekleme sorumluluğu olduğunu düşünüyor. %88’i ise iş yerindeki iyi oluşun maaş kadar önemli olduğunu ifade ediyor.
Çalışanların büyük bölümü, refah programlarına önem vermeyen şirketlerden ayrılmayı değerlendirebileceğini belirtiyor.
İş-yaşam dengesi ise bu süreçte kritik rol oynuyor.
Dengeli çalışma düzeni; verimliliği artırıyor, devamsızlığı azaltıyor ve işten ayrılma oranlarını düşürüyor.
Gallup verilerine göre çalışan tükenmişliği nedeniyle küresel ekonomide her yıl yaklaşık 322 milyar dolar kayıp yaşanıyor.
İş güvencesi beklentisi güçleniyor Araştırmalar, çalışanların iş güvenliği konusunda giderek daha fazla kaygı duyduğunu gösteriyor.
İş arayanların %73’ü hiçbir işin gerçekten güvenli olmadığına inanıyor.
Bu belirsizlik, çalışanlarda stres seviyesini artırıyor.
Ekonomik tahminler işsizliğin artabileceğine işaret ederken, büyük şirketlerin işten çıkarma planları da bu kaygıyı besliyor.
Bu nedenle çalışanlar becerilerini geliştirerek kariyerlerini daha dayanıklı hale getirmeye çalışıyor.
Çoklu çalışma modeli yaygınlaşıyor Birden fazla işte veya projede çalışmak anlamına gelen “polyworking” giderek daha yaygın hale geliyor.
Araştırmalara göre çalışanların yaklaşık yarısı birden fazla gelir kaynağına sahip.
Bu tercihin başlıca nedenleri ek gelir ihtiyacı, finansal esneklik isteği, borç ödeme zorunluluğu ve iş güvencesi endişesi olarak sıralanıyor.
Gen Z çalışanları yan iş yapma konusunda diğer kuşaklara göre daha istekli.
Bu da çoklu çalışma modelinin önümüzdeki yıllarda büyümeye devam edeceğini gösteriyor.
Uzaktan ve hibrit çalışma kalıcı hale geliyor Ofise dönüş zorunluluğu getiren şirketler yetenek kaybı riskiyle karşı karşıya kalabiliyor.
FlexJobs’ 2025 İşgücünün Durumu Raporu'na göre, çalışanların önemli bir bölümünün ofise dönmek yerine maaş kesintisini bile kabul edebileceğini ortaya koyuyor.
Çalışanların büyük kısmı tamamen uzaktan çalışma yerine hibrit modeli tercih ediyor.
Bu model hem esneklik hem de yüz yüze etkileşim dengesi sağlıyor.
Şirketler ofis kullanımını artırmak için teşvikler sunsa da geleneksel ofis düzeni artık standart çalışma biçimi olmaktan uzaklaşıyor.
Şirketler çalışan refahı programlarına daha fazla yatırım yapıyor Çalışan refahı artık şirketler için stratejik bir öncelik haline geldi.
Araştırmalar çalışanların yalnızca üçte birinin genel iyi oluş açısından “iyi durumda” olduğunu gösteriyor.
Artan devamsızlık oranları ve zihinsel sağlık sorunları, kurumları refah programlarına yatırım yapmaya yöneltiyor.
Günümüzde şirketlerin yarısından fazlasının çalışan refahına yönelik resmi bir stratejisi bulunuyor.
Bu eğilimin önümüzdeki yıllarda daha da güçlenmesi bekleniyor.
Kariyerleri geleceğe hazırlamak yeni norm Yapay zekâ, otomasyon ve iş gücü piyasasındaki dalgalanmalar çalışanları kariyerlerini geleceğe hazırlamaya yönlendiriyor.
Bu kapsamda öne çıkan stratejiler arasında yeni beceriler kazanmak, farklı alanlara yönelmek, kişisel marka oluşturmak ve freelance çalışmak yer alıyor.
Dünya Ekonomik Forumu’na göre on yılın sonuna kadar yaklaşık 170 milyon yeni iş ortaya çıkacak.
Ancak bu fırsatları değerlendirebilmek için gerekli becerilere sahip olmak kritik önem taşıyor.
Yapay zekâ çalışanların yardımcısı haline geliyor Yapay zekâ iş dünyasını dönüştürmeye devam ediyor.
Şirketlerin büyük bölümü önümüzdeki yıllarda yapay zekâ yatırımlarını artırmayı planlıyor.
Buna rağmen mevcut veriler, yapay zekânın henüz iş gücü piyasasında büyük çaplı bir daralmaya yol açmadığını gösteriyor.
Bunun yerine çalışanlar görevlerini daha verimli tamamlamak için yapay zekâyı yardımcı araç olarak kullanıyor.
Bilgi çalışanlarının önemli bir bölümü halihazırda yapay zekâdan yararlanıyor.
Beceri odaklı işe alım modeli güçleniyor İşe alım süreçlerinde diploma yerine somut becerilere odaklanma eğilimi hız kazanıyor.
Bu yaklaşım adayın gerçek performansını ve yetkinliklerini ön plana çıkarıyor.
Araştırmalar çalışanların beceri setlerinin önemli bir bölümünün önümüzdeki yıllarda değişeceğini gösteriyor.
Bu nedenle şirketler hem yeni çalışanları seçerken hem de mevcut çalışanlarını geliştirirken beceri odaklı yaklaşımı benimsiyor.
Şirketler değişen iş dünyasına uyum sağlamak zorunda Geleceğin iş dünyası tam olarak öngörülemese de bazı gerçekler netleşmiş durumda.
Doğru becerilere sahip olmak ve çalışan refahını desteklemek başarılı şirketlerin temel stratejileri arasında yer alıyor.
Kuruluşların büyümeye devam edebilmesi için çalışan gelişimini destekleyen programlar oluşturması ve değişen çalışma modellerine uyum sağlaması gerekiyor.
İş dünyasında geleceğe hazırlıklı olmak artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiş durumda.